ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
6 sonuç · “ulûv”
01Çavuşzâde Damadı Şeyh Osman Efendi
Çavuşzâde Damadı Şeyh Osman Efendi (ö. 5 Rebîülevvel 1114/30 Temmuz 1702), Kastamonu’da doğup İzmirli Seyyid Ahmed Efendi’den Arap dili ve edebî ilimler tahsil eden; Azapkapı’dan Eyüp Sultan, Yavuz Selim, Fatih ve Bayezid camilerine uzanan vaaz, hadis ve tefsir hizmetiyle tanınan Osmanlı âlimidir.
Mahmûd Encîrfağnevî
Mahmûd Encîrfağnevî, Ârif Rîvegerî'nin ardından Hâcegân çevresinin taşıyıcı halkasıdır. Kaynaklarda zikir usulü ve mürid eğitimi etrafındaki uygulamalarıyla anılır; hayatına ilişkin tarihler ihtiyatla ele alınmalıdır.
ulûv
ulûv a. (jk) [Ar.] Allah’ın sıfatlanndan olup “İzzet, şeref ve hükümranlık bakımından en ulu, en yüce.” anlamında Allah’a izafet edümiştir. 2. Hadis biliminde, bir hadisin birkaç isnadmdan ilk kaynağa en az ravî ile ulaşma durumu. § tam. ulûvv-i mutlak a. (jlL jk) Hadis biliminde, yüce isnadlar ile Hz. Peygamber’e yakınlık arz eden hadis. Hadis biliminde, bir hadisin birkaç isnadmdan ilk kaynağa en az ravî ile ulaşma durumu. § tam. ulûvv-i mutlak a. (jlL jk) Hadis biliminde, yüce isnadlar ile Hz. Peygamber’e yakınlık arz eden hadis.
ulûvv-i nisbî
ulûvv-i nisbî a. Hadis biliminde, hadis rivayetinde Hz. Peygamber’den gittikçe uzaklaşan durum için kullanılan terim.
ulûvvü’l-hadîs
Hadis biliminde, bir hadisin birkaç isnadmdan ilk kaynağa en az ravî ile ulaşma durumu.
Sayfalar 181–188
Muzaffer Ozak Külliyatı · 1) Hulûs-u niyyet: Hâlis ve saf bir niyyet sahibi olmak. 2) Ulûvvü himmet: Candan ve gönülden üstün ve yüce bir gayret ve faaliyet göstermek. 3) Sabır ve mukavemet... Innemel-â'mâl