ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
132 sonuç · toplam 163 · “sahih” · 6/6
01îmân-I İcmâlî
Kısaca inanmak, Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem Allahü teâlâdan ne bildirmiş ise, hepsine inandım, demek. Mü'min olmak için, inanılacak şeyleri ayrı ayrı bilmek lâzım değildir. Bunlara, îmân-ı icmâlî ile îmân etmek, inanma…
îsâ Aleyhisselâm
İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden. Yeni bir din getiren peygamber olup, kendisine dört büyük kitaptan biri olan İncîl verildi (Bkz. İncîl). Annesinin adı Meryem'dir. Allahü teâlâ onu babasız yarattı. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde…
İstinbât
Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmemiş hükümleri, bilgileri, açıkça bildirilenlere benzeterek, meydana çıkarmak. Eshâb-ı kirâmdan radıyallahü anhüm ecmaîn sonra gelen müctehidlerin en büyüğü İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe'dir…
Anka
Halk arasında, ismi olup, cismi bulunmayan mitolojik bir kuşa verilen isimdir. Misli az bulunan şeyler hakkında da kullanılır. Mutasavvıflar bunu, vücutta taayyünü olmayan, yalnız zihinde suret bulan heyula diye tarif ederler. Eski edebiyat…
Debûr
Arapça. Batıdan esen ve Ad kavmini helak eden rüzgarın adı. Nefsin hevâsmın hücumu ve nefsi istilâ etmesi, kelimenin ıstılah anlamını tarif eder. Bunun zıddı, Doğu rüzgarıdır ki, Saba rüzgarı diye anılır. Bu da, ruhun eğiliminin ağır basıp…
Hubs
Arapça, herhangi birşeyin kötü, çirkin ve bozuk olması anlamında kullanılan bir masdar. Mekruh (çirkin) olan şeylere, hubs denir. Âlem, vahdet-i vücûd telakkisine göre Hakk’ın suretidir. Bu yönüyle âlem, temelde iyidir. “Eşyada temel veya e…
İhsâ
Arapça, saymak, ama teker teker saymak demektir, ilâhî isimlerin sayılması, yaratılışa ait şekillerden fani olunca, hazret-i vahidiyyette onları gerçekleştirmekle olur. Beka, Hazret-i ehadiyyette beka iledir. Esma-i İlâhînin sayılması, o is…
Na’t
Arapça, vasıf, özellik, övmek anlamına bir kelime. Tasavvufta, vasfedenlerin, vasfedilenin fiil, hüküm ve ahlâkından haber vermesidir. Na’t, vasf ile aynı manada olmakla birlikte, vasf mücmel, na’t ise, fark’tır. Zat kendi nefsiyle kâim ola…
Mâliyyet (mâliyet)
Alış fiyatı ile birlikte taşıma ile işçilik ücretleri, vergi gibi masrafların hepsi. Semenin (bedelin) cinsi söylenmedi ise, söz kesilirken orada kullanılan semen anlaşılır.Burada, piyasadaki paraların mâliyeti ve revâcı, yâni geçer kıymeti…
Revâtib Sünnetler
Peygamber efendimizin beş vakit namazın farzından önce veya sonra devamlı kıldığı müekked sünnetler. Revâtib sünnetler, sünnet-i hüdâ olup, bunlar İslâm dîninin şiârıdır (alâmetidir). Bu ümmete mahsusturlar. (Abdülganî Nablüsî) Revâtib sünn…
ehil
CUI) [ 1) bk âl-i abâ ehl-i adi a. (Jjc Jıi “Mu'tezile” mensuplarınm “tevhid” sözü ile birlikt kendilerine nispet ettikler “ehlü’l-adl ve’t-tevhîd” te rimi. bk. mu'tezile ehl-i âhiret a. (o>i JaI) Ölü ler. ehl-i âlem a. ÇJL Jıl) B dünyalıla…
fermân-ı pâdişâhî
Hükümdar fermanı, padişah buyruğu. fermân-ı şeref-ıktirân a. (jljSl Jji jL» (.ululuğa, şerefe, üstünlüğe erişenin fermanı) mec. Padişah fermanı, buyruğu. fermân-ı vâcibü’l-imtisâl a. (itaat edilmesi, boyun eğilmesi gerekli olanın fermanı) m…