Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

185 sonuç · toplam 228 · “mutlak” · 1/8

01
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

mutlak

Kur’ân-ı Kerîm ayetlerinin ve hadis metinlerinin yorumu usulünde ön m yargıdan uzak ve kayıt altına m almmamış lafız veya hüküm anlamında fıkıh terimi.

↗
02
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Mutlak Adâlet

Bir şeyi yerli yerine koymak. Kendi mülkünde olanı kullanmak. (Bkz. Adâlet) Âlemleri yaratan Allahü teâlâ hâkimler hâkimi, her şeyin asıl sâhibi ve tek hâlıkı (yaratıcısı)dır. Allahü teâlâ mutlak adâlet sâhibidir. Onun için insanlara gönder…

↗
03
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Mutlak Fenâ

Allahü teâlâdan başka her şeyin kalbden çıkıp, isimlerinin bile unutulması. (Bkz. Fenâ) Mutlak fenâ hâsıl olmadıkça, Hakk'ın şühûdü (yâni Allahü teâlânın kalbe tecellîsi) mümkün değildir. (Ahmed Fârûkî) Sonsuz kavuşmak ve devamlı huzur anca…

↗
04
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Mutlak Müctehîd

Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmemiş olan hükümleri ve mes'eleleri, açık olarak bildirilenlere benzeterek meydana çıkarabilen derin âlim. Ehl-i sünnetin ameldeki mezheb imâmlarından her biri. (Bkz. Müctehîd) Fıkıh âli…

↗
05
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Mutlak Nezr

Şarta bağlı olmayan adak. (Bkz. Nezr) Allahü teâlâ için bir sene oruç tutacağım demek mutlak nezr olup, bunu söylerken kasd (niyyet) etmese de, söz arasında dilinden çıksa bile, yapması vâcibtir. Çünkü, talâkta (boşamada) ve adakta niyetsiz…

↗
06
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Mutlak Su

Yaratıldıkları hâl (durum) üzere bulunan sular. (Bkz. Mâ-i Mutlak) Yağmur, kar, deniz, göl, kuyu ve ırmak suları mutlak sular olup, hem temiz hem de temizleyicidir. İçilir, abdest ve gusl alınır. (İbn-i Âbidîn)

↗
07
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Mutlak Vilâyet

Evliyâlık. Vilâyet, husûsî veya umûmî olur. Umûmî vilâyet, mutlak vilâyettir. Vilâyet-i hâssa (husûsî vilâyet) de vilâyet-i Muhammedîdir ki, tam fenâ ve ekmel (en olgun)bekâdır. Bunda nefs, râdî ve mardîdir. (İmâm-ı Rabbânî)

↗
08
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Mutlak Zuhûr

Bir kayda bağlı olmayan zuhûr, akis. Bir şeyin bir başka şeyde görünmesi meselâ insanın aynada, Hakk'ın, velînin kalb aynasında tecellî etmesi böyledir.

↗
09
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

vâcib-i mutlak

vâcib-i mutlak a. fık. Şairin, yerine getirilmesi için belirli bir vakit tayin etmediği vacip için kullanılan terim. Söz gelişi, ettiği yemine bağh kalmayan bir kimsenin ödemesi gereken kefareti dilediği zaman yerine getirmesi gibi.

↗
10
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

ferd-i mutlak

Hadis biliminde, bir râvînin rivayetinin tek kaldığı kısımda sağlam delilin ash, kaynağı veya devamı sahabe tarafinda bulunan hadis

↗
11
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

hayâl-i mutlak

Tasavvuf dünyasında rü ha ya âleminin aslı

↗
12
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

feyyâz-ı mutlak

Allah

↗
13
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

her fâ'il-i mutlak

Allah. in

↗
14
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

hâkim-i mutlak

Allah

↗
15
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

mâ'-ı mutlak

D Tabiî durumunu kaybetmeumiş, kaynak, pmar, kar suyu e benzeri sular. e mâ'-ı müsta'mel O. (kullanılmış su) Abdest r alınabilen ve gusül yapılabilen su

↗
16
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Müctehid-İ Mutlak

Dînî hükümleri, Kur'ân-ı kerîmden ve hadîs-i şerîflerden ve diğer dînî delillerden (kaynaklardan) istinbât ederken, çıkarırken kendine mahsûs kâide ve usûl koyan müctehid. Buna, müctehid fiş-şer' ve müctehid-i müstekıl de denir. Dört mezheb…

↗
17
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Nezr-İ Mutlak

Şarta bağlı olmadan yapılan adak. Allahü teâlâ için bir sene oruç tutacağım demek Nezr-i mutlak olup bunu söylerken kasd (niyet) etmese söz arasında dilinden çıkmış olsa bile yapması vâcibdir. (Alâüddîn-i Haskefî)

↗
18
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Hilâfet-İ Mutlaka

Tasavvufta bir velînin bir talebesinin mânen yetiştiğine ve başkalarını da yetiştirebileceğine dâir verilen mutlak izin. Ahmed Sa'îd-i Serhendî, babası ile birlikte Abdullah-ı Dehlevî hazretlerinin sohbetinde bulunup Nakşibendî yoluna girdi…

↗
19
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

İcâzet-İ Mutlaka

Çeşitli ilimlerde üstâdın (hocanın) talebesine yetiştiğine ve başkalarını da yetiştirebileceğine dâir verdiği izin veya bu izni ifâde eden belge, diploma. Hâce Bâki-billâh kuddise sirruh, İmâm-ı Rabbânî'yi icâzet-i mutlaka ile Serhend şehri…

↗
20
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Fail-İ Mutlak

Arapça,mutlak etken, etki eden, icrada bulunan demektir. Istılah manası ise, Allah’tır.

↗
21
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Fethu’l-Mutlak

Arapça, mutlak fetih (açılma) demektir. Fütuhatın en a’lâ ve en mükemmelidir. Zat-ı ehadiyyetin tecellisini, ayn-ı cem’de, mâsivadan tümüyle fâni kılıp istiğrak halinde bulunmayı ifade eder. “Allah’ın zaferi ve fethi geldiği zaman…” (Nasr /…

↗
22
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Gayb-I Hüviyyet Ve Gayb-I Mutlak

Arapça, mutlak bilinmez veya gayb. İllet-i teayyün bakımından bu gayb, Allah’ın zatından ibarettir.

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Teberrük tâcı

Bir tarikatta eğitimini tamamlamış kişiye başka bir tarikat şeyhi tarafından muhabbet ve bereket niyetiyle giydirilen tâc. Esas eğitim nispetini mutlaka değiştirmez.

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nefs-i Kâmile

Etvâr-ı Seb‘a tasnifinde nefsin yedi ana mertebesinin sonuncusu için kullanılan addır. Terbiye edilmiş nefsin istikrar, kulluk ve güzel ahlâk bakımından olgunlaşmasını ifade eder. Bu ad kişiye yanılmazlık veya mutlak kemal atfetmez. Tasavvu…

↗