Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

81 sonuç · toplam 81 · “Nâkıl” · 2/4

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Akl-ı ferzâne

Bilgece ve olgun akıl. Bilgiyle tecrübeyi birleştiren, sonuçları tartarak hüküm veren kavrayışı anlatır.

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

akl-ı evvel

Yaradılışla ilgili olan akıl ve zekâ. 2. (eski felsefede) Allah, e Cenâb-ı Hak (Eskilere göre, Cenâb-ı Hak akl-ı evvel değil, akl-ı evvel olan Cenâb-ı Hak’tan sâdır olur.). akl-i fa'âl a. (Jlü Jk) (hare ketli akıl) 1. Cebrail. 2. tas. Akim…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mücâdele

Karşısındakinin câhilliğini veya haksızlığını ortaya koymak ve kendisinin akıl, fazîlet ve şeref bakımından üstün olduğunu isbât etmek için iki kişinin bir şey üzerinde tartışması. Haksız olduğu hâlde mücâdeleden vazgeçen kimseye Allahü teâ…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Muhkemât

Kur'ân-ı kerîmdeki mânâsı açık, meydanda olan, anlaşılabilen âyet-i kerîmeler. Muhkemin çoğulu. (Bkz. Âyet) Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: (Ey Habîbim!) Sana Kur'ân'ı, Allahü teâlâ inzâl etti (indirdi) . Onun bir kısmı muhk…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ma'nevî Kuvvet

Müdrike (anlayıcı) kuvvetlerinin üçüncüsü olup, insanların havâssına, seçilmişlerine mahsûs anlayıcı kuvvet. Müdrike (anlayıcı) kuvvetlerin üçüncüsü mânevî kuvvettir. Mânevî kuvvetle anlaşılan şeyler, akıl ve his kuvvetleriyle anlaşılamaz.…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mukarrebûn

1.1.2. Ebrâr, Sâbikûn ve Mukarrebûn Ebrâr ( راربأ لا), sâbikûn (ن وقباسلا) ve mukarrebûn (ن وبرقملا) kavramları mutasavvıflarca müminlerin ve özelde tasavvuf ehlinin dereceleri ile ilgili olarak sıklıkla atıfta bulunulan kavramlardır. Öyle…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Meşveret

Aklı, fikri kuvvetli, ileriyi gören kimse ile bir konu üzerinde fikir alış-verişinde bulunma; danışma. (Bkz. Müşâvere) Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Onlar ki, Rableri için dâvete icâbet etmekte namazı dosdoğru kılmaktadırl…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tabakât-Ül-Fukahâ

1. Fıkıh âlimlerinin tabakası. Helâl ve haramı, emir ve yasakları bildiren fıkıh ilmi ile uğraşan âlimlerin dereceleri. Tabakât-ül-fukahâ, yedi derece olup, birinci derece, müctehid fiş-şer' (mutlak müctehid); ikinci derece, müctehid fil-me…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tezekkür

1.3.7. Tezekkür ve Tefekkür Özü itibariyle düşünme eylemini ifade eden tezekkür ( ركذتلا) ve tefekkür (ر كفتلا) kavramları Herevî’nin “Başlangıç” kısmındaki makamlar arasında ele aldığı kavramlardandır.573 Tezekkür, sözlükte “hatırlamak, an…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Akl (akıl)

İdrâk kuvveti, doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden, faydalıyı zararlıdan ayırmaya yarayan kuvvet. ... Akıl, sâhibini iyiliğe götürür, kötülükten alıkor. Aklı olgunlaşmadıkça kişinin dîni doğru ve îmânı kâmil (olgun) olmaz. (Hadîs-i şerîf-İhyâ)…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Akl-I Feâl

İşrâkiyye (Yeni Eflâtunculuk) felsefesinde ukûl-ı aşerenin (on akılın) sonuncusu olup, yaşadığımız âlemle alâkalı akla verilen ad. Öldürme ve yaratma işlerine bakan mertebe. Felsefecilerin akl-ı feâl dedikleri yalnız onların hayâllerinde bu…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Akl-I Meâd

Ebedî rahata kavuşmak, Cennet'te ebedî kalmak ve Cehennem azâbından kurtulmak için hâlini ıslâh etmeyi, düzeltmeyi düşünen, uzak görüşlü, dünyâya değil, âhirete değer veren akıl. Akl-ı meâd, peygamberlerde (aleyhimüssalevâtü vetteslîmât) ve…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Akl-I Meâş

Yemek, içmek, evlenmek, helâl, haram demeden kazanmak ve eğlenmek gibi hep bedenin râhatını ve nefsin menfaatini düşünüp, âhireti düşünmeyen akıl; akl-ı meâdın zıddı. Akl-ı meâş, dünyânın geçici lezzetlerine bakarak, (büyüklenmek, kıskanmak…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Akl-I Sakîm

Kısa görüşlü akıl. Düşündükleri şeylerde ve yaptıkları işlerde yanılan ve çok kere pişmanlığa sebeb olan akıl. Akl-ı sakîm bâzan doğruyu bulur, bâzan yanılır. Yanılması daha çok olur. En akıllı denilen kimse, mütehassıs (uzman) olduğu dünyâ…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Aliyy (el-Aliyy)

Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden).Yüce olan. Mahlûkâtın ( yaratılmışların) akıl, ilim (bilgi) ve anlayışlarının erişemediği yücelikte olan. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: "O (Allah) Aliyy'dir. Hakîm (…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Amelde Mezhep

Mutlak müctehid denilen derin âlimin, Kur'ân-ı kerîm, hadîs-i şerîf, icmâ ve Eshâb-ı kirâma âit nakilleri esas alarak, iş ve ibâdetle ilgili hükmü açıkça bildirilmeyen husûslarda çıkardığı hükümlerin hepsi. (Bkz. Müctehid) Amelde mezhebleri…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Azîm (el-Azîm)

Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Büyüklüğüne, beşer (insan) aklının ve hiçbir mahlûkun (yaratılmışın) düşüncesinin erişemediği, hakîkatini kimsenin bilemediği zât. Allahü teâlânın büyüklüğü bildiğimiz gördüğümüz şeyl…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Söyleyen Bilmez

Vahdet sırrına vâkıf olan kişi bu sırrı söylemez. Şayet söylerse, bireysel zevkî bir tecrübe mahsûlü (sübjektif) olması dolayısıyla, o tecrübeyi zevk etmekten (tadmaktan) mahrum kalan kişi, anlatılanı anlamaz. Şeyh Sadi Şirâzi bu konuda şöy…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bâyi'

Satan, satıcı, dînimizce satış yapabilme ehliyetine sâhib kimse. Bâyi'in satış yapabilmesi için akıllı olması şarttır. Bâyi', malın aybını müşteriden (alıcıdan) gizlememeli, hepsini olduğu gibi göstermelidir. Resûlullah sallallahü aleyhi ve…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bedr Gazvesi

Peygamber efendimizin Mekkeli müşriklerle yaptığı ilk savaş. Bu muhârebede müslümanlar üç yüz on üç, müşrikler bin kişiydi. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Bedr muhârebesinde düşmana nisbetle daha az ve zayıf olduğunuz hâlde…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tecribî İlimler

Tecribe ve müşâhede (gözlem) ile elde edilen bilgiler, ulûm-i akliyye (aklî ilimler). Bâzılarının İslâmiyet'ten ayrı ve uzak gördükleri tecribî ilimler, fenler, vesîkalar ve senetler hep İslâm dîninin birer şûbesi, dallarıdır. Yâni dînimiz…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Vitr Namazı

Yatsı namazından sonra kılınan üç rek'atlik vâcib namaz. Vitr namazının vâcib olduğu şu hadîs-i şerîf ile bildirildi: Rabbim bana farz kıldığı namazlara bir namaz daha ekledi; bu vitr namazıdır. (Hadîs-i şerîf-Müsned-i Ahmed) İmâm-ı a'zam v…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Zî Rahm-İ Mahrem

Bir erkeğin ve kadının nikâhlanıp hiç evlenmeyeceği, kan ile olan nesebten (soydan) akrabâsı. Zî rahm-i mahrem şunlardır: Erkekler: 1) Baba, 2) Baba ve annesinin babası, 3) Oğlu, oğlunun oğlu, 4) Erkek kardeşi, 5) Erkek kardeşinin oğlu, 6)…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sakîm Akıl

Hasta, ileriyi göremeyen akıl. (Bkz. Akıl) Sakîm akıllılar yaptıklarından hep pişmân olurlar. Niye yaptım diye dövünürler. Böyle bir akla nasıl güvenilir. Bunların aklı dinde senet olmaz. (Seyyid Abdülhakîm)

↗