ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
4 sonuç · “Abdu’ş-Şekûr”
01Seyyid el-Hâc Abdüşşekûr Efendi el-Cerrâhî
Seyyid el-Hâc Abdüşşekûr Efendi el-Cerrâhî (1098/1686-87–1187/1773), Moravî Yahyâ Şerefeddin'in oğlu; kıraat âlimi, âsitâne aşçısı, otuz çiftliklik vakfın kurucusu ve Cerrâhî Âsitânesi'nin “Çelebi Efendi” diye anılan yedinci postnişinidir.
Şerif Abdüşşekûr Efendi
Şerif Abdüşşekûr Efendi (1869–1921), Ahmed Muhyiddin Efendi’nin oğlu ve ardından Tophane Kādirîhânesi postuna geçen Rûmiyye-Kādiriyye şeyhidir.
Şeyh İsmâil Gavsî Efendi
İsmâil Gavsî Efendi (d. 1892), Abdüşşekûr Efendi’nin oğlu; modern mektep, hukuk ve mûsiki eğitimi alan, I. Dünya Savaşı’nda görev yapan ve 1921’de Kādirîhâne postuna geçen şeyhtir.
Abdu’ş-Şekûr
eş-Şekûr, az iyiliğe çok mükâfat veren demektir. Bu kul, Rabbisine daimî şükür halindedir. O, ni’meti ancak O’ndan gelmiş olarak görür. Bela ve cezalandırma şeklinde bile olsa O’ndan gelen her şeyi, sadece ni’met olarak değerlendirir. Çünkü, bela ve cezalandırmanın içindeki ni’metin farkındadır. Hz. Ali (r) şöyle der: “Evliyasına rahmeti, cezalandırması kadar geniş, düşmanını cezalandırması, rahmeti kadar şiddetli olan Allah’ın sânı, ne yücedir!” Kur’an’da on yerde geçer.