ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
4 sonuç · “Savlet”
01Savlet
Arapça, hamle ve hücumu ifade eden bir kelime. Haller sebebiyle mürid ve mutavassıtların, kendi durumunda olanlara, sözlü sataşmada bulunmaları. Bu zemmolunmuştur. Kişinin kendinden üstüne dil uzatması küstahlık, altında bulunana konuşması tamamen ma’rifetten ibarettir. Kendisi gibi olana dil uzatması ise. sû-i edebdir. Sâdıklar sükûn azlığı sebebiyle, Allah tarafından, Allah’tan gayri şeye savlet eder. Peygamber Efendimiz (s) şöyle der: “Allahım! Seninle saldırır, Seninle hücum ederim.” Savlet, tesir mânâsına da gelir. Meselâ, şu ibarede bunu görürüz. “Cüneyd”in sözlerinde bâtıl sözlerde bulunmayan bir savlet (tesir) vardır”. “Batılın savleti (tesiri) olur, devleti olmaz”. “Nice söz vardır ki savidan (saldırı) daha etkilidir”.
Sayfalar 196–203
Muzaffer Ozak Külliyatı · Melekler, onun bu isteğinin pek büyük olduğunu gördüler ve: — Yâ Rab!.. Cennete ve nezd-i ilâhinde bir ev istiyormuş, dediler. Allahu sübhanehu ve tealâ buyurdu: — Âsiye kuluma ist
Sayfalar 270–276
Muzaffer Ozak Külliyatı · ederken, katlolunmayı, sonra tekrar dirilmeği, tekrar katlolunmayı ve tekrar dirilmeyi diler ve defalarca şehit düşmeyi isterdim. Şehitlik rütbesini ihraz etmeğe bu derece arzu ve
Sayfalar 724–730
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bu fâni âlemde zât-ı ülühiyyetine hakkıyla kulluk eden, rizayı ilâhiyyene iletecek Hak yoluna giden âşıklar ve sadıklar arasında selim ve sâlim bir kalbe sahip olan, zikrullah ile