Ara
Menü

Sayfalar 421–427

1.816 kelime · kısa başlangıç

Envârü’l-Kulûb II · kaynak sayfaları 421–427 kimsedir. Fakat, biraz arsızcadır. Şevketlû padişahımı rahatsız etmesinden endişe ederim. Sultan, diretti: — Hiç zannetmiyorum, dedi. Huzur-u şahanemizde arsızlık edecek bir kimse, medhedildiği kadar akıllı ve zeki olamaz. Sen şunu bana mutlâka getir. Koca Ragıp paşa, hükümdarın bu emri üzerine Haşmeti saraya götürmekten ve huzura çıkarmaktan başka çare kalmadığını anladı ve konağına dönüşünde kendisini çağırtarak abdest alıp gelmesini söyledi. Haşmet, merakından çıldıracaktı. — Allah aşkına lûtfedip söyleyiniz paşa hazretleri, ne oluyor? Paşa, mes'eleyi anlattı ve talimatı da vermeyi unutradı: — Padişahımız seni görmek istiyor. Seni, hünkârın huzuruna çıkaracağım. Orada, bir gevezelik, bir münasebetsizlik yaparsan hem sen rezil olursun hem de ben çok utanırım. Şimdi, Kur'an-ı azime el basıp yemin edecek ve huzur-u padişahide arsızlık ve yüzsüzlük etmeyeceğine ve zât-ı şahanelerinden hiçbir şey istemeyeceğine dair and içeceksin, tamam mı? Haşmet, emrolunduğu gibi yemin etti ve birlikte saraya gittiler ve huzura kabul edildiler. Uçüncü Sultan Mustafa,…

Okumaya kaldığınız yerden devam edin.

Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.

Giriş yapÜcretsiz üye ol
Sayfalar 421–427 · Envârü’l-Kulûb II — tarikat.org