ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
8 sonuç · “Abdu’l-Hamîd”
01Ebü’l-Hüdâ es-Sayyâdî
Ebü’l-Hüdâ Muhammed b. Hasan Vâdî es-Sayyâdî (1850–1909), Rifâî-Sayyâdî şeyhi ve iki yüzü aşkın Arapça eserle anılan müelliftir. II. Abdülhamid devrinde İstanbul ile Arap vilâyetleri arasında dinî, toplumsal ve siyasî aracılık yapmış; nüfuzunun gerçek sınırları ise hem çağdaşları hem modern araştırmacılar arasında tartışılmıştır.
Hâfız İsmâil Hakkı Efendi
Hâfız İsmâil Hakkı Efendi (1852-1913), Zeyrek'te muallimlikten saray imamlığına yükselen; Ya‘kūb Han ve Şâbânî çevresiyle irtibatlı kāri ve sûfîdir.
MOLLA HAYÂLÎ HAZRETLERİ
MOLLA HAYÂLÎ HAZRETLERİ Ricâl-i Zeyniyye’den olup, ism-i şerîfleri Ahmed’dir. İzniklidir. 875/(1470) senesinde otuzüç yaşında iken irtihâl-ı dâr-ı bakâ eylediler. Bursa’da, Molla Hüsrev civârında, Zeynîler yakınındadır. Türbelerinin üstü açıktır; Sultân Abdülhamîd Hân-ı sânînin Baş Mâbeyncisi Hacı Ali Paşa merhûm ta’mîr ve tecdîd eylemişti. Ziyâret…
Muhammed Küfrevî
Pîr Muhammed Küfrevî (1191/1777, Küfra/Şirvan, Siirt – 1316/1898, Bitlis); Nakşibendiyye-Hâlidiyye'nin Küfreviyye kolunun pîri . Türbesini II. Abdülhamid bir İtalyan mimara yaptırdı; halifeleri arasında Alvarlı Muhammed Lutfi vardır.
Muhammed Râşid Efendi
Muhammed Râşid Efendi, Zeyrek Mektebi’nde çok sayıda hâfız yetiştiren, II. Abdülhamid’in birinci imamlığına ve Rumeli kazaskerliği pâyesine ulaşan; Hammâmî Muhammed Tevfik Efendi ile Ya‘kūb Han çevresinde yetişen kāridir.
Seyyid Fehim Arvâsî
Seyyid Fehîm-i Arvâsî (1241/1825, Arvas – 1313/1895, Arvas); Nakşibendî-Hâlidî şeyhi ve âlim. Seyyid Tâhâ-yı Hakkârî'nin halifesi; 93 Harbi'nde talebeleriyle Doğubayazıt cephesine gitmiş , hac yolunda II. Abdülhamid'in sarayında on iki gün misafir edilmiştir. Soyu Hz. Hüseyin'e ulaşır.
Tal‘at Efendi
Tal‘at Efendi (ö. 1902), Çerkeşî-Şâbânî çevresinde tanınan; II. Abdülhamid devrinde bir itham üzerine Medine’de ikamete mecbur edilen ve burada vefat eden şeyhtir.
Abdu’l-Hamîd
el-Hamîd, öğülmeye lâyık olan demektir. Hakk’ın üzerine öğülen sıfatlarla tecellî ettiği kuldur, insanlar (Abdü’l Hamîd olan) kulu öğdükleri hâlde, o, sadece Allah’ı öğer. Kur’an’da onyedi yerde geçer.ABDU’L-HALîM: el-Halîm, acele ve kızgınlıkla muamele etmeyen demektir. Bu ismin tecelî ettiği kul, kendisine karşı suç işleyene ceza vermede acele etmez, ona yumuşak davranır. Kendisine eza edenin sıkıntısına, sefihlerin sefihliğine tahammül eder, kötülüğü iyilikle savar. Kur’an’da onbeş yerde geçer.