ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
36 sonuç · toplam 36 · “Telkîn” · 1/2
01Telkîn
Definden sonra meyyitin (vefât edenin) yüzüne karşı ayakta durarak okunan, kabir suâllerini ve cevaplarını bildiren sözler. Mevtânıza ( ölülerinize ) telkîn ediniz. (Hadîs-i şerîf-Nî'met-i İslâm) Definden sonra telkîn vermek sünnettir. (İbn…
Telkin - Telakkun
(يلقيز - تلقن) Anlatmak—Anlamak, öğretmek-öğrenmek, vermek—almak. 2. tas. Tarikate yeni giren bir müride şeyhin zikir öğretmesine telkin, müridin bunu öğrenmesine telakkün denir (HT 1:3). “Mürit, şeyhin önüne diz çöker; ellerini dizine koyu…
Abdüllatîf el-Câmî
Abdüllatîf el-Câmî (ö. 1555-56), Semerkant ve Buhara’dan İstanbul, Halep ve Hicaz’a uzanan seyahatleri; Kanûnî’ye Kübrevî zikir telkini ve Hazînî’ye verdiği nispetle XVI. yüzyılın hareketli irşad ağını temsil eder.
Çapkun Dede (Şeyh Sâlih)
Şeyh Sâlih, kaynakların “Meczûb-ı İlâhî Çapkun Dede” başlığıyla andığı; süratli hareketleri sebebiyle bu lakabı taşıyan, vaktini ilim tahsiline ayırmış ve çevresinde güven telkin etmiş bir derviştir. Cemâziyelevvel 1112/Ekim-Kasım 1700’de v…
Seyfeddin Bâharzî
Seyfeddin Bâharzî (586/1190, Bâharz – 25 Zilkade 659/21 Ekim 1261, Buhara); Necmeddîn-i Kübrâ'nın halifesi, “şeyh-i âlem” . Moğollar'ın yıktığı Buhara'ya yerleşip şehri yeniden ihya etmiş; Altın Orda emîri Berke Han onun telkiniyle müslüman…
Zikr-i Celâl
Allah lafzıyla yapılan ism-i zât zikri. Nehrî çevresinde mürşidin telkini ve gözetimi altında yürütülen ferdî virdin başlıca biçimlerindendir.
Silsile
Tasavvuf terbiyesi, zikir telkini veya icazet bağını şeyhten şeyhe Hz. Peygamber'e ulaştıran mânevî aktarım zinciridir. Silsile yalnız kronolojik bir isim listesi değildir. Sohbet, sülûk, hilâfet, hırka, teberrük ve rivayet gibi farklı bağ…
Abdullah
(4 | (عبد Allah'ın kulu, Tanrı kulu. tas. a Allah'ın kendisinde bütün isimlerle tecelli ettiği kul. Allah ismine mazhar olan insan. Allah'ın kulları içinde derecesi en yüksek olan Abdullah'tır; çünkü o ism-i azamı kendisinde gerçekleştirmiş…
Hilâfetnâme
Bir şeyhin yetiştirdiği müride belirli bir yol veya usulde irşad, temsil yahut görev yetkisi verdiğini bildiren yazılı belgedir. Belgenin kapsamı sınırsız değildir: zikir telkini, tekke postu, belirli bölge veya genel irşad yetkisi farklı o…
Gamz-ı ayneyn
İki gözü kapatma, gözleri yumma. tas, Hz. Peygamber Hz. Ali'ye zikir telkin ederken gözlerini yummasını emretmişti (AM 45). Nakşbendiye şeyhleri de mürit adayına zikir telkin ederken gözlerini yumdu- rurlar.
Pîr-i mugân
Kelime olarak Mecûsîlerin başrahibi. Tasavvuf ve divan şiirinde aşk şarabını sunan kâmil mürşidi, kutbu ve hakikat rehberini anlatan mecazdır. “Meyhane”, “şarap” ve “sâkî” ile birlikte kullanıldığında dinî içkiyi değil, vecd, mârifet ve ilâ…
Şeyh ia
Meşayih, Suyuh, Eşyah. Yaşlı, ihtiyar, pir, bey, önder, kabile başkanı. 2. tas. a Nefsinden fani, Hak'ta baki veli; Hak dostu. b Taliplere rehberlik etmek ve onları irşat etmek ehliyetine ve liyakatına sahip olan insan-ı kâmil; rehber; deli…
ilhâm-ı Rahbânî
ilhâm-ı Rahbânî a. tas. Allah tarafından insanm ruh dünyasına telkin edildiği kabul edilen duygu için kullanılan kelâm terimi.
Cenaze
Vefat etmiş insanın bedeni ve onunla ilgili defin hazırlıklarının bütünü. Ölmek üzere olan kişiye telkin ve dua, vefattan sonra bedenin yıkanması, kefenlenmesi, cenaze namazı ve defin İslâm cenaze hukukunun temel aşamalarıdır. İşlemler ölün…
ilm-i tasavvuf
(m^s ^ Ahlâkî konuları içeren, imanın vicdanileşmesini ve fıkıh işlerinin severek ve kolaylıkla yapılmasmı sağlayan ve marifeti telkin eden bilgi birikimi
Katolik
Hıristiyanlıktaki mezheblerden biri. Roma kilisesinin kendine verdiği ad. Katolik kilisesine mensup kimse. Merkezi Roma'da (Vatikan'da) olup, rûhânî lideri papadır. Roma imparatoru Konstantin, 310 senesinde hıristiyanlığın yayılmasına izin…
Beste
Farsça, kemer bağlamış anlamına gelen bir terkip. Bektaşî rivayetlerine göre, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin başta olmak üzere onyedi oğluna kemer ve silah kuşatmış, her birine Esma-i Hüsnâ’dan birini telkin etmiştir. Onlar da, bu öğreti…
Anglikanizm
İngiltere kralı Sekizinci Henry'nin kurduğu hıristiyanlık mezhebi. Îsâ aleyhisselâmın bildirdiği Îsevîlik zamanla bozuldu. Hazret-i Îsâ'nın telkîn ettiği insanlık, merhamet, şefkat esasları tamâmen unutuldu. Bunun yerine; taassub, kin, nefr…
Hıristiyanlık
Îsâ aleyhisselâmın getirdiği hak din olan Îsevîliğin bozulmuş şekli. Hazret-i Îsâ'ya İncîl isminde bir kitab nâzil oldu (indi). Fakat yahûdîler bu kitabı seksen sene içinde yok ettiler. Asıl İncîl'i değiştirerek şahsî düşüncelerin ve bozuk…
Abdu’l-Kerîm
el-Kerîm, fazilet türlerinin hepsine sahip anlamını ihtiva eder. Allah’ın, el-Kerîm isminin vechini gösterdiği (yani, el-Kerîm ibmine mazhar kıldığı) kişi. O, keremi tecellî ettirir. Zira, kerem O (Allah)nun kadrini bilmeyi ve O’nun sınırın…
İnabe Vermek
Bir mürşidin bağlı olduğu maneviyat yolunu, isteyen kişiye telkin etmesine inâbe vermek denir.Dikkatle bak, üstadın olan hâne haraba Ehlinden al, ister isen eğer almak inâbeİhsan Hamâmîzâde
Nefy Ü İsbat
Yok etme ve var etme anlamlarına iki Arapça kelime. Nakşî ıstılahıdır. Nakşî büyüklerinden gelen ikinci zikir şekli. Kalp ile yapılan Hafî zikrin Nefy ü İsbât ile yapılmasıdır. Müride telkin edilen “La ilahe illallah” kelime-i tevhidi Nefy…
Şerbet Vermek
Bedeviye tasavvuf okulu ıstılahındandır. Bey’at töreni yapılırken, mürşidin yaptığı telkin ve içirdiği şerbet için, şerbet vermek tabiri kullanılır. Şerbet, yedi şeyle birlikte verilirdi. Müridin çok cezbeli olması istenirse şerbet, nefes v…
Telef
Arapça, helak olmak, heder olmak demektir. Telef, ölümden ibarettir. Ölüm ve helak olma (telef), vakti gelince helak olması beklenen şeye denir.TELKİN; Arapça, birine bir söz anlatmak, öğretmek, dikte etmek anlamlarında kullanılan bir kelim…