Ara
Menü

Sayfalar 459–465

1.720 kelime · kısa başlangıç

Envârü’l-Kulûb II · kaynak sayfaları 459–465 El-yevme nahtimü alam efvahihim ve tükellimûnâ eydiyhim ve teşhedü ercülühüm bima kânu yeksiban…..; Ya - Sin: 65 (O gün, onların ağızlarını mühürleriz. Kazançları ne ise, bize elleri söyler ve ayakları da tanıklık eder.) Ibretli göz, bastığı yeri görür, akla karayı ayırdeder, zulmetle nuru farkeder, dostla düşmanı seçer, geçtiği yerlerden kimseyi incitmemek için dikkatle geçer. Her adımını attıkça, bastığı yerin altında yatanlar bulunduğunu ve daha da yatacaklar olduğunu idrak eder. Daha önce gelmiş ve geçmiş olanların âkibetlerini düşünür. Kendisinden daha üstün ve kuvvetli oldukları halde, günün birinde yerlere serilenlerin acıklı hallerini gözleriyle görmüş gibi bilir ve kendisine bu ni'met ve kuvveti kimin bahş ve ihsan buyurduğunu takdir eder. Bu ni'met ve kuvveti kendi malları sayan, kendilerine hak ve gerçek yolu göstermeğe memur edilen peygamberleri yalanlayan, mallarına ve akıllarına, şehvet ve hevâlarına uyan gafillerin, münkirlerin, kâfirlerin nasıl mahvolup gittiklerinin şu'uruna varır. Evet, onlar mahvolup gitmişlerdir ama,…

Okumaya kaldığınız yerden devam edin.

Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.

Giriş yapÜcretsiz üye ol
Sayfalar 459–465 · Envârü’l-Kulûb II — tarikat.org