ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
6 sonuç · “Hâbîl”
01Rükneddin Abdüsselâm b. Abdülvehhâb el-Geylânî
Rükneddin Abdüsselâm b. Abdülvehhâb el-Geylânî (ö. 611/1214), Abdülkādir-i Geylânî'nin torunu; Bağdat'taki aile medresesinde görev alan ve Zenbûriyye'nin Kādirî silsile yazmasında Abdülvehhâb ile Muhammed Ma‘sûm Müzenî arasında kaydedilen şahsiyettir.
Vehhâbîlik
İslâmî tarikatlerden 18. yüzyılda ortaya çıkan, Muhammed b. Abdülvehhâb (öl. ve 1206 /1792) a nispet edilen dinîsiyasî hareket, Arabistan’da doğmuş; “ehl-i sünnet” (bk. bu madde) çerçevesinde kalan ve “ehl-i hadis” (bk. bu madde) çizgisinde bir inanç bütünlüğü içinde yayılmış; 19. yüzyıldan sonra siyasî bir kimlik kazanmış; 20 yüzyılla birlikte Anadolu’da ve farklı coğrafyalarda geniş bir taraftar kitlesi oluşturabilmiş tarikatlerden biridir. Başlangıçta Hanbelî mezhebini be V nimsemekle birlikte zaman içinde aşarılığa kaçmışlar, Allah’ın sıfatları kesin sıfatlardır, Kur’ân-ı Kerîm kesin delildir, namazlarm cemaatle kılınması farzdır, sigara ve nargile içki gibi yasaktır, Hz. Peygamber’in hırkasmı ve sakalım ziyaret şirktir, taş üzerinde secde etmek ve Kerbelâ ile Meşhed’i ziyaret şirktir gibi hükümler ile bu aşınlığı sergilemişlerdir.
Hâbîl
Âdem peygamberin iki oğlundan biri, Kabil’in kardeşi.
Cennetü'l-bakī
Medine · Suudi Arabistan · Babası Muhammed el-Bâkır ve dedesi Zeynelâbidîn'in kabirlerinin yanına defnedildiği kabristan; mezarı Vehhâbîler'in tahribine kadar ziyaret mahalli olarak kalmıştır. İlişkili kişi dosyası Ca‘fer es-Sâdık : Ca‘fer es-Sâdık (ö. 148/765), Medine’de yetişen Ehl-i beyt imamı, güvenilir hadis râvisi ve müctehid fakih; zühd, ilim ve mârifet mirasıyla Nakşibendiyye, Bektaşiyye ve başka irşad silsilelerinde müşterek halka kabul edilen büyük İslâm âlimidir.
Hasan-ı Basrî'nin Tasavvuf Silsilelerindeki Yeri
Tarihî temas, ilmî isnad ve manevî aidiyet katmanları. Tezin bütün ilgili bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
SEMÂ ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 25. bölüm · Bu bölüm, semâ’ın edeblerini, sema yaparken düşen hırkayı parçalamanın hükmünü, bu hususta büyüklerin işâretlerini, bu konuda tavsiye edilen ve sakındırılan durumları içine almakta