İrşad I · kaynak sayfaları 223–230 geldiğini hissedip: (Ya imam bu evde fena bir koku var) dedi. İmam da cevaben (Benim hastalığımdandır.) buyurdular. (Bu hastalık kokusu değil, kenef kokusu, Allah aşkına söyle. Nedir bu?) diye ısrar etti. Zira kendi hanesinden imamın hanesine lâğımın sularının sızdığının farkına varmıştı. And vererek ısrar edince imam. (Birkaç aydır sizin lâğım bizim haneye sızıyor. Yaptırdımsa da sızıntı kesilmedi) deyince yahudi (Niçin bize haber vermediniz?) dedi. Hazreti imam, (belki sizi incitirim) diye cevap verdi. Yahudi, bu ahlâk-ı haseneye âşık olup îman ile müişerref olarak, imamın ahlâkının müslümanlıktan bir nûr olduğunu anlayıp canını nâr'dan âzâd eyledi. Ey müslümanım diyen, komşusuna kötülük eden. onu ezalandıran, onu karakollarda, mahkemelerde bir hiç yüzlinden süründüren, başına gelecek azabı düşünerek, bu çirkin huyundan vazgeçmeyecek misin? Komşuna ezâ ve cefâ ettinse tövbe et, rızasını almağa çalış. Yoksa âkıbetin kötüdür. Haberi, Resûlullah (S.A.V.) veriyor. Işte komşusuna eza edenlerin elsiz ve ayaksız olarak haşredilip nâr'a…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.