ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
126 sonuç · toplam 336 · “mürîd” · 4/6
01Celvet
Arapça. Ortaya çıkmak, açık ve vazıh olmak manaları vardır. Esasen celî kelimesi hafî’nin zıddıdır. Celiyye, kesin haber (haber-i yakîn) gibi anlamları ihtiva eder. Celâ, vazıh olmak, keşf olmak gibi manalarda kullanılır. Tecellî de aynı şe…
Çarupkeş
Farsça, Çârûb, süpürge demektir. Peygamber Efendimizin (s) türbesini süpüren kimse için kullanılır. Tasavvufta da, tarikat şeyhleri için terim olmuştur. Şeyhler, müridlerinin kalbinde, Allah’a ulaşmayı engelleyecek yetmiş bin perdeli maniay…
Çavuş
Türkçe çavmak kökünden türetilmiştir. Orduda onbaşının üstündeki rütbeye denir. Ancak bu kelime esas anlamı itibariyle haber taşımayı ifade eder. Herhangi bir işe bakan kişi anlamında da kullanılır. Günümüz, bazı sufiyye mekteplerinde özell…
Düşkün
Varlıktan yokluğa, sağlıklı iken hastalığa, kuvvetli iken zayıflığa düşen kişiler için kullanılan bir ifade. Bu ifadeyle alakalı bir takım atasözleri, kültür zenginliğimiz içindeki yerini hâlâ korumaktadır: “Düşmez kalkmaz bir Allah”, “düşe…
Düşüncesiz Sufiye Sohbet Haram
Her konuda takvayı gözeten, hep iyiye yöneliş tefekkürünü taşıyan, edebli olan, müridin nasihatten ibret almaya kabiliyeti var demektir. Bu durumda olmayan kişi için, sohbet bir fayda sağlamaz. Böylesi için sohbet haramdır.EEBCED:Bir hesapl…
Edeb Ya Hû
Edeb, tasavvuf okulunda önemli bir husustur. Edeble davranma, canlıya, cansıza, insana, hayvana, her şeye, herkese yapılmalıdır. Mutasavvıflar cansız varlıklara, bir tür dirilik atfederler (pan-bioism). Bu sebeble, cansız varlıklara da edeb…
Eimmetü’l-Esma
Arapça, isimlerin imamları demektir. Yedi esmaya verilen isimdir. Bu isimler şunlardır: Hayy, Alîm, Kadîr, Semî’, Basîr, Mürîd ve Mütekellim. Bütün isimlerin aslı bu yedi isimdir. Semî’ ve Basîr yerine Cevâd ve Muksit isimlerini koyanlar da…
Fena Fi’r-Rasûl
Arapça, Rasûlullah’da fâni olmak. Müridin bütün varlığını Rasûlullah (s)’ın şahsiyetinde yok etmesi manasına gelir. Mertebe olarak Fena fi’l-Pîr (Fena fi’ş-Şeyh)’den sonra, Fena Fillah’dan önce gelir. Hz. Peygamber (s)’i tam olarak taklid v…
Feyz-İ İsnadı
Şeyh ve müridlere, silsilede yer alan meşâyıh-ı kiram vasıtasıyla gelen feyze; feyz-i İlâhî denir. Bazı tasavvuf okullarında, bu feyzi elde etmek üzere, şiir halinde yazılmış silsileler belli bir makamda okunur ve silsiledeki sâdâtın ruhlar…
Fütuhat
Arapça, açılmalar demektir. Beklenmedik birşeyin ele geçmesi. Zahirdeki fütûha “Fütuhûl- ibade”, batmdakine de “fütuhûl-halâve” denir. Bu iki fütûhtan başka, bir de “fütûhul-mükâşefe” vardır.Rızık, ibâdet, ilim, marifet, keşf vs. gibi maddî…
Hazra-Hadra
Arapça, hazır olmak, gelmek anlamında bir kelime. Kuzey Afrika’da yaygın olan Şaziliyye’nin zikir toplantılarına hazra (veya hadra) denir. Talebeler için yapılan günlük hazralarda, akaid, tefsir, fıkıh, hadis dersleri okunur. Bir de haftalı…
Hıfz-I Enfas
Arapça, nefesleri korumak demektir. Kulun alıp verdiği her solukta, Mevlasını unutmaması, gaflete düşmemesidir. Nakşîlikte “nefy ü isbât” dersinde, “La ilahe illallah” zikri çekilirken, bir nefes alıp 21 defa bu güzel sözü (La ilahe illalla…
Hıfz-I Nisbet
Arapça, nisbetin, mensubiyetin korunması demektir. Hacı Bektaş-ı Veli’nin Makalât’ında da, şeyhe olan bey’at, bozup, ona sırt çeviren müride, “mürid-i mürted” dendiği kaydedilir. Şeyh’e bağlılığa “Hıfz-ı And”, onu terketmeye “Nakz-ı And” de…
Hırka Giydirmek
Genellikle çeşitli tarikatlarda, birine şeyhlik, halifelik vermek anlamında kullanılır. Veya tarikata giriş aşamasında başarılı olan müride, törenle bir hırka giydirilerek yola kabul edilir. Bu durumdaki kişi, artık aslî üyedir.
Hırka-İ Ali
Silsilesi, Hz. Ali (r)’de sonuçlanan tarikatlarda, müridin, iradesine girdiği şeyhin elinden giydiği hırka veya hırka ile beraber taca “Hırka-i Ali” denir.
Hırka-İ Berendâz
Farsça olan bu kelime hırka atmak anlamındadır. Sema sırasında, müridin, vecd galebesi sonucu, sırtındaki hırkayı atması, sembolik olarak varlıktan soyulmasını ifade eder. Buna “tarh-ı hırka” veya “remy-i hırka” denir.Pâbürehne hırka berend…
Hırka-İ Ebu Said El-Hudrî
Silsilesi Ebu Sa’id el-Hudrî’de sonuçlanan tarikatlarda, müridin, irâdesine girdiği şeyhin eliyle giydiği hırka veya, hırka ile taca denir.
Hırka-İ Enes
Silsilesi Enes b. Mâlik’de biten tarikatlarda, müridin, iradesine girdiği şeyhin elinden giydiği hırka veya hırka ile taca denir. Hırka-i Enes, iki yönden tanınmıştır: 1. İbn Şîrîn, 2. Hasan-ı Basrî vasıtasıyla. Hırka uygulaması, istihsan i…
Hırka-İ Faruk
Faruk’un hırkası anlamında Arapça bir tamlama. Silsilesi Hz. Ömer (ra)’de sonuçlanan tarikatlarda, müridin, irâdesine girdiği mürşidden giydiği şeye denir. Bu hırka üç yönden tanınmıştır: 1. Üveysel-Karanî, 2. Ebu Müslim el-Havlânî, 3. Ebu…
Hırka-İ Huzeyfe
Arapça, Huzeyfe’nin hırkası demektir. Hasan-i Basrî yoluyla tanınan ve silsilesi, sahabeden Huzeyfe’de sonuçlanan tarikatlarda, müride, bağlandığı mürşidlerce giydirilen taç ile hırkaya veya hırkaya denir.
Hırka-İ Osman
Arapça, Osman’ın hırkası demektir. Silsilesi Hz. Osman (r)’a dayanan tarikatlarda, müridin iradesiyle bağlandığı mürşidden giydiği hırka.
Hırka-İ Selman
Arapça, Selman’ın hırkası demektir. Silsilesi Selman-ı Farisî (r)’de biten tarikatlarda müridin, iradesine girdiği şeyhin elinden giydiği hırka veya hırkayla birlikte taca denir. Nakşîlikte Bekrî (Sıddikî) silsilenin ikinci halkası Selman-ı…
Hırka-İ Sıddîk
Arapça, Sıddık’ın hırkası demektir. Silsilesi Hz. Ebu Bekir es-Sıddık (ra)’la biten tarikatlarda müridin, irâdesine girdiği şeyhin elinden giydiği hırka veya hırkayla birlikte taca denir. Nakşîlik Hz. Ebu Bekir (ra)’den gelen bir silsileye…
Hırka-İ Sufiyye
Arapça, sûfiyye hırkası demektir. Müridin, iradesine girdiği şeyhin elinden giydiği şey (şeyler) için kullanılan bir tabirdir. Bu, hırka veya taç gibi bir alâmet olurdu. Hırka giymek, tarikata girişi, mürşidle irtibatı sağlamayı ifade eder.…