Envârü’l-Kulûb I · kaynak sayfaları 379–384 Param olduğu için elimi sallasam ellisi bana talip olur. Dilediğim gibi yakışıklı bir adamla evlenir, hayatın tadını çıkarırım, diyordu. Diger tarafta kocası da kalbinden şunları geçiriyordu: — Şu paracıkları elime geçirebilirsem, kimin kızını istesem bana verirler. Diledigim gibi genç ve güzel bir kadın alır, şu dünya hayatında ozledıgım gıbı zevk ve sefa sürerim, diyordu. Yani, bunların herbiri ayrı ayrı hayaller kuruyorlar, kendi kıt ve kısır akıllarına göre yeni bir hayat düzeni tasarlıyorlardı. Heyhat!.. Hiçbirisinin, yakın bir gelecekte başlarına gelecek felaketten haberleri yoktu... Adamcağız yol boyu hayaller kurarak, plânlar tasarlayarak araba ile altunların ve arkadaşların bulundukları yere varmıştı. Onlar kendisini asık suratla ve azarlayarak karşıladılar: — Bu kadar zaman nerelerde kaldın? diye üzerine yürüdüler. Hain olan korkak olur derler, doğrudur. Arkadaşlarının, kendilerine bir tuzak kurduğunu sezdiklerini sanarak telâş ve heyecana kapıldı, eli ayağı titremeğe başladı, renkten renge girdi. Onlar üstelediler: — Yoksa altun külçeleri bulduğumuzu…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.