Ara
Menü

Sayfalar 530–535

1.646 kelime · kısa başlangıç

Envârü’l-Kulûb I · kaynak sayfaları 530–535 yık yayık şarkı gevelıyor, bır başkası agıza alınmaz sozler- Le uluorta soyleniyor. Hasıll, oyle bir rezalet, oyle igrenç bır hal ki, görmeden bilmeğe ve anlamağa imkân ve ihtimal yok.. Mezeler dökülüp saçılmış, o nefis yiyecekler birbirine karışmış, kedilerle insanlar aynı kaplardan yalanıyorlar, bir keşadam, iğrendı, tiksindi, insanlığından utandı ve geldigi geni sessizce oradan çıkarak kendisini dışarıya, temiz havaya attı. Her günahın evveli tatlı ve nihayeti acı olduğu gibi, içkinin de başlangıcı tatlı gibi görünür ama, sonu gerçekten acı ve iğrençtir. Denilebilir ki, içki sofrası günahla geçirilen hayatın en canlı bir nümunesidir. Zira, içki sofrasında başlangıçta herşey yerli yerinde, bütün yiyecekler göz alıcı ve iştiha açıcı gibi görünür. Fakat, sonunda hepsi birbirine karışır. Çirkin ve cidden çok iğrenç bir hal alır. Ustelik, kafalar dumanlandıktan ve akıllar başlardan gittikten sonra, kavgalar ve küfürler başlar ve ekseriya düşmanlık ve hatta yaralama veya katillik ile sonuçlanır. Allahu zül-celâl…

Okumaya kaldığınız yerden devam edin.

Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.

Giriş yapÜcretsiz üye ol
Sayfalar 530–535 · Envârü’l-Kulûb I — tarikat.org