ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
663 sonuç · toplam 663 · “Âdâb” · 15/28
01Sa’ak
Yıldırım düşmesi, şiddetli gürlemek, bayılıp kendinden geçmek ve helak olmak gibi çeşitli anlamlarıolan Arapça bir kelimedir. Kur’an-ı Kerimde, Hz. Musa’nın Tur-ı Sina’daki bayılışı konusunda geçer: “Musa, tayin ettiğimiz vakitte (Tur-ı Sin…
Sâhib
Arapça, arkadaş, dost, bir şeyin mâliki anlamınadır. Tasavvuf ıstılahı olarak; sohbete iştirak eden, mürid, musâhib, ehl gibi mânâları vardır. Bu kelime ile ilgili bazı tâbirler şunlardır: Sâhib-Kırân: Kıran, iki kutlu veya kutsuz yıldızın,…
Satmak
Çocuğu doğup ölen ve bu yüzden çocuk sahibi olmakta zorlanan bazı Anadolu yörelerindeki aileler, satma denen bir yola başvururlardı. Kadın hâmile kalınca, bir türbeye gider, oradaki yatıra çocuğunu satardı. Bazı yerlerde bu muamelede, çocuk…
Savlet
Arapça, hamle ve hücumu ifade eden bir kelime. Haller sebebiyle mürid ve mutavassıtların, kendi durumunda olanlara, sözlü sataşmada bulunmaları. Bu zemmolunmuştur. Kişinin kendinden üstüne dil uzatması küstahlık, altında bulunana konuşması…
Tur
Dağ demektir. Hz. Musa (a)’nın Allah’la konuştuğu dağ. Hak, Hz. Musa ile nefs yönünden konuşmuştur. Dağ konuşmada sarsılıp un ufak olduğu gibi, onun Allah ile konuşmasında da ilâhî tecelli sebebiyle nefsi toz olmuş, yani helak olmuştu. “Tur…
Vavsız Evliya
Vav, Arap alfabesinin son harflerinden biri. Evliya kelimesindeki vav atılınca geriye e(v)liya: Eliya kalır ki bu bir Hıristiyan adıdır. Mutasavvıflar, evliya olduğunu öne süren, boşa iddiada bulunan, ancak davasını mânâya ulaştıramıyan, ha…
Zühd-I Huşk-Zühd-İ Bârid
Farsça’da, bârid Arapçada soğuk anlamına gelir. Bu durumda bu iki ifade “soğuk zühd” manasmdadır. Şekilci ve katı din anlayışına sahip kişilerin zühdüne “zühd-i huşk” denir.Zâhid, Hû demeyi inkar eyleme Ya niçin çağırır insan Hû deyü Hû dem…
Livâta
Erkekler arasındaki cinsî sapıklık. Homoseksüellik. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Sizden önce âlemlerden hiçbirinin yapmadığı hayâsızlığı mı yapıyorsunuz? (A'râf sûresi: 80) Tefsîr âlimleri buradaki çirkin işin livâta oldu…
Papa
Katolik mezhebine mensûb hıristiyanların en yüksek rûhânî (dînî) lideri. Atalar atası mânâsına gelen papa, Roma'da bulunur. Îsâ aleyhisselâmın dînini yaymak için seçtiği on iki havârîden mürted olan (dinden çıkan) Yehûda (Judas) ilk papa ol…
Müsteşrik
Doğu memleketlerini, din, dil ve târihleri başta olmak üzere her yönden araştırıp tesbite çalışan batılı ilim adamı. Garplı bilgin, oryantalist, şarkiyâtçı. Meşhûr İngiliz müsteşriki George Sale, Kur'ân-ı kerîmi İngilizce'ye tercüme ettiği…
Mâlikî
Ehl-i sünnetin ameldeki dört hak mezhebinden biri olan Mâliki mezhebine tâbi olan, bağlı olan kimse. (Bkz. İmâm-ı Mâlik) Ehl-i sünnetin (Peygamber efendimiz ve Eshâbının bildirdiği îtikâd üzere bulunanların) amelde ( yapılması ve kaçınılmas…
Ra'd Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin on üçüncü sûresi. Ra'd sûresi, kırk üç âyet-i kerîmedir. Sûrenin on üçüncü âyetinde gök gürültüsü mânâsına gelen er-Ra'd kelimesi sûreye isim olmuştur. Sûrede; Allahü teâlânın varlığı, birliği, ilminin sonsuzluğu, îmân etme…
Cârub-İ La
Farsça, La süpürgesi demektir. Bu ifadedeki la, kelime-i tevhiddeki lâ’dır. La, önüne geldiği bütün putları temizleyen, süpüren bir süpürgeye benzetilmiştir. Nefy-ü isbât zikrinde, la ile, kalbde bulunan “ilâhlar tefekkür? olarak temizlenir…
Mebî'
Satılan veya satın alınan mal. Mebî', akd yâni sözleşme yapılınca, müşterinin mülkü olur ise de, teslim alınmadan önce kullanılması câiz değildir. Bunun için teslim almadan önce tam mülkü değildir. Teslim almadan zekât hesâbına katılmaz. (İ…
Mizâc
Huy, tabîat, bir kimsenin yaratılıştan gelen özelliklerinin hepsi. (Bkz. Huy) Gadaba gelen (kızan, öfkelenen) insan, aklın kontrolünden çıkmış olduğundan; bu kimsede basîret (kalb gözü, derin ve ince anlayış), düşünce, irâde (kendine hâkim…
Mizâh
Latîfe, şaka. Ben mizâh konuşurum, fakat doğru konuşurum. (Hadîs-i şerîf-İhyâu Ulûmiddîn) Alay, şaka ve mizâhtan kaçınınız. Zîrâ insanın şerefini kırar, vekarını (ağırbaşlılığı) azaltır. (Hazret-i Ömer) Az olmak şartı ile arada bir mizâh mü…
Mûcid (el-Mûcid)
Îcâd eden, yoktan vâr eden, yaratan mânâsına Allahü teâlânın isimlerinden. "Ben civaya bakınca, bunu yaratanın büyüklüğüne hayran oluyorum. Buna ne türlü hassalar vermiş! Bunları düşündükçe, aklım başımdan gidiyor.Benim buluşlarım esâsen dü…
Muhammed-Ül-Emîn
"Doğru sözlü ve güvenilir" mânâsına Peygamber efendimizin lakabı. Muhammed aleyhisselâmın peygamber olduğu kendisine bildirilmeden önce ve sonra hiç yalan söylemediği, bunun için de düşmanları arasında bile Muhammed-ül-emîn adıyla meşhûr ol…
Mücâhid
Allah yolunda din düşmanları ile çarpışan, cihâd eden. Benim yolumda mücâhid kimse, benim uhdemdedir (zimmetimdedir). Rûhunu kabzedersem onu Cennet'e vâris ederim. Memleketine döndürürsem sevâb veya ganâimle (harpte alınan mallarla) döndürü…
Emîr Buhârî Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Unkapanı'nda XIX. yüzyılda inşa edilen Nakşibendî tekkesinin son şeyhi Ali Fakrî Efendi'dir (ö. 1928); bu görevi 1877'den tekkelerin kapatıldığı 1925 yılına kadar sürdürmüştür. Tekke 1906'da onarım görmüş, kapatıldığı s…
Vânî Mehmed Efendi Camii, Kestel
Bursa · Türkiye · 1683 Viyana bozgunundan sonra sürgün edildiği köy; burada büyük bir cami ve mektep yaptırmış, 1096/1685'te vefat edip kendi yaptırdığı caminin girişine defnedilmiştir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Vânî Mehmed E…
Semmâsî köyü
Buhara · Özbekistan · Doğduğu, halife olduktan sonra dönüp irşada başladığı, üzüm bağını buduğu ve kabrinin bulunduğu köy; Râmîten kasabasına bağlıdır. Emîr Külâl yirmi yıl boyunca haftada iki gün buraya zikrederek yürümüştür. Konum yaklaşı…
Arpaemini Mustafa Efendi Mektebi Hazîresi
İstanbul · Türkiye · Kalenderhâne Camii yakınındaki mektep hazîresi. Kendi yaptırdığı mektebin yakınına defnedildiği kaydedilir; araştırmalar sonucunda mezarının, oğlu Mirzazâde Sâlim Efendi'nin mezarıyla birlikte burada bulunduğu tespit ed…
Hâf (Berâbât hankahı)
Hâf · İran · 18 Mart 1356'da doğduğu Horasan şehri; nisbesini buradan alır. Berâbât köyünde yaptırdığı hankah ve ribâtta irşada başladı. İlişkili kişi dosyası Zeynüddin el-Hâfî : Zeynüddin el-Hâfî (1356–1435), Horasan’dan Mısır ve Hicaz’a u…