ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1805 sonuç · toplam 4980 · “hal'” · 59/76
01İhtikâr
İnsan ve hayvan için lüzumlu gıdâ maddelerini şehre girmeden yâhut girince halka satılmadan toplayıp, stok edip, pahalandığı zaman satmak. Bir kimse gıdâ maddelerini kırk gün ihtikâr ederse, Allahü teâlâ ona darılır. O, Allahü teâlâyı sayma…
İhtilâf
Farklılık, ayrılık. Aynı gâyeye ayrı ayrı yollardan gitme. Müctehid denilen âlimlerin amelî (işle ilgili) mes'elelerdeki ictihad ayrılıkları. Ümmetimin ihtilâfı rahmettir. (Hadîs-i şerîf-Beyhekî) Halîfe Hârûn Reşîd, İmâm-ı Mâlik hazretlerin…
İhvân-Üs-Safâ
On birinci asrın ikinci yarısında Basra'da ortaya çıkan; "İslâmiyete birçok vehimler karışmış, onu bu vehimlerden temizlemek ancak felsefe ile mümkündür. İslâm dînini felsefe vâsıtasıyla saf hâle getirmelidir" diyen sapık ve gizli bir cemiy…
İkbâl
1. Yönelme. Tasavvuf bilgilerinden maksad, kendini zorlamadan, uğraşmadan, her an Allahü teâlâya ikbâldir. Her an O'nu hatırlamaktır. (Ubeydullah-ı Ahrâr) 2. Kıymet verme, iyi karşılama, hürmet gösterme. Evlâdım! Orhan'ım! Allahü teâlânın e…
İktisâd
1. Orta yol, orta hâl. Tutumlu olma, gereği kadar ölçülü harcama. Dağlar gibi dalgalar onları kuşattığı zaman, dîni tamâmen Allahü teâlâya hâs kılarak ( ihlâsla ) O'na yalvarırlar. Allahü teâlâ onları karaya çıkararak kurtardığı vakit içler…
İktizâ-İ Nass
Âyet ve hadîslerin gerektirdiği şey; nassın (âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîfin) hükmünün anlaşılabilmesi ve istenilen mânânın ortaya çıkması için sözün tamâmına bakılarak gerekli hükmün taktir edilmesi. " Ümmetimden hatâ ( yanılma ), nisyân…
İlticâ
Sığınma. Teheccüd (gece namazı) ve sabah namazlarına uyanmak isteyen, yatsı namazını kılınca hemen yatmalı, gece, boş şeylerle uykusuz kalmamalıdır. Teheccüd zamânında tövbe istiğfâr etmek, Allahü teâlâya ilticâ etmek, yalvarmak, günâhların…
İmâmet-İ Kübrâ
Resûlullah'a (sallallahü aleyhi ve sellem) vekâleten bütün müslümanlara imamlık ederek İslâmiyet'in emirlerinin tatbik edilmesine nezâret edip, İslâmiyet'e ve müslümanlara karşı yapılan her türlü müdâhaleye (saldırı ve sataşmaya) cevap verm…
îmân-I Hakîkî
Kalbe yerleşen, şüphe ve tereddüd karşısında hiç sarsılmayan îmân. Îmân-ı hakîkînin alâmeti, gevşeklik ve tembellik olmadan İslâmiyet'in emirlerini kolayca yapma ve yasaklarından kaçınma hâlinin hâsıl olmasıdır. Îmân-ı hakîkiye sâhib olan k…
îmân-I Kâmil
Olgun îmân. Mü'minlerin ibâdet ederek Allahü teâlânın emirlerini yapıp, haramlardan kaçınmak sûretiyle, parlayan, kuvvetli ve olgun îmânı. En üstün derecedeki îmân. Bir kimse kendi istediğini din kardeşi için de istemedikçe, îmânı kâmil olm…
İnzâl
1. İndirmek. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: İşte bu ( Kur'ân-ı kerîm ) bizim inzâl ettiğimiz mübârek bir kitabdır. O'na uyun, O'na muhâlefet etmekten sakınınız ki merhamet olunasınız. (En'âm sûresi: 155) 2. Kur'ân-ı kerîmin, Ramazân-ı…
İrâde (irâdet)
1. Allahü teâlânın sübûtî sıfatlarından. Allahü teâlânın dilemesi. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerimde meâlen buyurdu ki: (Muhakkak ki senin Rabbin) her neyi irâde ederse irâde ettiği gibi yapar. (O'nun irâdesi hiç şaşmaz. Helâk etmek irâde ettik…
İrâde-İ Cüz'iyye
Allahü teâlânın, bir işi yapmak ve yapmamak husûsunda insanlara ihsân ettiği dileme ve seçme kuvveti. İrâde-i cüz'iyye kullarda bir hâldir. Kullar irâde-i cüz'iyyellerini kullanmakta serbesttir. Mecbûr değildir. Allahü teâlânın kul irâde et…
İsti'dâd
Bir şeyin alınmasına, elde edilmesine ve kazanılmasına olan yatkınlık, doğuştan gelen kâbiliyet, kavrayış, anlayış. İsti'dâd Allahü teâlânın ihsânıdır. Hazret-i Ebû Bekr isti'dâdı sebebi ile Peygamberimize sallallahü aleyhi ve sellem bir şe…
İrşâd
Yol gösterme, rehberlik etme. İnsanları, Allahü teâlânın emir ve yasaklarına ve Resûlullah efendimizin sünnet-i seniyyesine uymaya, her zaman Allahü teâlâyı anmaya, O'nu unutmamaya, kalbde O'ndan başkasının sevgisine yer vermemeye çağırmak,…
îsâ Aleyhisselâm
İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden. Yeni bir din getiren peygamber olup, kendisine dört büyük kitaptan biri olan İncîl verildi (Bkz. İncîl). Annesinin adı Meryem'dir. Allahü teâlâ onu babasız yarattı. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde…
İsfâr
Sabah namazını ortalık aydınlanıncaya kadar geciktirmek. Sabah namazını isfâr ediniz. Bunun ecri, sevâbı çoktur. (Hadîs-i şerîf-Nasb-ur-Râye) Sabah namazını her mevsimde isfâr etmek, müstehabdır. Bu geciktirmeler, hep cemâat ile kılanlar iç…
İstifsâr
Açıklanmasını istemek, sormak. Melekler, Allahü teâlâdan Âdem aleyhisselâmın niçin yeryüzünde halîfe olduğunu istifsâr ederek anlamak istediler; " Yâ Rabbî! Yeryüzünde fesâd çıkaracak ve kan dökecek olan kulları mı yaratacaksın? Biz seni te…
İshâk Aleyhisselâm
Şam ve Filistin ahâlisine (halkına) gönderilen peygamberlerden. İbrâhim aleyhisselâmın ikinci oğlu olup, annesi hazret-i Sâre'dir. İbrâhim aleyhisselâmın dînini insanlara tebliğ etti. İsmi, Kur'ân-ı kerîmde on yedi yerde bildirilmiştir. All…
İskât Ve Devr
Müslüman bir kimsenin ölünce, namaz, oruç ve diğer bâzı borçlarından kurtulması için yapılan muâmele. (Bkz. Devr) Tutulmamış oruçların ve ölüm hastalığına yakalanmış bir kimsenin kazâ edemediği namazları için iskât ve devr yapmanın lâzım ol…
İsrâfil Aleyhisselâm
Dört büyük melekten biri. Kıyâmet kopacağı vakit sûr denilen boruya üfürmekle vazîfeli olan melek. İsrâfil aleyhisselâm Sûr'a iki defâ üfürecektir. Birincisinde Allahü teâlâdan başka her diri ölecektir. İkincisinde hepsi tekrar dirilecektir…
İstihfâf
Küçük ve aşağı görme, ehemmiyet vermeme, küçümseme. Küfre düşmenin illeti (sebebi) ikidir: Birincisi dînin inanılması zarûrî (mecbûrî) olarak bildirdiği şeylerden birini inkâretmek, ikincisi ise, dînî emirlerden birini istihfâftır. (İbn-i Â…
İstihzâ
Söz, yazı, işâret veya çeşitli davranışlarla bir kişinin ayıp ve eksikliklerini ortaya çıkarmak, onunla eğlenmek, alay etmek. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Münâfıklar ( hakka inanmadıkları hâlde inanmış görünenler ) mü'min…
İstimrâr
Kadından âdet hâlinde gelen kanın devâm etmesi. Bir kadından; on beş gün içinde hiç temiz gün olmadan, kan istimrâr ederse, âdetine göre hesâb olunur. Yâni, âdetinden sonra başlayarak bir evvelki ay içindeki temizlik günü kadar temizlik ve…