Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

80 sonuç · toplam 706 · “Ziyaret” · 3/4

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Yûşâ Aleyhisselâm

İsrâiloğullarına, Mûsâ aleyhisselâmın vefâtından sonra gönderilen peygamber. Mûsâ aleyhisselâmın yeğeni ve vekîli idi. İsmi Yeşû olup hıristiyanlar Yeşû diyorlar. Annesi Mûsâ aleyhisselâmın kız kardeşidir. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâl…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Zilhicce

Kamerî senenin ayları olan Arabî ayların sonuncusu. Zilhicce ayının onuncu günü Kurban bayramı günüdür. Her kim o gün bayram namazından gelip kurbanını boğazlayıncaya kadar bir şey yemeyip kurbanının böbrekleri ile iftâr edip, iki rek'at na…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Feyz

Akma. Peygamber efendimizin mübârek kalbinden, evliyânın kalbleri vâsıtasıyle akıp gelen mânevî bilgiler. Din büyüklerinin yanına boş olarak gelmelidir ki, dolmuş (faydalanmış) olarak dönülebilsin. Onların acıması, ihsânda bulunması için, b…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ganî (el-Ganî)

Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Hiçbir zamanda, hiçbir mekânda, hiçbir hâlde, hiçbir şeye muhtâc olmayan. Allahü teâlâya, hiçbir şekilde başkasına muhtaç olmayan mânâsına Ganiy-yi mutlak da denir. Allahü teâlâ Kur'â…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Müsâfeha

İki müslümanın, sağ elin avuç içlerini birbirine yapıştırıp, iki baş parmağın yanlarını birbirine değdirerek el sıkışması. İki erkek veya iki kadın müslüman karşılaştıkları zaman, müsâfeha ederlerse, ayrılmadan önce, günâhları mağfiret olun…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hâccü'l-Harameyn

Hac farîzasını yaptıktan sonra Medîne'ye gelip kabr-i saâdeti de ziyâret eden hacı. Çün rûz-ı ezel kısmet olmuş bize devlet Takdîre rızâ vermeyesin buna sebeb ne Hâccü'l-haremeynim diye dâvâlar çekersin Ya saltanat-ı dünyâ için bunca talep…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Müste'min Kafîr

Müslüman bir memlekete onların izni ile giren müslüman olmayan kimse. Dâr-ül-İslâm'a (İslâm ülkesine) müste'min olarak gelen bir kâfir, burada yaşamakta olan bir zımmî gibi, yâni gayr-i müslim vatandaş gibi korkusuz yaşar. Onun haklarına mâ…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nâib

1. Hac ibâdetinde birine vekâlet eden. Vekil. Allahü teâlâ bir hac ibâdeti ile üç kişiyi Cennet'e koyar: 1) Haccı vasiyet edeni, 2)Vasiyeti infâz edeni (yerine getireni), 3)Nâib olarak hacca gideni. (Hadîs-i şerîf-Beyhekî) Nâib olarak hacca…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hûrî

Allahü teâlânın îmân edenlere mükâfat olarak yarattığı, nasıl oldukları bilinmeyen Cennet kızı... Kızdığı zaman istediğini yapabilecek bir mü'min kimse, kızmazsa, Allahü teâlâ kıyâmet günü onu herkesin arasında çağırır; "Cennet'te istediğin…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hıkd

Başkasından nefret etmek, kalbinde ona karşı kin, düşmanlık beslemek. Üç şeyden biri bulunmıyan kimsenin bütün günahlarının af ve mağfiret olunması umulur: Şirke (Allahü teâlâya ortak koşmaya) , küfre (imânın gitmesi haline) yakalanmadan öl…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hırka-İ Seâdet

Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem, Eshâb-ı kirâmdan (Peygamberimizin arkadaşlarından), Kâ'b bin Züheyr'e, yazdığı güzel kasîdesinden dolayı hediye ettiği bu hırka, İstanbul'da Topkapı Sarayı Müzesi Hırka-i Seâdet dâiresinde…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şuayb Aleyhisselâm

Medyen ve Eyke ahâlisine gönderilen peygamber. İbrâhim aleyhisselâmın, dînini insanlara tebliğ etti. İbrâhim aleyhisselâmın veya Sâlih aleyhisselâmın neslinden olduğu rivâyet edilir. İsminin Arabça Şuayb, Süryânicede Yesrûb olduğu bildirilm…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şühûd

Görme. Tasavvuf yolunda ilerleyenin kalb ve rûh ile çeşitli mertebeleri görmesi. Keşf (gizli bilgilerin açılması) ve şühûd sâhibi milyonlarca âşık, Fahr-i âlemi (sallallahü aleyhi ve sellem) ziyâret ederek, Allahü teâlânın sonsuz nîmetlerin…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İmâm-I Şâfiî

Ehl-i sünnetin ameldeki dört mezhebinden biri olan Şâfiî mezhebinin reîsi. İsmi, Muhammed bin İdrîs bin Abbâs bin Osman bin Şâfiî bin Saîb'dir. Soyca Kureyş kabîlesine dayanıp, anne ve baba tarafından Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi v…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İrşâd

Yol gösterme, rehberlik etme. İnsanları, Allahü teâlânın emir ve yasaklarına ve Resûlullah efendimizin sünnet-i seniyyesine uymaya, her zaman Allahü teâlâyı anmaya, O'nu unutmamaya, kalbde O'ndan başkasının sevgisine yer vermemeye çağırmak,…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İshâk Aleyhisselâm

Şam ve Filistin ahâlisine (halkına) gönderilen peygamberlerden. İbrâhim aleyhisselâmın ikinci oğlu olup, annesi hazret-i Sâre'dir. İbrâhim aleyhisselâmın dînini insanlara tebliğ etti. İsmi, Kur'ân-ı kerîmde on yedi yerde bildirilmiştir. All…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İyâdet-İ Mariz

Hasta ziyâreti. İyâdet-i mariz sünnettir. Hastanın kimsesi yoksa bunu yoklamak vâcib olur. (İbn-i Âbidîn)

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Akyazılı

Esas adı ibrahim-i Sani olan bir Bektaşi liderinin lâkabıdır. Otman Baha’nın (öl. 883/1478) müridleri ve bektaşilerce kutub olarak kabul edilir. Romanya ve Balçık’taki tekkesi, hem Hıristiyanlar, hem de Bektaşîlerce ziyaret edilmektedir.Anc…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çelebî Efendi

Türkçe-Rumca. Çelebî, daha önce ifade ettiğimiz gibi Allah manasına gelen Çalap kelimesinin nisbetidir. Efendi ise Rumca asıllı bir kelime olup okumuş kibar kimse, malik, sahip gibi manaları vardır. Seyyid, hoca, kadı, molla ve şehzadeler i…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Huzura Gitmek

Mevlevî tâbiridir. Mevlevîliğe mensub müridin Konya’ya gidip, Hz. Mevlanâ’nın türbesini ziyaret etmesine, “huzura gitmek” denir.HUZUZ; Arapça, nasip, pay, saadet, şans, şanslı anlamına gelen “hazz” kelimesinin çoğuludur. Bundan, nefsin payı…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hücre-Nişîn

Farsça, hücrede oturan demektir. Mevlevî tabiridir. Mevlevîlikte hücreye yerleşebilmek için, çile denilen 1001 günlük bir hizmet süresi gerekliydi. 1001 günlük hizmet bitince, mürid törenle hücreye çıkar (yerleşir) di. Hücre-nişîn (hücrede…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Meydan Taşı

Bektaşî tâbiridir. Meydandaki makamlardan biridir. Yeni talib (derviş) buraya gelince, rehber, ona şu tanımı yapardı: “Buna meydan taşı derler. Hazret-i Pîr Efendimizin meydan celladı diye nasb buyurdukları, elinde kudret kılıcıyla duran Ha…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Lihye-İ Şerif

Arapça, şerefli, değerli sakal demektir ki, tâbir Hz. Peygamber Efendimiz’in (s) sakalı için kullanılır. Peygamber Efendimiz (s) traş edilirken, sahabe-i kiram teburrüken bir hâtıra olarak kıllarını toplardı. Bunlar zamanla nesilden nesile,…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Meclis-İ Meşayıh

Şeyhler konseyi anlamında Arapça bir izafet terkibi. Tekkelerin işleriyle meşgul olan ve meşihat dâiresi tarafından kurulan bir teşekkül. Görevi, tekkelerin tarikat usûllerine göre, idarelerini temin ve tekke şeyhliklerine faziletli ve aydı…

↗