Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

8 sonuç · “imâre

01
Şahsiyet

Şeyh Abdülmüteâl (Abdül‘âl) el-Ensârî

Şeyh Abdülmüteâl, diğer adıyla Halife Abdül‘âl el-Ensârî (ö. 20 Zilhicce 733/4 Temmuz 1333), Ahmed el-Bedevî’nin tayin ettiği halefi; Tanta zâviyesini imar eden, dört büyük Ahmedî evi ve Mevlid-i Kebîr düzenini kurumsallaştıran Bedevî şeyhidir.

02
Sözlük

imâre

GjLt) [Ar.] Kâbe ile i Mescid-i Harâm’ı sürekli temiz tutma, mimarîsini orijinal biçimine göre koruma ve çevresinde huzuru sağlama görevi ve yetkisi.

03
Sözlük

İmarethâne

Yoksullara, yolculara, talebelere veya bir külliyenin görevlilerine yemek dağıtan hayır kurumu ve mutfağı. Vakıf sistemiyle işletilen imarethâneler cami, medrese, tekke, hastane ve kervansaray çevresindeki sosyal hizmet ağının parçasıydı.

04
Sözlük

İmaret

Bayındırlık eseri veya vakıf yoluyla halka yemek ve hizmet sunan hayır kurumu. Osmanlı külliyelerinde imaret çoğu zaman mutfak ve aş dağıtım merkezi anlamındadır.

05
Sözlük

şeyh-i imâret

İmareti idare eden, yoksul ve kimsesizleri kollayıp gözeten kimse. şeyh-i necdi a. ^ j^ mec. Şeytan. şeyh-i kebir a. (j^ ^i) t Mevlevîlik tarikatın Sadreddin Konevî için kul nılan terim. şeyhü’l-cebel a. (J^JI j^ Haşhaşîler olarak nitelen İsmâîlî tarikatının lideri. şeyhü’l-ekber a. (^1\ j^ tas. Muhuddin-i Arabî iç kullanılan terim. şeyhü’l-hacc a. ^Jl j^) delil şeyhü’l-harem a. Ç-^l j^ Mescid-i Harâm, Mesci Nebevî’de ders veren bil adamlarma, buralarda gör yapan hizmetlilere, ayr Mekke ve Medine’de gör alan üst düzey yöneticile verilen unvan ve terim. şeyhü’l-islâm a. ÇöL-VI j^ İslâm dünyasında din işle ne bakmakla görevli ve üst düzeyde yetkili kim şeyhülislâm. şeyh (II) a. [< Ar. şeyhûh tas. Tasavvuf ehli arasında, m ritlere rehberlik yapan ve onl irşat eden olgun ve tasavv inancında “insan-ı kâmil” ( bu madde) mertebesine ulaşm sufî. şeyh (III) a. [< Ar. şeyhûh (ç. b. şüyûh) Hadis bilimin 623 şeytân ^) hadis rivayet eden veya kendisinden hadis alman uzman kimse. 2. Hadis rivayetinde ravinin tas. zayıflığını ifade eden terim. nde lla şeyhân a. (jK4 [Ar.] fik. Hanefî fıkıhçılarına göre İmâm-ı Ebu Hanîfe ile imâm-ı Ebu Yusuf. ^) nen şeyhayn a. [Ar.şeyh sözünün tesniye (dişil) biçimi.] İki şeyh (Siyerle ilgili kitaplara göre ^) Hz. Ebu Bekr ile Hz. Ömer; İslâm çin hukukuna göre ise Hz. İmâm-ı Yusuf). bk. Hadis rivayetinde ravinin tas. zayıflığını ifade eden terim. nde lla şeyhân a. (jK4 [Ar.] fik. Hanefî fıkıhçılarına göre İmâm-ı Ebu Hanîfe ile imâm-ı Ebu Yusuf. ^) nen şeyhayn a. [Ar.şeyh sözünün tesniye (dişil) biçimi.] İki şeyh (Siyerle ilgili kitaplara göre ^) Hz. Ebu Bekr ile Hz. Ömer; İslâm çin hukukuna göre ise Hz. İmâm-ı Yusuf). bk.

06
Sözlük

Dârü’l-imâre

Yönetim merkezi, vali konağı veya hükümet binası. Erken İslâm şehirlerinde kamu idaresinin yürütüldüğü yapıyı ifade eder.

07
Eser

BEY’AT-HIRKA VE İRŞÂD

Avârifü’l-Maârif · 12. bölüm · Hırka giymek; mürşid ile mürid arasında bir bağlantı ve müridin nefsi ile kendi arasında mürşidinin hakemliğini kabul etmesidir. Şeriatta dünyevî bir maslahat ve iş için bir başkas

08
Eser

SEFERDEN DÖNME ÂDABI.

Avârifü’l-Maârif · 18. bölüm · Sûfi, seferden döndüğü zaman, seferin meşakkatlerinden Allah Teâlâ’ya sığındığı gibi, ikâmet hâlindeki âfetlerden de O’na sığınması gerekir. Bu hususta, hadis-i şerifte şöyle bir d