Ara
Menü

Hüseyin Fahreddin Dede

Hüseyin Fahreddin Dede (10 Muharrem 1271 / 3 Ekim 1854, Beşiktaş Mevlevîhânesi – 21 Ramazan 1329 / 15 Eylül 1911); Mevlevî şeyhi, şair, bestekâr ve XIX. yüzyılın büyük ney virtüozlarından biri . Rauf Yektâ, Ezgi ve Arel'in hocasıdır.

Doğum
1854
Vefat
1911
Unvan
Bahariye Mevlevîhânesi şeyhi, neyzen, bestekâr ve şair

Doğumu

10 Muharrem 1271'de (3 Ekim 1854) Beşiktaş Mevlevîhânesi'nde doğdu. Babası mevlevîhânenin şeyhi Hasan Nazif Dede, annesi Zübeyde Havvâ Hanım'dır.

10 Muharrem'de ve hüseynî âyin-i şerifinin icra edildiği bir mukabele esnasında doğduğu için kendisine Hüseyin adı verildi. Henüz üç yaşında iken Mehmed Said Hemdem Çelebi tarafından teberrüken sikke">sikke tekbirlendi, babasından da icâzetnâme aldı.

Tahsili

Beşiktaş Rüşdiyesi'ni bitirdikten sonra Dihlevî İskender Efendi'den Farsça ve Fransızca, Belhli Abdülfettah Efendi'den Farsça, Manisalı Hüseyin Hilmi Efendi ile Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhi Osman Selâhaddin Dede'den Arapça, eniştesi Yenişehirli Avni Bey'den tasavvuf ve edebiyat dersleri aldı; devlet adamı ve şair Abdurrahman Sâmi Paşa'dan mesnevi okudu.

Üç mevlevîhâne binası

Babasının 16 Şevval 1278 (16 Nisan 1862) tarihinde vefatı üzerine, Karahisar Mevlevîhânesi şeyhi Kemâleddin Dede ve Mısır Dârülmevlevîsi şeyhi Azmi Dede tarafından icâzeti yenilendikten sonra, Konya'da çelebilik makamında bulunan Sadreddin Çelebi şeyhlik destarı vererek kendisini Beşiktaş Mevlevîhânesi meşihatına tayin etti. Ancak yaşının küçük olması sebebiyle meşihat görevi vekâleten aşçıbaşı Hacı Râşid Dede tarafından sürdürüldü.

Mevlevîhânenin bulunduğu yere Sultan Abdülaziz'in Çırağan Sahilsarayı'nı yaptırması üzerine 1 Zilkade 1284'te (25 Şubat 1868) Beşiktaş Mevlevîhânesi geçici olarak Fındıklı'da Karacehennem İbrâhim Paşa Konağı'na nakledildi.

27 Şevval 1286'da (29 Ocak 1870) Maçka'da yeni yapılan mevlevîhâne hizmete açılınca Hüseyin Fahreddin Dede fiilen meşihat görevine başlayarak icra edilen ilk âyin-i şerifi idare etti. Bir müddet sonra yerine askerî kışla yapılmak istenmesi üzerine mevlevîhâne 30 Zilhicce 1291'de (7 Şubat 1875) Haliç'in Bahariye sahilinde Hatab Emini Mustafa ve Hüseyin efendilerin yalılarına taşındı.

1872 yılında hocası Osman Selâhaddin Dede'nin kızı Fatma Aliye ile evlenen Hüseyin Fahreddin Dede, yeni yapılan Bahariye Mevlevîhânesi'nin açıldığı 18 Rebîülevvel 1294 (2 Nisan 1877) tarihinden itibaren otuz dört yıl meşihat görevini sürdürdü.

Vefatı

21 Ramazan 1329'da (15 Eylül 1911) koleradan vefat etti. Eyüp Sultan Camii'nde kılınan cenaze namazından sonra Bahariye Mevlevîhânesi'nde babasının kabrinin sağ tarafına defnedildi. Yerine meşihata getirilen oğlu Hasan Nazif Dede ölümüne kadar (1916) bu görevi sürdürdü.

Hüseyin Fahreddin Dede'nin mezarı, mevlevîhânenin 1960'larda yıkılmasının ardından Eyüp-Silâhtarağa caddesi kenarında yeni yapılan aile kabristanına nakledilmiştir.

Tasavvuf anlayışı

Ehl-i beyt'e muhabbet Hüseyin Fahreddin Dede'nin tasavvuf anlayışının temelini oluşturur. Onun Sütlüce Bademlik Bektaşî Tekkesi şeyhi Münir Baba'ya da intisap ettiği söylenir. Ancak Hüseyin Dede'nin Hamzavîliği temsil eden Seyyid Abdülkādir Belhî'yi kutup olarak tanıdığı bilinmektedir.

Nüktedan, hoşsohbet, nazik ve mütevazi kişiliğiyle devrin Mevlevî şeyhleri arasında müstesna bir yeri bulunan Hüseyin Fahreddin Dede'nin meşihatı boyunca Bahariye Mevlevîhânesi, İstanbul'un en seçkin simalarının toplandığı bir tasavvuf, edebiyat ve sanat mahfili hâline gelmiştir.

Mûsikişinaslığı

Fahrî mahlasıyla Türkçe ve Farsça şiirler yazan Hüseyin Fahreddin Dede, geniş mûsiki kültürü, dinî ve din dışı besteleri yanında nazarî çalışmalarıyla da zamanın önemli mûsikişinasları arasında yer alır.

Güzel sesi, hâfızasındaki eserlerin çokluğu ve sağlamlığı yanında iyi bir bestekâr ve neyzen olarak da tanınmıştır. İlk mûsiki bilgilerini mevlevîhânede aldıktan sonra Hamâmîzâde İsmâil Dede'nin talebelerinden Yağlıkçızâde Ahmed Efendi ile Mutafzâde Ahmed Efendi'den, aralarında mi'râciyyenin dügâh ve segâh bahirlerinin de bulunduğu pek çok eser meşketmiş, Mutafzâde'nin vefatından (1883) sonra çalışmalarını Zekâi Dede ile devam ettirmiştir.

Bu arada Muzıka-yi Hümâyun flütistlerinden Hacı Râtib Efendi'den Batı müziği, Kozyatağı Rifâî Tekkesi şeyhi Halim Efendi'den Hamparsum notası ve tambur öğrenmiştir.

Ney

XIX. yüzyılda yetişen büyük ney virtüozlarından biri olan Hüseyin Fahreddin Dede, ney çalışmalarına Beşiktaş Mevlevîhânesi neyzenbaşısı Sâlih Efendi'nin yanında başladı, daha sonra neyzen Yûsuf Paşa ile devam ettirdi. Bir ara Şeyh Abdülhalim Efendi'den de ney dersleri aldı.

Pürüzsüz ve tok nağmelerle yaptığı taksimlerin taklit edilemeyecek derecede mükemmel olduğu belirtilmektedir. Talebelerinden Mehmet Suphi Ezgi onun bu taksimlerinden övgüyle bahseder.

Besteleri

Bestelediği eserlerin en önemlisi acem-aşiran âyinidir. İlk mukabelesi 29 Nisan 1885'te Bahariye Mevlevîhânesi'nde yapılan bu âyin, Mevlevî mûsikisinin başta gelen örneklerinden biri olarak kabul edilir.

Bunun dışında günümüze bir peşrev ve iki saz semâisiyle beş şarkısı ulaşmıştır. Çok sevdiği karcığar makamında bestelediği kâr, notaya alınmadığı için unutulmuştur.

Nazarî çalışmaları ve talebeleri

Hüseyin Fahreddin Dede, kayınbiraderi Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhi Mehmed Celâleddin Dede ve Galata Mevlevîhânesi şeyhi Mehmed Atâullah Dede ile beraber nazarî mûsiki çalışmaları yaparak Türk mûsikisinin ilmî şekilde incelenmesi yolunda ilk adımları atmış; elde ettiği bilgileri talebelerinden Rauf Yektâ Bey, M. Suphi Ezgi ve Hüseyin Sadettin Arel'e aktararak onların bu konuda eser vermesine sağlam bir zemin hazırlamıştır.

Batı notasını ve Fransızcayı iyi bilen, mevlevîhânede Fransızca ve mûsiki dersleri de veren Hüseyin Fahreddin Dede'nin yetiştirdiği talebeler arasında Kâzım Uz, İsmâil Hakkı Bey, Mehmet Münir Kökten, Zekâizâde Hâfız Ahmed Irsoy, neyzen Mehmet Emin Yazıcı, neyzenbaşı Cemal Dede ve kendisinden yirmi yıldan fazla ney meşketmiş olan Nurullah Kılıç bilhassa zikredilmelidir.

COĞRAFÎ HAFIZA9 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi9 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Hayatından kayıtlar

İlk 6 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Mukabele sırasında doğmak

Adının konuluş sebebi.

Metni gösterMetni daralt

10 Muharrem 1271'de (3 Ekim 1854) Beşiktaş Mevlevîhânesi'nde doğdu.

10 Muharrem'de ve hüseynî âyin-i şerifinin icra edildiği bir mukabele esnasında doğduğu için kendisine Hüseyin adı verildi.

Çerçeve. 10 Muharrem aşûre günü, Kerbelâ'nın yıl dönümüdür; o gün icra edilen makam da hüseynîdir. Henüz üç yaşında iken Mehmed Said Hemdem Çelebi tarafından teberrüken sikke tekbirlendi. Adı, doğum ânının üç ayrı işaretinden gelir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hüseyin Fahreddin Dede”, c. 18, s. 546-547.
BİYOGRAFİK KAYIT

Sekiz yaşında şeyh olmak

Vekâleten yürütülen meşihat.

Metni gösterMetni daralt

Babasının 16 Nisan 1862'de vefatı üzerine, Karahisar Mevlevîhânesi şeyhi Kemâleddin Dede ve Mısır Dârülmevlevîsi şeyhi Azmi Dede tarafından icâzeti yenilendikten sonra, Konya'da çelebilik makamında bulunan Sadreddin Çelebi şeyhlik destarı vererek kendisini Beşiktaş Mevlevîhânesi meşihatına tayin etti.

Ancak yaşının küçük olması sebebiyle meşihat görevi vekâleten aşçıbaşı Hacı Râşid Dede tarafından sürdürüldü.

Çerçeve. Fiilen göreve ancak 29 Ocak 1870'te Maçka'daki yeni mevlevîhâne açılınca başlamış ve icra edilen ilk âyin-i şerifi idare etmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hüseyin Fahreddin Dede”, c. 18, s. 546-547.
BİYOGRAFİK KAYIT

Üç defa taşınan tekke

Beşiktaş, Maçka, Bahariye.

Metni gösterMetni daralt

Mevlevîhânenin bulunduğu yere Sultan Abdülaziz'in Çırağan Sahilsarayı'nı yaptırması üzerine, 25 Şubat 1868'de Beşiktaş Mevlevîhânesi geçici olarak Fındıklı'da Karacehennem İbrâhim Paşa Konağı'na nakledildi.

29 Ocak 1870'te Maçka'da yeni yapılan mevlevîhâne hizmete açıldı. Bir müddet sonra yerine askerî kışla yapılmak istenmesi üzerine mevlevîhâne 7 Şubat 1875'te Haliç'in Bahariye sahilinde Hatab Emini Mustafa ve Hüseyin efendilerin yalılarına taşındı.

Çerçeve. Şeyh olduğu tekke, on yedi yılda iki defa devletin imar kararlarıyla yerinden edilmiştir. Nihayet Bahariye Mevlevîhânesi'nin açıldığı 2 Nisan 1877'den itibaren otuz dört yıl orada kalmıştır — ve o bina da 1960'larda yıkılmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hüseyin Fahreddin Dede”, c. 18, s. 546-547.
BİYOGRAFİK KAYIT

Notaya alınmadığı için unutulan kâr

Karcığar makamındaki eser.

Metni gösterMetni daralt

Çok sevdiği karcığar makamında bestelediği kâr, notaya alınmadığı için unutulmuştur.

Çerçeve. Kaybın ikinci bir örneği daha vardır: Ferîdûn-i Sipehsâlâr'ın Risâle'sini nazmen tercüme etmiş, ancak eser koleradan vefatı üzerine şahsî eşyaları, kitapları ve divanı ile birlikte yakılmıştır. Türk mûsikisinin ilmî incelenmesinde ilk adımları atan kişinin kendi eserlerinin bir kısmı kayda geçmeden kaybolmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hüseyin Fahreddin Dede”, c. 18, s. 546-547.
BİYOGRAFİK KAYIT

Koleradan sonra yakılan kitaplar

Divanının ve tercümesinin âkıbeti.

Metni gösterMetni daralt

21 Ramazan 1329'da (15 Eylül 1911) koleradan vefat etti.

Ferîdûn-i Sipehsâlâr'ın Risâle-i Sipehsâlâr be Menâkıb-ı Hazret-i Hudâvendigâr adlı eserini nazmen tercüme etmiş, ancak eser koleradan vefatı üzerine şahsî eşyaları, kitapları ve divanı ile birlikte yakılmıştır.

Çerçeve. Salgın tedbiri olarak yapılan bu imha, geriye yalnız Mecmûa'sını ve mektup defterini bırakmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hüseyin Fahreddin Dede”, c. 18, s. 546-547.
BİYOGRAFİK KAYIT

Babasının sağında, sonra başka bir yerde

Mevlevîhâne yıkılınca nakledilen kabir.

Metni gösterMetni daralt

Eyüp Sultan Camii'nde kılınan cenaze namazından sonra Bahariye Mevlevîhânesi'nde babasının kabrinin sağ tarafına defnedildi. Yerine meşihata getirilen oğlu Hasan Nazif Dede ölümüne kadar (1916) bu görevi sürdürdü.

Hüseyin Fahreddin Dede'nin mezarı, mevlevîhânenin 1960'larda yıkılmasının ardından Eyüp-Silâhtarağa caddesi kenarında yeni yapılan aile kabristanına nakledilmiştir.

Çerçeve. Doğduğu tekke Çırağan Sarayı için, gömüldüğü tekke ise yarım asır sonra yol ve imar için ortadan kalkmıştır. Oğluna dedesinin adı verilmiştir: Hasan Nazif.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hüseyin Fahreddin Dede”, c. 18, s. 546-547.

Eserleri ve metinleri

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Mecmûa

Bahariye Mevlevîhânesi'ne dair kayıtlar.

Metni gösterMetni daralt

Kendi şiirlerinin yanı sıra birçok şairin Arapça, Farsça ve Türkçe şiirlerini ihtiva eden Mecmûa'sında, Bahariye Mevlevîhânesi'ne dair önemli bilgiler de bulunmaktadır.

Çerçeve. Mevlevîhâne 1960'larda yıkıldığı için bu kayıtlar, yapının tarihine dair birinci elden kaynaklardandır. Şiirlerini Fahrî mahlasıyla Türkçe ve Farsça yazmıştır; divanı ise vefatında yakılmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hüseyin Fahreddin Dede”, c. 18, s. 546-547.
TARİHÎ KAYIT

Mektup defteri

Yetmişin üzerinde mektup.

Metni gösterMetni daralt

Büyük kısmı Abdülvâhid Çelebi'ye olmak üzere bazı Mevlevî şeyhlerine hitaben yazdığı yetmişin üzerinde mektubun yer aldığı bir mektup defteri günümüze ulaşmıştır.

Çerçeve. Abdülvâhid Çelebi, Konya'daki çelebilik makamının sahibidir; mektuplar, İstanbul mevlevîhâneleriyle âsitâne arasındaki resmî ve şahsî yazışmanın örneğidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hüseyin Fahreddin Dede”, c. 18, s. 546-547.
ESER / METİN

Yakılan Sipehsâlâr tercümesi

Tamamlanmış ama kaybolmuş eser.

Metni gösterMetni daralt

Ferîdûn-i Sipehsâlâr'ın Risâle-i Sipehsâlâr be Menâkıb-ı Hazret-i Hudâvendigâr adlı eserini nazmen tercüme etmiş, ancak eser koleradan vefatı üzerine şahsî eşyaları, kitapları ve divanı ile birlikte yakılmıştır.

Çerçeve. Kaybolan metin sıradan değildir: Sipehsâlâr'ın Risâle'si Mevlânâ hakkındaki en eski üç kaynaktan biridir; onun manzum Türkçe tercümesi bir daha yapılmamıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hüseyin Fahreddin Dede”, c. 18, s. 546-547.
ESER / METİN

Hakkında yapılan çalışmalar

Yazılmayan kitap, yazılan tez.

Metni gösterMetni daralt

Rauf Yektâ Bey, yayımlamış olduğu Esâtîz-i Elhân adlı seride Fahreddin Dede ile ilgili bir çalışmasını neşredeceğini söylemiş, ancak bu yayın gerçekleşmemiştir.

İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Mûsikisi Devlet Konservatuvarı Temel Bilimler Bölümü'nde Ahmet Şahin tarafından Hüseyin Fahreddin Dede Hayatı ve Eserleri adıyla bir mezuniyet çalışması yapılmıştır (1990).

Çerçeve. Esâtîz-i Elhân, Rauf Yektâ'nın büyük bestekârlara ayırdığı seridir; hocasına ayıracağı cildin çıkmaması, kaybolan kâr ve yakılan divanla birlikte, mirasının önemli bir kısmının kayda geçmemesi hikâyesini tamamlar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hüseyin Fahreddin Dede”, c. 18, s. 546-547.

Kavram dünyası

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Acem-aşiran âyini

Mevlevî mûsikisinin başta gelen örneklerinden.

Metni gösterMetni daralt

Bestelediği eserlerin en önemlisi acem-aşiran âyinidir.

İlk mukabelesi 29 Nisan 1885'te Bahariye Mevlevîhânesi'nde yapılan bu âyin, Mevlevî mûsikisinin başta gelen örneklerinden biri olarak kabul edilir.

Âyin, Mevlevî mukabelesinde semâ sırasında icra edilen büyük formdur; bir şeyhin kendi tekkesi için âyin bestelemesi Mevlevî geleneğinin zirvesidir.

Günümüze ayrıca bir peşrev, iki saz semâisi ve beş şarkısı ulaşmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hüseyin Fahreddin Dede”, c. 18, s. 546-547.
TARİHÎ KAYIT

Nazarî mûsikinin ilk adımları

Üç şeyhin ortak çalışması.

Metni gösterMetni daralt

Kayınbiraderi Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhi Mehmed Celâleddin Dede ve Galata Mevlevîhânesi şeyhi Mehmed Atâullah Dede ile beraber nazarî mûsiki çalışmaları yaparak Türk mûsikisinin ilmî şekilde incelenmesi yolunda ilk adımları atmıştır.

Elde ettiği bilgileri talebelerinden Rauf Yektâ Bey, M. Suphi Ezgi ve Hüseyin Sadettin Arel'e aktararak onların bu konuda eser vermesine sağlam bir zemin hazırlamıştır.

Çerçeve. Türk mûsikisinin XX. yüzyıldaki üç büyük nazariyatçısı — Yektâ, Ezgi, Arel — aynı halkadan çıkmıştır. Üç İstanbul mevlevîhânesinin şeyhi, bir ilim geleneğinin kurucusudur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hüseyin Fahreddin Dede”, c. 18, s. 546-547.
KAVRAM

Ehl-i beyt muhabbeti

Bektaşî ve Hamzavî bağlar.

Metni gösterMetni daralt

Ehl-i beyt'e muhabbet Hüseyin Fahreddin Dede'nin tasavvuf anlayışının temelini oluşturur.

Onun Sütlüce Bademlik Bektaşî Tekkesi şeyhi Münir Baba'ya da intisap ettiği söylenir. Ancak Hüseyin Dede'nin Hamzavîliği temsil eden Seyyid Abdülkādir Belhî'yi kutup olarak tanıdığı bilinmektedir.

Çerçeve. Bir Mevlevî şeyhinin aynı anda Bektaşî ve Hamzavî çevrelerle bağ kurması, XIX. yüzyıl sonu İstanbul'unda tarikatlar arası geçişkenliğin işaretidir. Adının 10 Muharrem'den gelmesi de aynı hattı destekler.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hüseyin Fahreddin Dede”, c. 18, s. 546-547.
TARİHÎ KAYIT

Hamparsum notası ve Batı notası

İki ayrı yazı sistemini bilmek.

Metni gösterMetni daralt

Muzıka-yi Hümâyun flütistlerinden Hacı Râtib Efendi'den Batı müziği, Kozyatağı Rifâî Tekkesi şeyhi Halim Efendi'den Hamparsum notası ve tambur öğrenmiştir.

Batı notasını ve Fransızcayı iyi bilen, mevlevîhânede Fransızca ve mûsiki dersleri de veren bir şeyhtir.

Çerçeve. Hamparsum, XIX. yüzyılda Türk mûsikisinde yaygın kullanılan Ermeni asıllı nota sistemidir. İki sistemi birden bilmesi, nazarî çalışmalarının ve talebelerinin eser verebilmesinin teknik zeminidir. Buna rağmen kendi kârı notaya alınmadığı için kaybolmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hüseyin Fahreddin Dede”, c. 18, s. 546-547.
KAVRAM

Bir sanat mahfili olarak mevlevîhâne

Bahariye'nin otuz dört yılı.

Metni gösterMetni daralt

Nüktedan, hoşsohbet, nazik ve mütevazi kişiliğiyle devrin Mevlevî şeyhleri arasında müstesna bir yeri bulunan Hüseyin Fahreddin Dede'nin meşihatı boyunca, Bahariye Mevlevîhânesi İstanbul'un en seçkin simalarının toplandığı bir tasavvuf, edebiyat ve sanat mahfili hâline gelmiştir.

Bu mahfilin izleri iki defterde kalmıştır: kendi şiirlerinin yanı sıra birçok şairin Arapça, Farsça ve Türkçe şiirlerini ihtiva eden Mecmûa ve büyük kısmı Abdülvâhid Çelebi'ye olmak üzere bazı Mevlevî şeyhlerine hitaben yazdığı yetmişin üzerinde mektubun yer aldığı mektup defteri.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hüseyin Fahreddin Dede”, c. 18, s. 546-547.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeAile kabristanı, Eyüp-SilâhtarağaMevlevîhânenin 1960'larda yıkılmasının ardından mezarının nakledildiği, Eyüp-Silâhtarağa caddesi kenarında yeni yapılan aile kabristanı. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hüseyin Fahreddin Dede : Hüseyin Fahreddin Dede (1854–1911), Bahariye Mevlevîhânesi'nde otuz dört yıl postnişinlik yapan; ney, beste, şiir ve dil öğretimini aynı irfan çevresinde birleştiren son dönem İstanbul Mevlevîliğinin önde gelen ismidir.İstanbul · TürkiyeBeşiktaş Mevlevîhânesi (Çırağan)3 Ekim 1854'te doğduğu ve babasının şeyhi olduğu mevlevîhâne; Sultan Abdülaziz'in Çırağan Sahilsarayı'nı yaptırması üzerine 1868'de buradan taşınmıştır. İlişkili kişi dosyası Hüseyin Fahreddin Dede : Hüseyin Fahreddin Dede (1854–1911), Bahariye Mevlevîhânesi'nde otuz dört yıl postnişinlik yapan; ney, beste, şiir ve dil öğretimini aynı irfan çevresinde birleştiren son dönem İstanbul Mevlevîliğinin önde gelen ismidir.İstanbul · TürkiyeMaçka Mevlevîhânesi29 Ocak 1870'te açılan ve fiilen meşihat görevine başlayıp ilk âyin-i şerifi idare ettiği bina; yerine askerî kışla yapılmak istenmesi üzerine 1875'te terkedilmiştir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hüseyin Fahreddin Dede : Hüseyin Fahreddin Dede (1854–1911), Bahariye Mevlevîhânesi'nde otuz dört yıl postnişinlik yapan; ney, beste, şiir ve dil öğretimini aynı irfan çevresinde birleştiren son dönem İstanbul Mevlevîliğinin önde gelen ismidir.İstanbul · TürkiyeYenikapı MevlevîhânesiKendisine Arapça okutan hocası ve kayınpederi Osman Selâhaddin Dede'nin, sonra da nazarî mûsiki çalışmalarını birlikte yürüttüğü kayınbiraderi Mehmed Celâleddin Dede'nin şeyhliğini yaptığı mevlevîhâne.İstanbul · TürkiyeGalata MevlevîhânesiNazarî mûsiki çalışmalarını birlikte yürüttüğü Mehmed Atâullah Dede'nin şeyhliğini yaptığı mevlevîhâne. İlişkili kişi dosyası Hüseyin Fahreddin Dede : Hüseyin Fahreddin Dede (1854–1911), Bahariye Mevlevîhânesi'nde otuz dört yıl postnişinlik yapan; ney, beste, şiir ve dil öğretimini aynı irfan çevresinde birleştiren son dönem İstanbul Mevlevîliğinin önde gelen ismidir.İstanbul · TürkiyeEyüp Sultan Camii15 Eylül 1911'de koleradan vefatının ardından cenaze namazının kılındığı cami. İlişkili kişi dosyası Hüseyin Fahreddin Dede : Hüseyin Fahreddin Dede (1854–1911), Bahariye Mevlevîhânesi'nde otuz dört yıl postnişinlik yapan; ney, beste, şiir ve dil öğretimini aynı irfan çevresinde birleştiren son dönem İstanbul Mevlevîliğinin önde gelen ismidir.Konya · TürkiyeKonya (Çelebilik makamı)Kendisine şeyhlik destarı vererek Beşiktaş Mevlevîhânesi meşihatına tayin eden Sadreddin Çelebi'nin makamı; mektuplarının büyük kısmı da buradaki Abdülvâhid Çelebi'ye yazılmıştır. İlişkili kişi dosyası Hüseyin Fahreddin Dede : Hüseyin Fahreddin Dede (1854–1911), Bahariye Mevlevîhânesi'nde otuz dört yıl postnişinlik yapan; ney, beste, şiir ve dil öğretimini aynı irfan çevresinde birleştiren son dönem İstanbul Mevlevîliğinin önde gelen ismidir.İstanbul · TürkiyeSütlüce Bademlik Bektaşî TekkesiŞeyhi Münir Baba'ya intisap ettiği söylenen tekke. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hüseyin Fahreddin Dede : Hüseyin Fahreddin Dede (1854–1911), Bahariye Mevlevîhânesi'nde otuz dört yıl postnişinlik yapan; ney, beste, şiir ve dil öğretimini aynı irfan çevresinde birleştiren son dönem İstanbul Mevlevîliğinin önde gelen ismidir.İstanbul · TürkiyeBahariye MevlevîhânesiBeşiktaş postunun son durağı Bahariye Mevlevîhânesi, Beşiktaş ve Maçka yapılarının saray ve kışla inşaatları sebebiyle yıkılmasının ardından Şeyh Hüseyin Fahreddin Dede tarafından 1874-1877 arasında Eyüp’te Haliç kıyısında kuruldu. Mensup ve muhiblerin yanı sıra II. Abdülhamid de yapı topluluğuna destek verdi. Tam teşekküllü geç dönem âsitânesi Semâhâne-türbe, yirmi sekiz odalı meşrutahâne, dedegân hücreleri, somathâne, matbah-ı şerif, hamam, selâmlık ve mescid, geç Osmanlı Mevlevî mimarisinin kapsamlı bir örneğini oluşturuyordu. Haliç’in rutubeti yapıyı kısa sürede yıprattı; Sultan Mehmed Reşad’ın desteğiyle 1910’da Mimar Kemâleddin’in yönettiği kapsamlı bir ihya gerçekleştirildi. Tasavvuf, musiki ve edebiyat Hüseyin Fahreddin Dede’nin 1874-1911 arasındaki meşihatı boyunca Bahariye, Mevlevî musikisi, edebiyatı ve zarafet kültürünün son büyük İstanbul merkezlerinden biri oldu. Bu kimlik, yalnız mimarîden değil post, mutrip, matbah ve ziyaret ağının birlikte işlemesinden doğdu. Yıkım ve kalan izler 1925 sonrasında mülkiyet davası ve bakımsızlık yapıları hızla tahrip etti. Semâhâne-türbe 1935’te yıktırıldı, harem 1938-39 yangınında yok oldu; selâmlık ve cümle kapısı 1970’lerin başında kaldırıldı. Günümüze sınırlı duvar, söve, mezar taşı ve hamam izleri ulaşmıştır. Haritadaki nokta mevcut bir âsitâne binası değil tarihî yerleşkeyi gösterir. 1919: tahsisatın aile ve vekâlet arasında düzenlenmesi 1919 tarihli kayıtta, Bahariye Mevlevîhanesi tahsisatının bir bölümünün müteveffa Şeyh Nazif Efendi’nin ailesine, kalanının ise şeyh vekili Ahmed Selâhaddin Efendi’ye verilmesi ele alınır. Bu, vefat sonrası tahsisatın kurum ve aile arasında düzenlenmesine dair idarî kayıttır. 1920: postnişin tayininde yetki sınırı 1920 tarihli kayıtta, Bahariye Mevlevîhanesi postnişinliği için yapılan başvuru üzerine Mevlevîhânelerde azil ve tayin işlemlerinin Konya’daki Çelebi Efendi’nin yetkisi içinde olduğu belirtilir. Bu, kurum idaresindeki yetki düzenini gösteren kayıttır.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hüseyin Fahreddin Dede”, c. 18, s. 546-547
  2. [2]Kişi kartı kaynak paketi — Hüseyin Fahreddin Dede
  3. [3]M. Baha Tanman, ‘Bahariye Mevlevîhânesi’, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 4, s. 471-473; Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, c. V; Meclis-i Meşâyih Defterleri
Ortak kaynak kataloğunu aç →