Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

157 sonuç · toplam 157 · “helâl” · 4/7

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Öşr (öşür, Uşur)

Onda bir. Topraktan alınan mahsûlün zekâtı. Öşür vermek dînî delîllerle sâbittir. Nitekim "Ekinin hakkını biçildiği gün verin" (En'âm sûresi: 141) meâlindeki âyet-i kerîme ile farz kılınmıştır. (İbn-i Âbidîn) Semânın (yağmurun) suladığı mah…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nebiz

Hurma veya kuru üzümü soğuk suda bırakıp, şekeri suya geçince, kaynayıncaya kadar ısıtıldıktan sonra soğuyunca süzülerek elde edilen sıvı. Ne bizin tadı keskin olsa da, sarhoş yapmadıkça, içmesi helâl olur. Isıtılmazsa, köpürünce ve tadı ke…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nisâ Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin dördüncü sûresi. Nisâ sûresi, Medîne'de nâzil oldu (indi). Yüz yetmiş altı âyet-i kerîmedir. Nisâ, kadınlar demektir. Sûrede; toplum içinde kadınların hukûkî ve ictimâî yer ve değerlerinden bahsedildiği için, Sûret-ün-Nisâ…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nesî

Yer değiştirmek, geri bırakmak; Eşhur-ül-hurum (haram aylar) denilen ayları değiştirmek, geri almak. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Nesî, küfürde ziyâde olmaktır. Kâfirler bununla aldatılır. Bir ayı helâl sayarlar. Başka sene ise, bu…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hîle-İ Bâtıla

Haramı helâl ve helâli haram yapmak veya farzı kendisine uygun gelecek şekilde yapmak yâhut birinin hakkına mâni olmak veya haksız mal ele geçirmek için yapılan hîle. Farz olduktan sonra zekât vermemek için hîle-i bâtıla yapmak haramdır. (İ…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hill

Hac veya umre için ihrâma girilen mîkât denilen yerler ile Harem yâni Mekke şehri sınırı arasına verilen ad. Harem adı verilen yerde ihramlı iken yapılması haram (yasak) edilen şeyler, burada helâl olduğu için Hill adı verilmiştir. Hill'in…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Humûd

Durgunluk, uyuşukluk; bir mâni olmadığı halde bekârlığı istemek. Şehvet ve iffetin azlığı. Şehvetin (hayvânî rûhun kendine tatlı gelen şeyleri istemesi) lüzûmundan az olması humûddur. Böyle kimse, hasta olduğundan veya hayâsından (utanmasın…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hükm-İ Müleffak

Helâl ve haram, emir ve yasak, ibâdet ve tâatte, belli bir mezhebin hükümlerine uymayıp, birkaç mezhebin hükümlerini karıştırarak kolayına geleni seçtiği hüküm. (Bkz. Telfîk) Dört mezheb âlimleri, hükm-i müleffak bâtıldır geçersizdir, buyur…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

San'at

Ustalıkla, hünerle yapılan iş. En iyi ticâret bezzâzlıktır, yâni kumaş satmaktır. En iyi san'at, terziliktir. (Hadîs-i şerîf-Kimyây-ı Seâdet) Allahü teâlâ, fende ilerleyen, san'at sâhibi olan kulunu elbette sever. (Hadîs-i şerîf-İbn-i Adî v…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Seker

Hurmadan elde edilen içki, bir nevi şarap. Hurma su içinde ısıtmadan bırakılınca, köpüklenir ve tadı keskin olursa buna seker denir. Damlası haramdır. Eğer gazlanmaz ve tadı keskin olmazsa, içilmesi sözbirliği ile helâl olur. (İbn-i Âbidîn)

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Halâl Lokma

Haram olmayan, dinde yenilmesi yasak edilmeyen yiyecek. Helâl lokma yemeyen kimse, Allahü teâlâya itâat etme gücünü kendisinde bulamaz. Helâl lokma yiyen kimse de Allahü teâlâya isyankâr olmaz. (Ali Râmitenî)

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sürme

Kirpik diplerine sürülen bir çeşit siyah madde, kühl. Üç şey, gözü kuvvetlendirir: Sürme çekmek, yeşilliğe ve ( bakması helâl olan ) güzel yüze bakmak. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, misvâkını ve tarağını yan…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şehîd (eş-Şehîd)

1. Allah yolunda harb ederken, Allahü teâlânın ism-i şerîfini yüceltmeye (İslâmı yaymaya) çalışırken veya düşman saldırdığında vatan, din ve milletini, ırz ve nâmûsunu müdâfâ ederken ölen müslüman. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyur…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şehîd-İ âhiret

Bir kimsenin Allah için olan cihâdın hazırlığı esnâsında tâlimlerde veya zulüm ile öldürülmesi veya cihâdda ve eşkıyâ, âsî, yol kesici, gece hırsızla vuruşmada yaralanarak hemen ölmeyip bir namaz vakti çıkıncaya kadar yaşayan veya başka yer…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hesâb (hisâb)

Öldükten sonra, dünyâda yaptıkları işlerden dolayı insanların sorguya çekilmesi. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: (Ona şöyle diyeceğiz): Oku kitâbını, bugün üzerine hesâb görücü olarak nefsin sana yeter. (İsrâ sûresi: 14) Âh…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hırs

Bir şeye aşırı düşkünlük, şiddetli istek. İki aç kurt bir koyun sürüsüne girdiği zaman yaptıkları zarardan, mal ve şöhret hırsının insana yapacağı zarar daha çoktur. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Âdemoğlu helâk olsa, ihtiyârlasa bile, onda hırs ve…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şereh

İnsanın muhtâc olduğu şeylerin lüzûmundan fazlasını istemesi, şiddetli hırs, tamahkârlık, aç gözlülük. Şereh sâhibi, helâl ve haram gözetmeksizin her istediğini elde etmeye çalışır. Başkalarının zarârına da olsa beğendiği şeyleri toplar. (M…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şuhh

Mala düşkün olup, fakirlere vermeyi sevmemek, cimrilik etmek. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Şuhhtan korunan kimse, dünyâda ve âhirette kurtuluşa ericidir. (Haşr sûresi: 9) Şuhhtan kaçının. Çünkü sizden evvel geçenleri o helâk etti. O…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şüpheli Şeyler

Helâl ve haram olduğu açıkça bildirilmeyen şeyler; şüpheliler. Helâl olan şeyler bellidir, haram olan şeyler de bellidir. İkisi arasında örtülü bulunan şüpheli şeyleri tanımak güçtür. Şüpheli şeylerin etrâfında dolaşan harama düşer. (Hadîs-…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İtâ'at

Söz dinleme, boyun eğme, emre göre hareket etme. Sözünden çıkmama. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruluyor ki: Allahü teâlâya ve O'nun peygamberlerine itâat edenler, âhirette Peygamberlere ve sıddıklara ve şehîdlere ve sâlihlere verilen nîmetler…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İttikâ

Allahü teâlâdan korkma, haramlardan, günâhlardan sakınma. (Bkz. Takvâ) Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki: Küçük hatâlar müstesnâ günâhların büyüklerinden ve fuhşiyattan kaçınanlara gelince; muhakkak Rabbin mağfireti bol olan…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abası Kırk Yerinden Yamalı

Bu deyim, dilimize tasavvuftan geçmiştir ; dervişlerin abalarının yırtık pırtık olmasını ifade eder. Eskiden dervişler, hırkalarının helal maldan olmasına itina gösterirler, bu yüzden mallarının helâl olduğuna inandıkları sufilerden kumaş p…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Aykaççile

Farsça, kırk anlamına gelen çihil’den düzenlenmiş bir terim. Bir şeyh nezaretinde derviş, karanlık bir hücrede yalnız başına kırk gün süre ile az uyumak, az yemek, az içmek ve mümkün mertebe sürekli ibadetle meşgul olur ki bu olaya, çile de…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Dervişlik

Tarikata mensubiyet manasını ifade eder. Dervişlik, İslâm’a bağlanmakla olur. islâm’ın ihlâsla, sıdk ile takva, vera üzere yaşanmasına dervişlik denir. Dervişlikte fakirlik şartı koşan mutasavvıflar olduğu gibi, Hoca Ubeydullah Ahrâr Taşken…

↗