ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
85 sonuç · toplam 85 · “âl-İ İmrân” · 3/4
01Tezekkür
1.3.7. Tezekkür ve Tefekkür Özü itibariyle düşünme eylemini ifade eden tezekkür ( ركذتلا) ve tefekkür (ر كفتلا) kavramları Herevî’nin “Başlangıç” kısmındaki makamlar arasında ele aldığı kavramlardandır.573 Tezekkür, sözlükte “hatırlamak, an…
Vehhâb (el-Vehhâb)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden), mahlûkâtına (yarattıklarına) ihsân hazînelerinden karşılıksız veren Allahü teâlâ. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Yâ Rabbî! Bizi doğru yola hidâyet ettikten ( ilettikten ) sonra…
Enbiyâ
Nebîler, peygamberler. Yeni din ile gönderilmeyip, insanları önceki dîne dâvet eden peygamberler Nebî kelimesinin çoğulu. Yeni bir din ile gönderilen peygambere ise, resûl denir. (Bkz. Nebî, Peygamber) Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen bu…
âyât-I Hırz
Okunduğunda veya üzerinde taşındığında Allahü teâlânın muhâfazasına (korumasına) kavuşmaya vesîle (sebeb) olan âyet-i kerîmeler. Bir köylü, Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) yanına geldi. Kardeşinin ağır hasta olduğunu söyledi. "H…
Azm Etmek
Kalbde devamlı kalan ve yapmaya kesin kararlı olunan düşünce, kasd, niyet, karar verme. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: İşlerinde Eshâbın ile meşveret et. Onlara danış. Bundan sonra bir işe azmettiğin zaman, Allahü teâlây…
Bedr Gazvesi
Peygamber efendimizin Mekkeli müşriklerle yaptığı ilk savaş. Bu muhârebede müslümanlar üç yüz on üç, müşrikler bin kişiydi. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Bedr muhârebesinde düşmana nisbetle daha az ve zayıf olduğunuz hâlde…
Tâbi
Uyan. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Ey sevgili peygamberim! Onlara de ki: Eğer Allahü teâlâyı seviyorsanız ve Allahü teâlânın da, sizi sevmesini istiyorsanız, bana tâbi olunuz! Allahü teâlâ bana tâbi olanları sever. (Âl…
Vekîl (el-Vekîl)
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Mahlûkâtın dünyâda ve âhirette işlerini hakkıyla yerine getiren, rızkları veren, tevekkül etmeye (kendisine güvenilmeye) lâyık olan. Bir kısım kimseler mü'minlere; "Düşmanlarınız s…
Velî (el-Veliyyü)
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Mü'minleri seven, onlara yardım eden, işlerini bitiren, sevdiklerini sevmediklerine gâlib, üstün kılan, kâfirleri sevmeyen. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Allahü teâlâ mü'min…
Zekeriyyâ Aleyhisselâm
İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden. Yahyâ aleyhisselâmın babasıdır. Soyu Süleymân aleyhisselâma ulaşır. Mûsâ aleyhisselâmın dîninin emir ve yasaklarını insanlara tebliğ etti. Yahûdîler tarafından şehîd edildi. Kabri Haleb'dedir. Al…
Ganî (el-Ganî)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Hiçbir zamanda, hiçbir mekânda, hiçbir hâlde, hiçbir şeye muhtâc olmayan. Allahü teâlâya, hiçbir şekilde başkasına muhtaç olmayan mânâsına Ganiy-yi mutlak da denir. Allahü teâlâ Kur'â…
Müsâreat
İbâdetleri ve hayırlı işleri yapmakta acele etmek. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Rabbinizden mağfiret istemeye ve Cennet'e girmeye müsâreat ediniz. (Âl-i İmrân sûresi: 133)
Müstağfîr
İstiğfâr eden, Allahü teâlâdan günâhlarının bağışlanmasını isteyen. (Bkz. İstiğfâr) Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: (O takvâya erenler) ; "Ey Rabbimiz, biz îmân ettik. Artık bizim günâhlarımızı bağışla ve bizi o ateşin azâbından koru"…
Müşâvere
Aklı, fikri kuvvetli, ileriyi gören kimseler ile bir konu üzerinde konuşma, görüşme, danışma, meşveret etme, görüşüne baş vurma. (Bkz. Meşveret) Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: ... (Ey Resûlüm!) Eshâbın ile müşâvere et. Onla…
Müteşâbihât
Mânâsı kapalı âyet-i kerîmeler ve hadîs-i şerîfler (Bkz. Âyet) . Müteşâbihâta îmân etmeli, mânâsını Allahü teâlâya bırakmalıdır. Bunlar, Allahü teâlânın sevdiklerine bildirdiği sırların sembolleri, işâretleridir. Bunları anlıyanlar açıklama…
Ölüm
Rûhun bedene olan bağlılığının sona ermesi, rûhun bedenden ayrılması, mevt. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Her nefs (canlı) ölümü tadacaktır. (Âl-i İmrân sûresi: 185) İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar. (Hadîs-i şerîf-İhyâu Ulûmiddî…
Şehîd (eş-Şehîd)
1. Allah yolunda harb ederken, Allahü teâlânın ism-i şerîfini yüceltmeye (İslâmı yaymaya) çalışırken veya düşman saldırdığında vatan, din ve milletini, ırz ve nâmûsunu müdâfâ ederken ölen müslüman. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyur…
Hayy (el-Hayyü)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Dâimâ hayât sâhibi ve diri olan, hep var, varlığı ezelî ve ebedî (sonsuz) olan. Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki: Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. O, Hayy ve kayyû…
İstişâre
Danışma, mühim bir iş için güvenilir birisiyle fikir alış-verişinde bulunma. Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki: Uhud harbinde sen, Allahü teâlâdan gelen bir merhâmetle onlara yumuşak davrandın. Eğer katı yürekli olsaydın elb…
Bir Sürçen Atın Başı Kesilmez
Yanılarak yapılan kusurların bağışlanması, tekrarlanması durumunda da cezalandırılması, bu sözle ifade olunur. Affedicilik fazilettir. Kur’an-ı Kerim’de (Ve’l-âfîne ani’n-nâs) “insanları affedenler” (Âli-imran/134) buyurulur.BİR ŞEM’A (MUM)…
Herkesin İçyüzünü Allah Bilir
Herkesin içi, diğerine göre gayb durumundadır. Sadr (iç) da olanı kul bilmez. Ayette de bu husus şöyle bildirilir: “Allah sadr (kalp, iç âlem) da olanı bilir”. (Al-i İmran/154) İşte bu yüzden, dış görünüşte kötü gibi görünen kişi, iç âlemi…
Hikmetinden Sual Olunmaz
Allah hiçbir şeyi boşa yaratmamıştır (Al-i İmran/191). Yarattığı herşeyin bir hikmeti vardır. Bu, herşeyin hikmetinin anlaşılmayacağını, bilinemeyeceğini, bu yüzden de ona, “hikmeti nedir?” diye soru sorulamayacağını belirten bir atazözüdür…
Kantara
Arapça’da büyük köprüye kantara denir. Dünya, kişiyi âhirete ulaştıran bir köprü durumundadır. Âl-i imran Suresi’nin 14 ve 15. âyetleri, dünya ve âhiret kıyaslamasını yapar ve hangisinin daha önemli olduğunu açıklarken orada şu ifadeler kul…
Ümmü’l-Kitap
Arapça, kitabın annesi anlamında bir isim tamlaması, ilk akıl, zatın künhünün mâhiyeti, haki-katlarm mâhiyetleri. Bu tabir Al-i İmran suresinin başında geçen, (Âl-i imrân/7) Arşın üstündeki kaza ve kader levhası yani Levh-i mahfûz’dur.Yok k…