ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
5 sonuç · “Minâre”
01İbrâhim Hamdi Ispartavî
Muhammed Sâdık Erzincânî'nin önde gelen halifesi ve ardından Alaca Minare Tekkesi postnişîni; Zenbûrî ve Şâbânî nispetleriyle anılır.
Muhammed Sâdık Erzincânî
Nakşibendî-Müceddidî ve Kādirî-Abdülvehhâb eğitimlerini aynı zikir ve seyrüsülûk tertibinde birleştiren, Üsküdar Alaca Minare Tekkesi şeyhi ve dört temel risalenin müellifi.
Şeyh Sâlih Şemsî Rifâî
Hulefâ-i müşârünileyhimden Şeyh Sâlih Efendi, Fâtih civârında Tahta Minâre Dergâh-ı şerîfi bânîsi olup 1203/(1788)'te Karagümrük’te tevellüd eylemiştir. Fâtih’te derse devâm ile icâzet alıp Şehzâde Câmi'-i şerîfine müderris olmuştur: Hattât-ı şehîr İsmâîl Zühdî merhûmdan hüsn-i hat taallüm etmiştir. Müşârünileyhin Odabaşı Şeyhi ve Nûrî Efendi halîfesi
Tahtaminare Şeyhi Hâfız Mehmed Efendi
Tahtaminare şeyhi Hâfız Mehmed Efendi, 1873'teki vefatına kadar İstanbul Rifâî çevresiyle Cerrâhî Âsitânesi'nin zâkirbaşı-musiki ağını birbirine bağlayan icracılardan biriydi.
Minâre
Câmilerde, müezzinlerin çıkıp ezân okuduğu yüksek yer. Minâre ilk defâ Mısır vâlisi Mesleme bin Mahled tarafından hazret-i Muâviye'nin emri ile yaptırılmıştır. (İbn-i Âbidîn) Minâre yapmak, müstehâbdır. Çünkü müezzinin, ezânı yükseğe çıkıp okuması sünnettir.Minâre, bu sünnete yardım etmektedir. (Abdülganî Nablüsî) Mezar üzerine mum yakmak, minârede kandil yakmak ve câmilerde şarkı ve oyun havaları şeklinde mevlîd okutmak gibi adaklar adak olmaz. (İbn-i Âbidîn)