Envârü’l-Kulûb II · kaynak sayfaları 180–189
reyşi, Mekki, Medeni, imam-i Enbiyâ-i vel-mürseliyn ve rahmeten lil-âlemiyn olan efendimizin mübarek ve mutahhar Ravza-l pâk-i itırnâk-i Nebeviyyelerine dervişane, fakirane, miskinane hediyye etmek cür'etinde bulunduk, Rabbim lûtfen kabul buyurarak Habib-i edibini bizlerden hoşnut ve razı, nigâh-ı iltifatina ve lûtf-u kerem-ü şefaatine bizleri nail eyle... Himem-i ruhaniyyetlerini ehl-i iyman ve ehl-i islâm üzerine sâyebân eyle...
Alem-i dünyada ziyareti, âlem-i ukbâda şefaati, âlem-i menâmda gül cemalinin müşahedesiyle iltifat-ı Ahmediyye ve kerem-i Muhammediyyelerine bizleri mazhar eyle... Sair Enbiyâ-i vel-mür seliyn ile Hz. Adem aleyhisselâmdan Resûl-ü zişana kadar gelen bütün peygamberlerin ruh-u pür-fütuhlarını da tenezzülen haberdar eyle... Bilhassa, Adem, Nuh, Ibrahim, Musa ve Ise'bni Meryem aleyhim-üs-salâtü vesselâm efendilerimizi bu duamıza âşina eyle...
Al, evlâd, ezvâc, hamse-i âl-i aba, Seyyide' tün-nisâ Hatice't-ülkübrâ ve Fatıma't-üz-Zehra hayr-ün-nisâ, şemseyn-il kamereyn Hz. Imam-ı Hasan-ı müctebâ ve Hz. Imam-1 Hüseyn-i mazlûm-u şehid-i Kerbelâ, aşere-i mübeşşere-i pür-vefa, Sıddıyk'ı â'zam, Omer-i muazzam, damad-ı nebiyyi âhir zaman nureyn-i münireyn Osman ibn-i Affan, (ENE MEDİNE'T-ÜL-İLM VE ALİY- YÜN BÂBÜHA) hitabı ile mübeşşer, Fatih-i Hayber, Sâki-i Kevser, Esedullah Aliyyül-Mürtezâ ve Esed-i Resûl-ü Rahman şehitlerin seyyidi Hamza ibn-i Abdülmuttalip ve diğer amcaları Abbas ibn-i Abdülmuttalip ve mazhar-ı nur-u Kureşi müezzin-i Nebiy Bilâl-i Habeşi ve diğer ashap ve ensar ve ahyâr, tabi'ıyn, tebe'i tabiiyn, e imme-i müctehidiyn, mütessiriyn, muhaddısıyn ve büyük islâm âlimleriyle pirân, âşıkan, sadıkan, şehidan, kutbül-aktâb ile islâm gazilerinin, salihlerin, sadıkların, gariplerin, fakirlerin ve tekmil ehl-i iymanın ruhlarını şâdeyle yâ Rabbi...
Üstadım, velini'metim, hocalarımdan ve mürşitlerimden olan Fatih cami-i şerifi imam ve hatibi Hafız Muhammed Rasim efendinin, açıkbaş ve ayaklı kütüphane Gümülcine'li Hafız Mustafa efendinin, Sultan Selim'li Hacı Şakir efendinin, ilk mürşid-i muhteremim Es-Seyid Eş-Şeyh Sami Saruhani, ârif-i billâh ve vasıl-ı ilâllah Eş-Şeyh Ahmed Tahir-ül-Maraşi ve velini'metim
şeyh-i şüyuh-u agâh, ârif-i billâh, muhibbi âşıkan Es-Seyid Ibrahim Fahreddin-il Cerrahi kaddesallahu esrarehüm hazeratının ervah-ı şeriflerine vasıl eyleye.. Diğer üstadlarımın, hayatından faydalandığım bütün hayır sahiplerinin ruhlarına da vasıl eyleye... Bizler dahi, ömürlerimiz tamam olarak sayılı nefeslerimiz tükenmeğe başlayınca, kelime-i tevhid ve Kur'an-ı mecid ile hatm-i kelâm eylemeği hepimize nasip ve müyesser eyleye... Cümlemizi nârından azad, cennet ve cemaliyle müşerref eyleye... Cümlemize, affı ve lûtfu ile muamele eyleye... Ordularımızı mansur ve muzaffer, din düşmanlarını daima kahr-u perişan eyleye.. Ehl-i islâmı şâd, dini inkâr edenlere hidayeti ile imdad, âsi olanları salâh-ı hal ile ber-murad ve âmin diyenleri nârından azad eyleye. Bu risâlemizi okuyan, okutan ve dinleyenleri iki cihan serverinin Livâ-i hamd adındaki sancağı altında cem'u haşreyleye.. Resûl-ü zişânın mübarek elleriyle kevser şarabından içmeyi nasibeyleye... Âmin... Âmin... Bi-hürmeti seyyid-il mürseliyn ve bi-hürmeti âl-i Yâ-sin ve selâmün alelmürseliyn vel-hamdü lillahi Rabbil-alemiyn EL-FATIHA...
ENVÂR-ÜL-KULÜB (Kalblerin Nurları)
DERS: 15 MÜNDERECAT:
En-Nisâ sûre-i celilesinin 135 - 136'ncı âyet-i kerimelerinin tefsiri - Nidâyı keramet ve nidâyı alâmet nedir - Resûl-ü zişânın diğer peygamberlerden ve ünunet-i Muhammed' in de diğer ümmetlerden efdal olmasının sebepleri - İymanın ehemmiyet ve fazileti - İymanın tarif ve tavsifi - Iymansız gitmeğe sebebolan günahlar - Günahın küçük veya büyüğü olamayacağının izah ve isbatı - Cehennemin yedi tabaka olmasının sebebi - Kur'anı kerim neden mü'minlere şifadır da, kâfirlerin zararlarını artırir - Ehl-i sünnet âlimlerine göre büyük günahlar - İymanın kemali, ahlâkın kemali iledir - Bir vâ'izin eşkiyayı irşâdı - Tövbenin kabul buyurulup buyurulmadığı nasıl anlaşılır - Iyınanda rüşt sahibi olanların üstünlükleri - Müslümanlar bu acıklı duruma neden düştüler - Şekavet sayılan dört hal nelerdir - Dünya ve dünya hayatının tarif ve tavsifi - Insan kötü ve çirkin huylarından nasıl kurtulur - Ahlâk-ı Muhammediyye ile ahlâklanınak, bütün peygamberlerin hasletlerine uymaktır - Hz. İmam-1 Hasan (R.A.) cariyesini neden ve nasıl azat etmişti - Insan-ı hayvani, insan-ı şeytani, insan-ı ruhani ve insan-ı Rahmani kimlerdir - Semavi kitapların tertip ve inzâlerindeki hikmetler - Şeri'at, tarikat, hakikat ve mâ'rifet nedir - Muhtelif ibadetlerin şeri'at, tarikat, hakikat ve mâ'rifet yönünden tahlili - Zikrullah'a devam etmenin kıymet, ehemmiyet ve fazileti - Bir veliyyenin ibret ve hayret verici hikâyesi - Gaza ve cihadın, Allah ve Resûlü katındaki değeri - Dua ve münâcat...
Sallû alâ seyyidinâ Muhammed...
Sallû alâ mürşidinâ Muhammed Sallû alâ Şems-id-Duhâ Muhammed...
Sallû alâ bedr-id-dücâ Muharmed...
Sallû alâ nûr-il-Hüdâ Muhammed...
El-evvelü Allah... El-âhirü Allah. Ez-zâhirü Allah... EI- Bâtınü Allah... Hayrihi ve şerrihi min'Allah... Men kâne fi kalbihi Allah... Fe-mû'inuhu ve nâsıruhu fid-dâreyni Allah...
Rabbişrahli sadri ve yessir-li emri vahlûl ukdeten min lisani yefkahu kavli ve ufevvidu emri ilâllah vallahu basiyrün bil ibâd...
Sübhaneke lâ ilme lenâ illâ mâ allemtenâ inneke ent-elalim-ül-hakim... Sübhaneke lâ fehme lenâ illâ mâ fehhemtenâ inneke ent-el-cevvad-ül-kerim...
BETLE E'üzü billâhi min-eş-şeytan-ir-raciym Bismillah-ir-Rahman-ir-Rahiym Yâ oyyühelleziyne âmenû âminû billahi ve Resûlihi vel-kitab'illezi nezzele alâ Resûllhi ve-kitab'illezi enzele min kablü ve men yekfür billahi ve mel'iketihi ve kütübihi ve rüsülihi vel-yevm-il-ahiri fekad dalle dalalen ba'yda….
En-Nisâ: 135 - 136 (Ey iyman edenler!.. Allahu teâlâ'ya, Resûl-ü Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve selleme ve ona indirdiği Kur'an-ı azim-üş-şâna ve daha önce indirdiği yüz suhuf, Tevrat, Zebur ve İncil'e imanınızda sabit ve daim olun. Kim Allahu teâlâ'ya, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmayarak kâfir olursa, hidayetten uzak bir dalâlete düşer...)
Ey yerleri ve gökleri ve yerlerle gökler arasında görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen bütün âlemleri yoktan varedip yaratan, gökyüzünü insanoğlunun henüz adlarını bile bilmediği ve hatta görmediği milyarlarca yıldızlarla donatan, mü'minlerin kalplerini hidayet ve iyman nurlarıyla doldurup aydınlatan ve kâfirlerin kalplerini zulmet ve cehalet hicabıyla karartan, bütün yarattıklarını tam ve mutlâk bir âhenk, nizam ve intizam ile yöneten, terbiye eden, besleyip büyüten yüce Rabbimiz!.. Bizleri, ümmet-i Muhammedden kıldığın gibi, rizayı ilâhine varan sırat-ı müstakimde sâbit-i kadem eyle, zâhirlerimizi ve bâtınlarımızı Adem oğlu Âdem eyle, yüzlerimizi nûr-u Ahmed ile nurlandır, gönüllerimizi aşkullah, şevkullah ve muhabbet-i Resûlüllah ile sürurlandır... Bu fâni âlemde biz âciz ve günah.
kâr kularinı iyman ve islâm ile şereflendirdiğin gibi, yarın vuku'u muhakkak ve mukadder olan kıyamet gününde de Habib-i edibinin livâsı altında, lûtfün ile cem'ü haşreyleyerek iltifat-ı ilâhiyye ve iltifat-ı Muhammediyye ile mahşer ehline karşı onurlandır, yed-i envereyn-i Muhammed aleyhisselâmdan Kevser şarabına kandır... Bizlere adlinle değil, affınla muamele ederek cennetine girmeği, rizayı ilâhiyyene ermeği, cemal-i lâ-yezâlini görmeği nasip ve müyesser eyle... Bi-hürmet-i seyyid-il-mürseliyn ve bi-hürmeti Tâ-Hâ ve Yâ-Sin ve bi-izzeti âl-i Tâ-Hâ ve Yâ..
Sin...
Allahu tâlâ'nın varlığına ve birliğine iyman eden, kıyamet gününe ve bu fâni hayatın hesabını o gün Allahu azim-üş-şâna vereceğine inanan, Habib-i edib-i Kibriyâ, serdar-1 Enbiyâ, sertâc-1 evliyâ vel-asfiyâ, melce-i fukara, enis-i zu'afâ, muhibbil-gurebâ efendimizin risalet ve nübüvvetlerini tasdik eden ve iki cihan serverini canından, evlâdından, malından ve herşeyinden fazla severek iyman ve iykanlarını kemale erdiren, Allahu teâlâ'nın cennetine talip, rizasına ragıb ve cemal-i bâ-kemaline âşık olan müminler ve muvahhidler!..
Rabbimizin, Cibril-i emin, namus-u ekber ve ruh-ül-sadık vasıtasıyla Nebiyyi ins-ü can aleyhi ve âlihi salâvatullah-ir-Rahman efendimize yirmi üç yılda indirerek tamamladığı Kur'an-ı
aziym, furkan-ı hakiym, nûr-ül-mübiyn, sadırlara şifa, gönüllere cilâ ve ruhlara gıda olan Kitab-ı keriminde Nisâ sûre-i celilesinin 135 ve 136'ncı âyet-i vâcib-ül tâ'ziminde biz mü'minlere NIDA'Y-I KERAMET ile hitap buyurarak, ehl-i iyman ve tevhidin ind-i ilâhisindeki, kıymet, ehemmiyet ve faziletini beyan ve ilân buyurmaktadır. Zira, Allah azze ve celle, bu âyet-i kerimede müminlere, kulları arasından seçerek gönderdiği ve görevlendirdiği Nebilere ve Mürsel'lere hitap buyurduğu iki hitaptan birisiyle hitabetmektedir.
Bunlardan birisi NÎDÂ'Y-KERAMET'tir ki YÂ EYYÜHEL- LEZİYNE ÂMENÛ hitab-ı celilidir. Biz, ümmet-i Muhammed'e Rabbimizin böyle hitap buyurması, ind-i ilâhiyyesindeki kıymet ve ehemmiyyetini bütün cihana açıklamak ve bildirniek içindir.
Bizlere bahş ve ihsan buyurulan bu yüce şeref ise, ancak ve yalnız Sultan-ı serir-i din-i mübiyn aleyhi ve âlihi salâvatullah-il- Mu'ıyn efendimize intisap etmemizden ve onun ümmeti olabilmek bahtiyarlığına erişmemizdendir. Hiçbir zaman unutmamalıdır ki, Sahib-i şeriat aleyhi ekmel-üt-tahiyyat efendimiz, Allahu zül-celâl vel-kemal hazretlerinden sonra en yüce varlıktır.
Ind-i ilâhi'de kıymet ve fazilet yönünden en makbul, en mergub ve en mahbub olan kul, Resûl-ü Rabbil-âlemiyn efendimizdir.
Dikkat ediniz mü'minler!.. Allahu teâlâ ve tekaddes hazretleri, diğer bütün peygamberlere (Yâ Isa!), (Yâ Musa!), (Yâ Davud!), (Yâ Süleyman!) diye hitap buyurduğu halde, Habib-i edibine (Yâ Ahmed!), (Yâ Muhammed!) diye aslâ hitap buyurmamakta, (YÂ EYYÜHEN-NEBİY!), (YÂ EYYÜH-ER-RÜSUL!),
(YÂ EYYÜHEL-MÜDESSİR!), (YÂ EYYÜHEL-MÜZEMMİL!)
hitab-ı izzetiyle Efdal-ül-halâ'ik aleyhi ve âlihi salâvatullah-il-Hâlık efendimize bizzat tâ'zim ile Habib-i edibine tâ'zimin vacip olduğunu ilân ve i'lâm buyurmaktadır.
Bir de NIDÂ'Y-I-ALÂMET vardır ki, meselâ Allahu teâlâ ve tekaddes hazretleri Israil oğullarına: (EY TOPRAK VE EY SU OGULLARI!) tarzında hitap buyurmakta ve onların peygamberlerini de isimleriyle anarak zât-1 ahadiyyetine muhatap kıl-
maktadır. Görülüyor ki, Israil oğulları ile onların peygamberlerine ve onlardan önce gelen diğer bütün peygamberân-ı izam ile kavimlerine nazaran Rahmeten lil-âlemiyn olan Habib-i edib-i Kibriyâ Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin zât-ı risaletpenahileri ile kavminin ve ümmetinin âlemlerin Rabbi katındaki kıymet, ehemmiyet ve faziletlerinin daha üstün ve yüce olduğunu izah ve isbat için başkaca delil aramağa lüzum var mıdır?
Vasfı, lisan-ı kudrete mahsus iken acep;
Mümkün müdür medâyih-i Sultan-ı Enbiyâ...
Her ne kadar, Kur'an-1 azim-ül-bürhanda dört yerde Resûl-ü zişân efendimiz MUHAMMED ismiyle zikrolunmuşsa da, ism-i şeriflerini takiben iki cihan serverinin sıfatı beyan buyurulmuştur. Meselâ, Sâf sûre-i celilesinde AHMED ismiyle zikrolunduktan sonra hemen akabinde risaleti açıklanıp müjdelenmekte ve kadr-i valâsı beyan ve kâ'inata ilân buyurulmaktadır.
Sözü uzatmağa ne hacet!.. Allahu azim-üş-şan, mefhar-l âlem sallallahu aleyhi ve sellem efendimize ve onun ümmet-i merhumesine NIDA'Y-I-KERAMET ile, yani saygı ve tâ'zimle hitap buyurdukları halde daha önce gelmiş geçmiş peygamberân-1 izama ve onların ümmetlerine NÎDÂ'Y-I-ALÂMET ile yani sadece vasıflarını beyanla hitabeylemiştir.
Ey mü'min kardeşim ve Hak yoldaşım!..
Allahu teâlâ ve tekaddes hazretleri indindeki mertebeni, diğer ümmetlere nazaran üstün ve yüce kulluk rütbeni öğren, kadrini ve kıymetini bil ve bu rütbeye, bu mertebeye ulaşmanın da Habib-i edib-i Kibriyâ'ya ümmet ve o zât-1 akdese bende olmandan ileri geldiğini sakın sakın unutma ve daima hatırla...
Tulû etti dehre Fahr-i kâ'inat, Din çerağı ol ekmel-üt-tahiyyât, Etdal-ül-Enbiyâ aled-derecât, Nur ile garketti bütün cihanı...
Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellemi Ebu-Tâlib'in yetimi bilenler, islâm bilgini diye geçinenler ve herbiri makam-ı Muhammed aleyhisselâm olan mihrap, minber ve kürsülere çıkarak kelâmullah'ı hakkıyle ve lâyıkıyle anlayamadan ve Resûl-ü müctebâ'yı gereği gibi tanıyamadan, onun ind-i ilâhiyye'deki kadr-i valâsını kavrayamadan, onun mû'cizat-ı kevniyyesini inkâra yeltenmekte ve Muhbir-i sadık aleyhi ve âlihi selâmullahil-Hâlık efendimizin Allahu teâlâ tarafından getirdiği Kur'an-ı aziymi, onun biricik mû'cizesi gibi göstermekte ve onun diğer mû'cizelerini âdeta reddederek Peygamber-i âlişana, sicil ve yönetim bakımından emrinde bulundukları müftü veya diyanet işleri başkanı kadar hürmet ve itibar edemeyenler ve üstelik gelmiş, geçmiş din büyüklerini ve ünlü bilginleri de yalancılık la ithama cür'etle hakikat-i Muhammediyye'yi kendi kıt ve kısır anlayışları çerçevesinde açıklamağa çalışarak Sahib-i Makam-ı Mahmud aleyhi ve âlihi salâvatullah-il Vedûd efendimizi inciten ve üzenler, bu keremât-ı nidâdan nasıl nasip alırlar, bilemem?!..
Sevgili kardeşlerim:
Resûl-ü Rabbil-âlemiyn aleyhi ve âlihi salâvatullah-il-Mu' ıyn efendimizin tek ve biricik mû'cizesi yalnız Kur'an-ı hakiym değildir. Elbette, mû'cizelerinin en yücesi, en üstünü Kur'an-ı azim-ül-bürhandır. Fakat, gelmiş geçmiş bütün peygamberân-ı izâma bahş ve ihsan buyurulan mû'cize-i kevniyyenin hepsi, taraf-ı Hak'tan Resûl-ü müctebâ'ya ikram olunmuş ve hatta bazı peygamberlerde mü'cize gibi görünen bazı hususlar, Habib-i edib-i Kibriyâ'nın velilerinden keramet olarak zuhura tir.
gelmiş- Sorarım sizlere? Bâ'is-i hılkat-ı kâ'inat aleyhi ve âlihi ekmel-üt-tahiyyât efendimizin şân-ı âlilerinde nâzil olan âyat-ı beyyinât, ondan gayrı hangi peygamber hakkında inzâl buyurulmuştur. Şimdi, dikkat ve ibretle aşağıdaki âyet-i kerimeleri okuyunuz, öğreniniz, sevdiklerinize ve bildiklerinize de öğretiniz: