İrşad II · kaynak sayfaları 492–497 «O gün bir takım yüzler kararıp, bir takım yüzler de ağarır. Yüzleri kararanlara denir ki, siz iyman ettikten sonra kâfir olanlardan mısınız. Iymandan sonra mı kâfir oldunuz? Haydi bakalım, küfrünüzden dolayı azabı tadın derler ve azabı elime ve nârı cahime bunları sürerler.» Böyle bir hitapla karşılaşmaktan Allaha sığınırız! Yüzleri ağaranlara gelince; onlar Allahın rahmetinde, cennetinde dârin-nâimde olup, orada ebedi kalacaklardır. Yine (Sûre-i-âl-i-Imran — 178, âyet): «Sakın kâfir olanlar kendilerine mühlet verdiğimizi, yani onlara verilen ömrü, malı, metal, iyi rahat yaşamayı, rütbeyi haklarında hayırlı sanmasınlar. Onlara verilen bu rahatlık, bu dârat, bu saltanatları; günahlarının artması, azaplarının şiddetli olması içindir. Onlar için kendilerini hor kılıcı, korkunç bir azap beklemektedir.» Evet; Yakın bir zamanda, bu rahat hayattan sonra sehpaya çıkan bir idam mahkûmu gibi ebedi idama mahkûm olacakardır. Akîl olan mala, mülke, varlığa mağrur olmaz. Bunlar hep geçici, âriyettir, Akîl olan, Rabbini bilir, Rabbini bulur, Rabbinden korkar,…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.