ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
3 sonuç · “sahîfe”
01Şeyh Abdullah Dede Efendi
Şeyh Abdullâh Dede Efendi Mahmûd Dede’den sonra bir müddet Galata Mevlevîhânesi’nde icrâ-yı meşîhat etti. Buraya şârih-i Mesnevî İsmâîl-i Ankaravî hazretleri ta’yîn olununca Abdi Dede, Kâsımpaşa’da mâlik olduğu bostânda bu mevlevîhâne binâsına muvaffak olarak orada seccâde-pîrâ-yı meşîhat oldular. Şeyh Âdem Dede Efendi (166. sahîfede tercemesi geçti.), müşârünileyhi istihlâf eyledi. Şu târîh vefâtını müş’irdir: Âdem Dede raks eyleyerek…
Şeyh el-Hâc Muhammed Sıddik Efendi
Muhammed Sıddik Efendi'ye müntesib idi. U lema ve şuaranın mütemeyyizlerindendir. Tercüme-i hali Osmanlı Müellifleri nam eserin ikinci cildi ikinci kısmında 420. sahifede mesturdur. Ehlu'lliiha fevkalade muhabbeti vardı. Hz. Sünbül Asitanesi için olan med hiyyesi Hankah-ı Sünbüli'de minber yanında avihte-i mevki'-i ih tiramdır. Sünbüliler kısmında bahsi…
sahîfe
(ç. b. suhû “Sayfa veya defter.” anlamınd olan bu söz başka kelime ve te kiplerle yeni terimler oluşturu Hadis biliminde, eskiden üz rine hadis veya ayet yazıla malzeme anlamında kullanıla bu terim, sonradan ayet ve had kitapçıklarına da ad olmuştur. § tam. sahîfetü’l-a'mâl “Amel defter ri” anlamında bir terim, b amel defteri