Envârü’l-Kulûb I · kaynak sayfaları 424–429 — Yâ Nuh! dedi. Yaratanı mı, yoksa yaratılanı mı ayıplıyorsun? Dger, yaratanı ayıplıyorsan, bilmiş ol ki o bütün ayıplardan beridir. Yok, yaratılanı ayıplıyorsan, bu takdirde beni öldürüp tekrar dilediğin gibi yaratabilir misin? Köpegin bu haklı ve yerinde sözü ve sitemi, Hz. Nuh aleyhisselâmın kalb-i nübüvvetlerine öylesine tesir etti ki, işledigi zelleye zâkıf ve pişman olarak nice zaman âh-ü eniyn ve nevha ile ağladığından NUH unvanıyle isimlendi. Nuh, nevha'dan müştak olup yüksek sesle ağlamak demektir. Allahu zül-celâl vel-kemal hazretleri, dokuz sınıf günah için dokuz tâ'ife hakkında VEYL yani yazıklar olsun, azap olsun, tâbirini kullanmakta, bu hitap ve itâp bu günahları işleyen o kimselerin ind-i ilâhideki şena'at ve dena'atlerini açıklamaktadır: 1. Namazlarını terkedenler ve namazlarını terkettiklerinden dolayı üzüntü duymayanlar veya namazlarını kıldıkları halde secdegâhlarını bilmeyenler, yahut namazlarında sehvedenler veya kıldıkları namazın kıymet ve ehemmiyetini bilmeyenler için: "'o) "ota Fe-veylün lil-musalliyne elleziyne hüm an salâtihim sâhın. El-Maun:…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.