HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Amasya’dan İstanbul’a
Cafer b. İlyas’ın oğlu olan Evliyâ Mehmed Efendi Amasya’da doğdu. Kaynak onu kabiliyeti, edebi ve sağlam yaşayışıyla tanıtır. Kıraat tahsiline yöneldi; Furkān sûresine kadar Şeyh Ahmed-i Mısrî’den, geri kalan kısmı A‘rec Efendi’den okuyarak kıraat eğitimini tamamladı.
İmamlık ve kıraat tedrisi
İstanbul’da bir mescidde imamlık yaptı. Kıraat ilmindeki şöhreti kısa sürede genişledi. Sadece imamlıkla yetinmeyip talebelere kıraat öğretmeyi sürdürdü; kaynak, bu sahadaki öğreticiliğini onun biyografisinin merkezine yerleştirir.
Saray imamlığı
İmâm-ı Sultânî Hûrpeşteli Mustafa Efendi’nin vefatı üzerine Zilhicce 1025’te/Ocak 1617’de saray imamlığına getirildi. Uzun süre bu görevde kaldı; aynı zamanda kıraat ilmini yaymaya devam etti.
Revan seferi ve vefatı
1044/1635 yılında IV. Murad’ın Revan seferine katılmak üzere yola çıktı. Yolculuk sırasında rahatsızlanınca Kadızâde Mehmed Efendi ile birlikte İstanbul’a dönmesine izin verildi. İstanbul’a ulaştıktan sonra 1045 Zilkadesinde/Nisan-Mayıs 1636’da vefat etti. Kadızâde ile yakın tarihte ölmeleri üzerine “Evliyâ vü Kadızâde öldü vâh” mısraı tarih olarak söylendi.
Defni ve şahsiyeti
Eyüp Sultan civarındaki özel türbeye defnedildi; saray imamlığı Şamlı Yusuf Efendi’ye verildi. Vekāyi‘u’l-fuzalâ onu kıraat ilminde devrinin seçkinlerinden, ilimle ameli birleştiren, yumuşak huylu, şefkatli ve derviş mizaçlı bir âlim olarak anlatır. Kaynaktaki “keramet sahibi sayılan” nitelemesi tarihî biyografiyle aynı kesinlikte değil, dönem hafızasının değerlendirmesi olarak okunmalıdır.