ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
24 sonuç · toplam 24 · “blîs” · 1/1
01blîs
G-Jul) [Ar. ] bk. şeytan ibn a. [Ar. ] Oğul, erkek çocuk. ibniyye a. [Ar. ] Bir kimseni oğlunun kızı. ibnülvakt a. [< Ar. ibn vakt] tas. Tasavvuf ehlinin he zamanı içinde bulunduğu anı e uygun ibadet ve taatle geçirme anlamında bir terim. i…
Iblis
T. Şeytan. Allah'ın huzurundan kovulan ve rahmetinden uzaklaştı- | rılan varlık. Kovulma sebebi Âdem'e secde etmemesiydi. Asi, asiliğinde ısrarlı | ve iddialı yaratık tipi. Adem ise asi, ama suçunu kabul edip özür dileyen yaratık | tipidir.…
Şeyh Vahdî Rifâî Efendi
İstanbulludur. Hâfızdır. Birâderi Ferdî Efendi ile maan 1293/(1875) senesinde pederlerinden hilâfet almışlardır. Şeyh İhsân, Şeyh Muhammed Hilmi, Şeyh Muhammed Hoca Selîm, Tarsûs Müftüsü Şeyh Ali, Konyalı Şeyh Süleymân ve muhaddisînden Hale…
Etvâr-ı dil
Kalbin tavırları ve mertebeleri. 2. tas. Kalbin cilveleri ve mazharları. Kalbin tavırlarından her biri diğer tavrın cevheri ve madenidir. “Altın ve gümüş gibi, insanlar da maden ocakları halindedirler,” hadisiyle bu hususa işaret edilmiştir…
Bahr-ı cüt
>) Cömertlik denizi, tas. a Hakk'ın lütuf ve ihsan denizi. b Tecelli nurları. c Kutsi ve ilâhî tecelliler. d Aşk denizi. e Hakk’a duyulan sonsuz sevgi, ilâhî aşk. f Hakk'ın daimi feyzi. g Allah'ın sonsuz nuru. hBir süfinin Allah'la arasinda…
dürzîlik
dürzîlik a. Fatimî devletinin altmcı halifesi Hâkim Biemrillah döneminde onun veziri Hamza b. Ali tarafindan Şiîliğin İsmailiyye mezhebi içinden çıkan yeni bir İlâhî din kurulduğunu 1 Muharrem 408 / 30 Mayıs 1017 tarihinde açıklaması ile gü…
iğvâ
Müminleri şaşırtıp doru yoldan çıkarmak ihb anlamında bir Kur’ân terimi. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de altı ayette geçmektedir (bk. M. F. Abdülbakî, el-Mu'cem, “gvy” maddesi) ve iblis ile bağlantılı olarak ifade edilmektedir. Şeytanm insanları…
ebu’l-cinn
GJljjl) (cinlerin babası) İblis. ebu’l-ervâh a- (c^JiD Hz. Muhammed’in ruhu
azamet
Ululuk, büı yüklük. -ı § tam. azamet-i İlâhiyye a. u (ijil cjic) Allah’ın ululuğu, âr İlâhî kudretin sonsuz gücü. n a azâzîl a. CUjiy) [Ar.] İslâmî edebir, yatta iblis veya şeytana verilen rı bir ad. Kur’ân-ı Kerîm’de ve d muteber hadis kit…
Mel'ûn
Lânetlenmiş, tard olunmuş, kovulmuş. (Bkz. La'net) Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Ey mel'ûn! Âdem'e niçin secdeetmedin? (buyurunca) İblis dedi ki: Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten onu ise topraktan yarattın. (A'râ…
Kibr (kibir)
Kendini başkasından üstün görme. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruluyor ki: Onu hatırla ki, meleklere; "Âdem'e (hürmet olarak) secde edin" demiştik de bütün melekler secde etmişlerdi. Ancak iblis secde etmekten yüz çevirip kibirlendi ve kâfirle…
Yezîdîler
Hazret-i Ali'ye düşman olan ve şeytana tapan kimselerin mensûb olduğu bozuk fırka. İbâdiyye fırkasının kurucusu Abdullah bin İbâd'ın adamlarından Yezîd bin Enîse'ye uydukları için bu adı almışlardır. Emevî halîfelerinden Yezîd'in bunlarla h…
âdem (aleyhisselâm)
Kur'ân-ı kerîmde ismi geçen peygamberlerden. Yeryüzünde yaratılan ilk insan ve ilk peygamber, bütün insanların babası. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Muhakkak ki, Îsâ'nın hâli de (yâni babasız dünyâya gelişi de) Allah indi…
Nasib Almak
Arapça’da nasib, pay demektir. Özellikle Bektaşîlerde, tarikata girmek isteyen kişiye bir tören uygulanır ve buna nasib almak denir. Tasavvufa girene de nasibli denir. Şeyhin, istekliye tasavvuf dersi vermesi de, “nasib vermek” şeklinde dey…
Racîm
"Allahü teâlânın rahmetinden kovulmuş uzaklaştırılmış" mânâsına şeytanın Kur'ân-ı kerîmde bildirilen sıfatı. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: (İblîs yâni şeytan) dedi ki: "Ben ondan (hazret-i Âdem'den) hayırlıyım. Beni ateşten, onu ise…
Sayfalar 23–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · bağlayıp, bıçağı onun körpe gerdanına nasıl vuracaksın? Bu güle, oynaya giden yavrunun sence hiçbir değeri yok mu?» dediğinde hak nebi, Allahın Halili, Iblise hitaben şöyle söyledi
rikâb
LISJ [Ar.] Bazı Türk-İslâm devletlerinde, özellikle de OsmanlIlarda padişaiun huzurunu ve maiyetindeküeri ifade eden r terim.
Sayfalar 65–72
Muzaffer Ozak Külliyatı · — Biz, yeryüzünün Allahıyız, demişler ve hallak-ı âlem olan Allahu zül-celâli inkâr etmemişlerdir. Belki: (0, GÖK- LERIN ALLAHI..) demişlerdir. Firavunun bile, gündüz yaptıklarına
Sayfalar 73–79
Muzaffer Ozak Külliyatı · lâdına dehşetli bir düşmandır. Şeyh şeklinde görünür ve seni namazından, niyazından alıkoyar. Şeytan, mü'mine şu şekilde vesvese verir: — Namaz da ne imiş? der. — Yatıp, kalkmaktan
Sayfalar 111–116
Muzaffer Ozak Külliyatı · yi, bir çarmıha gerdirdi. Mâşite hatunun iki kızı vardı; biri kundakta, diğeri beş yaşında idi. Firavun, o iki meleği de getirtti, kızlardan büyük olanını, Mâşite'nin karşısında tu
Sayfalar 285–292
Muzaffer Ozak Külliyatı · bic icti Lo l'e iz kulnâ lil-melâike 't-iscidû li-Ademe Je-secedû illâ Ibliyse ebd vestekbere ve kâne min-el-kâfiriyn... El-Bakara: 31 (Ve o vakit meleklere: ÂDEME SECDE EDIN diye
Sayfalar 344–349
Muzaffer Ozak Külliyatı · neti» lâkabını almışlardı. Diğer imamlar da âbid, zâhid ve âşık kişilerdi. Hepsinin faziletini yazmak için denizler mürekkep, ağaçlar kalem, bütün melekler kâtip olsalar yine bu ze
Sayfalar 400–409
Muzaffer Ozak Külliyatı · linmişti. İşte, böyle kâfirleri, bu hayvanlaşan insanları kısa bir zamanda, insanlıkta nümune yapacak derecede yetiştirmesi, nübüvvetinin diger bir şâhididir. Tâbiî! Bu insan yetiş
Sayfalar 694–701
Muzaffer Ozak Külliyatı · seriya onlara söz geçiremiyor, arkamızdan götüremiyoruz. Halbuki, bu imamlar her asırda milyonlarca kişiyi peşlerinde sürüklemişler, bütün islâm âlimleri başta olmak üzere büyük kü