Envârü’l-Kulûb II · kaynak sayfaları 428–434 Görevini kötüye kullanmayan ve kendisine emanet edilen avansı yerli yerinde kullanan mû temed, memuriyetinde nasıl terfi eder ve yükselirse, bu zenginler de öylece üstün derecelere terfi ettirilir, âlemlerin rabbi ile buluşur, onunla sevişir, onunla sohbet ve ülfet ederler. Bir çoklarının zannettikleri gibi, zenginlik Allahu teâlâ'ya kavuşmağa mâni değildir. Bilakis, Allahu tâlâ'nın emrine ve rizasına uygun yollarda kullanılan bir zenginlik, sahibinin nefsini bilmesi ve mutma'inneye ermesi sayesinde, Hakla buluşmağa ve sevişmeğe vesile bile olur. Yeter ki, kul Allahu teâlâ'nın hududunu gözetsin, ona hürmet ve riayet etsin ve: (Mal benim, makam benim!) sevdasına düşmesin, kendisine o zenginliği bahş ve ihsan buyuran asıl Gani'yi unutmasın ve onu gücendirmesin. Benlik iddiasına yeltenenlerin malları ve makamları elbette kendileri için fitne olur ve o mal ve makam Rabbiyle arasına bir perde haline gelir. Mal ve para, şükreden zengin için hakka vasıl olmağa yararlı en güzel bir vasitadır. Mal ve para,…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.