ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
50 sonuç · toplam 50 · “imâre” · 1/3
01imâre
GjLt) [Ar.] Kâbe ile i Mescid-i Harâm’ı sürekli temiz tutma, mimarîsini orijinal biçimine göre koruma ve çevresinde huzuru sağlama görevi ve yetkisi.
İmaret
Bayındırlık eseri veya vakıf yoluyla halka yemek ve hizmet sunan hayır kurumu. Osmanlı külliyelerinde imaret çoğu zaman mutfak ve aş dağıtım merkezi anlamındadır.
İmarethâne
Yoksullara, yolculara, talebelere veya bir külliyenin görevlilerine yemek dağıtan hayır kurumu ve mutfağı. Vakıf sistemiyle işletilen imarethâneler cami, medrese, tekke, hastane ve kervansaray çevresindeki sosyal hizmet ağının parçasıydı.
şeyh-i imâret
İmareti idare eden, yoksul ve kimsesizleri kollayıp gözeten kimse. şeyh-i necdi a. ^ j^ mec. Şeytan. şeyh-i kebir a. (j^ ^i) t Mevlevîlik tarikatın Sadreddin Konevî için kul nılan terim. şeyhü’l-cebel a. (J^JI j^ Haşhaşîler olarak nitelen İ…
Dârü’l-imâre
Yönetim merkezi, vali konağı veya hükümet binası. Erken İslâm şehirlerinde kamu idaresinin yürütüldüğü yapıyı ifade eder.
Beyazıt Camii imareti
İstanbul · Türkiye · Fâtih Camii'nde Hâfız divanını okuttuğu sırada taşındığı, imaretin meydanı gören bir odası. İlişkili kişi dosyası Muhammed Esad Erbîlî : Muhammed Esad Erbîlî (1847–1931), Erbil Hâlidî çevresinden İstanbul’a gelerek Kelâ…
Şeyh Abdülmüteâl (Abdül‘âl) el-Ensârî
Şeyh Abdülmüteâl, diğer adıyla Halife Abdül‘âl el-Ensârî (ö. 20 Zilhicce 733/4 Temmuz 1333), Ahmed el-Bedevî’nin tayin ettiği halefi; Tanta zâviyesini imar eden, dört büyük Ahmedî evi ve Mevlid-i Kebîr düzenini kurumsallaştıran Bedevî şeyhi…
Eserleri ve metinleri 3
Şeyh Hasan-ı Visâli Efendi · Bu zamana kadar "Firak!" diye yad olunagelirken, azizi Hz. Feyzullah'ın ikamete me'mı1r olduğu Midilli'ye giderek izhar-ı asar-ı tahassürat ü ta'zimar etmesi, nezd-i cenab-ı Feyzullah'da istihsanı ınGcib olup, "…
Ada
اعداء) t Adü veya Adüvv Düşmanlar. tas. Allah'ın dostlarına evliya veya evliyaullah dendiği gibi düşmanlarına da ada veya adâu'llah (aduvvu'llah) denir (Fussilet Suresi, 19, 28.) Bunların tekilleri kullanılarak veliyyu'llah ve aduvvu'llah d…
Gamze
a Güzel gözde, özellikle gözün kuyruğunda görülen insanı mest eden hareket; yan bakış, göz süzme. b Çene ve yanaktaki hafif çukur. tas, Idrak edilen işaretler (115). Gamzen cefâsı âşıka ayn-vefâ gelir Bimâre iltifatı tabibin devâ gelir Yaki…
Lengerhâne
Demir atılan ve konaklanan yer. Tekke dilinde fütüvvet ehlinin tekkesi, dervişlerin yemek yediği bölüm, imarethane veya bazı kullanımlarda türbe anlamına gelir. Kelime, yolcunun durup sükûnet bulduğu güvenli menzil fikrini taşır.
Seyit
veya Seyyid. ع Sade, Sadat. Efendi, bey, saygı değer kisi. 2. tas. a Mutasavvıflar büyük süfilere ve şeyhlere genellikle seyyidt, sidt (efendim) şeklinde hitap ederler. b Hz. Peygamber'in torunu Hz. Hüseyn'in soyundan geldiklerine inanılan…
mü'ennen hadis
mü'ennen hadis a. bk. mü’ennen ni mü'essesât-ı hayriyye a. [Ar.] fik. Hayırh kurumlar. Mabetler, medreseler, mektepler, hastaneler, imaretler ve is benzeri toplum yayarı için yape tırılan kurumlar. n
iyâzen billah
“Allah’a sığınırım.” anlamında bir söz, “el-iyâzü billah” biçiminde de kullanılır. ) izzet a. [Ar.] Hadis biliminde, tek bir isnatla rivayet edilmiş bulunan bir hadisin başka bir ^ hadisin isnadıyla daha rivayet - edilmesi yoluyla kuvvet ka…
beyit -yti
1. “Ev, hane, menzil, konak, mesken” anlamında olan bu söz, “Aynı vezinde iki dizeden oluşan bir nazım birimi.” olarak İslâmî edebiyatta, özellikle de Divan Edebiyatı alanında kullanılan bir terim olarak yaygınlık kazanmıştır. 2. tas. Kalp,…
na'îm
“Yüksek derecem’in de huzur, refah ve mutluluk.” annci lammda “cennet” (bk. bu madnde de) için kullanılan adlardan biri. ihez nakd a. [Ar.] Hadisleri sağlamur lık ve zayıflık bakımmdan ayınp güvenilirlik derecelerini tespit laretme işi. ise…
Dârü’l-it‘âm
Yemek dağıtılan hayır kurumu; aşevi veya imarethane. Vakıf gelirleriyle yoksul, yolcu ve talebelere hizmet verebilir.
beytü’l-ma'mûr
Sözlükte “imar edilmiş ev” anlamma olan bu söz, yedinci gökte yapılmış, her gün yetmiş bin meleğin ziyaret ettiği ve ibadet yaptığı kutsal mekân. tas. Allah’ın tecellîgâhı olan inanan insanm kalbi
kabâle
GdLî) [Ar.] fik. İslâm hu kukunda bir kimsenin belirlen miş bir borç, vergi ve hizme üstlenmesi ve bunu belgeleye sözleşme. ös Ka'be öz.a. i^) [Ar.] İslâm r.” inacına göre, yeryüzünde, Mekn-ı ke’de “Mescid-i Haram” denilen in “Câmi-i Şerîf’…
Remy-İ Cimâr
Hac ibâdeti esnâsında Kurban bayramının birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü günlerinde Minâ'da bulunan ve Cemre adı verilen taş yığınlarına nohut büyüklüğündeki taşları atmak. Buna şeytan taşlama da denilmektedir. Remy-i cimâr haccın vâcibl…
Uzeyr Aleyhisselâm
İsrâiloğullarına gönderilen peygamber veya velî. Mûsâ aleyhisselâmın dîninin hükümlerini İsrâiloğullarına tebliğ etti. Peygamber olup olmadığı Kur'ân-ı kerîmde açıkça bildirilmedi. Babası Şureyha, Hârûn aleyhisselâmın neslindendir. Kur'ân-ı…
Semûd Kavmi
Sâlih aleyhisselâmın peygamber olarak gönderildiği ve îmân etmedikleri için büyük bir sayha (korkunç gürültü) ile helâk olan kavim. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Biz Semûd'a ( nesebde ) kardeşleri Sâlih'i resûl ( peygamber ) olarak g…
Şeyh-İ Ekber
Büyük âlim, velî, rehber. Evliyânın büyüklerinden Muhyiddîn-i Arabî hazretlerinin v. 638 (m.1240) lakabı. Şeyh-i ekber "Fütûhât-ül mekkiyye" kitâbında; "Belâlardan, tehlikelerden gücünüz yettiği kadar sakınınız. Çünkü tâkat getirilemeyen, d…
Kemer
Kadirî ve Rufaîlerin bellerine sardıkları kuşağa denir. Kemerin genişliği sekiz-on santim olup çuhadan yapılmıştır. Ön tarafında, parça parça dikilmiş meşin üzerine üç sıra halka takılırdı. Kemerin öteki ucuna çengel konur ve bu çengeller h…