İrşad II · kaynak sayfaları 331–337 Ey hakikata tâlip, Hakkın cemâline âşık, rızai-ilâhiyyeye müştâk olan ehli-îyman! Ey nârdan, necata eren, dünya hayatında iken cennete giren ehli-ibâdet! Ey hakkı kendinde bulan ehli vicdan! İyman eden felâh buldu, necata erdi. Hakka ibadet eyleyen ve ibadetini ihlâs ile yapan, hak rızasına nâil oldu. Ey Allah'ı unutmayan, her işine Allahın ismi ile başlayan ve hakkı zikr eyleyen ve hakkın sevgilisi, kulların en yücesi olan Muhammed Aleyhisselâma aşku-muhabbet ile gönül veren, onu herşeyinden ziyade seven âşıku-sadık. Halis mü'min! Iyi bil! Dünya ve âhiret sultanlığı, Allaha iyman, Resûller Resûlüne ümmet olmakladır. Dünya ve âhirette hüsrana uğramak ta, Allaha ve Resûlü olan Muhammed'e sirt çevirmekledir. Nüra sirt çeviren karanlıkta kaldıgı gibi, Allah ve Resülünden yüz çevirenler de karanlıkta, zulmette kalmışlardır. Allah ve Resülüne iyman eyleyen, nûra kavuşmuştur. Bu nurlu yol, onu cennete ve cemâli-ilâhiyyeye kadar iletir. (Fi mak'adı ndkın inde melikin muktedir) e ulaştırır. Ibadet; insanı dünya…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.