Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

550 sonuç · toplam 1014 · “Eren” · 20/23

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hannâs

İnsanların kalblerine vesvese veren sinsi şeytan. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: (Ey Habîbim!) De ki: İnsan ve cinden olan ve insanların göğüslerine (îmân ve îtikâdına) vesvese veren hannâsın şerrinden insanların mâbûduna…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şakk-I Kamer

Ayın yarılması, Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselâmın ayı ikiye ayırması mûcizesi. Muhammed aleyhisselâmın mûcizelerinin en büyüklerinden birisi de, Şakk-ı kamer mûcizesidir. Bu mûcize başka hiçbir peygambere nasîb olmamıştır. Muhamme…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şârî'

Kullarının dünyâ ve âhiret seâdetine (mutluluğuna) kavuşmaları için Peygamberleri aleyhimüsselâm vâsıtasıyla emir ve yasaklarını bildiren Allahü teâlâ. Şâri-i mübîn de denir. Allahü teâlânın emir ve yasaklarını insanlara tebliğ etmesi (ulaş…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şerâb (şarâb)

Alkollü içkilerden. Pişmemiş üzüm suyunun havasız fıçılarda durmasıyla gaz habbeleri (kabarcıkları) ve köpük çıkararak kokuşup mayalanması netîcesinde meydana gelen ve içilince sarhoş eden içki. Hamr. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen bu…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hayr

İyilik. Dînin ve aklın beğendiği, güzel ve faydalı gördüğü şey. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Kim zerre miktârı bir hayır işlerse, onun mükâfâtını (karşılığını) görecek. Kim de zerre miktârı şer (bir kötülük) işlerse, onun…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hayrhahlık

Başkasının iyiliğini istemek. Allahü teâlânın nîmetinin bir kimsenin elinde devamlı kalmasını veya onun böyle bir nîmete kavuşmasını dilemek. Hasedin, kıskançlık ve çekememezliğin zıddı. Hayrhahlık; güzel ahlâkın aynası durumunda bir haslet…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Haysiyyet (haysiyet)

Şeref, îtibâr. Haysiyetsiz kimse, kendisine karşı yapılan zulüm, işkence ve hakâretleri kabûl eder. (Ali bin Emrullah) İyi huylu kimse, kendisine darılana iyilik yapar. İhsânda bulunur.Malına, haysiyetine, bedenine zarar vereni affeder. (Hâ…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şükr (şükür)

Verilen nîmetleri yerli yerinde kullanma. Allahü teâlâya, verdiği nîmetlerle isyân etmeme. Nîmetleri kullanırken sâhibini unutmama. Görülen iyiliğe karşı teşekkür. Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uyma. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâl…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Islâhât

İyi hâle, işe yarar hâle getirmek için yapılan çalışmalar, düzenlemeler. Endülüs müslümanlarının Avrupalılara tuttukları ışık ile, Avrupa'da bir rönesans, ıslâhât hareketi başlamıştı. Aklî ilimleri öğrenen birçok ilim adamı, akıl ve mantık…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İlm-İ Nahv

Arabî cümle bilgisi. Kelimelerin cümle içindeki yerlerini ve buna göre sonlarının aldığı durumlardan (harekelerden) bahseden ilim. İlimlerden bir kısmı diğer ilimlere bir mukaddime (başlangıç) olup, o ilimleri elde etmeğe birer âlet, vâsıta…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İlm-İ Hâl (ilmihâl)

Her müslümanın îmân, ibâdet ve ahlâk ile ilgili bilmesi gereken şeyler veya bu bilgileri anlatan kitap. Dînini bilen, seven ve kayıran mübârek insanların ilmihâl kitaplarını alıp, çoluk-çocuğuna öğretmesi, her müslümanın birinci vazîfesidir…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İlyâs Aleyhisselâm

Kur'ân-ı kerîmde ismi geçen peygamberlerden biri. Hârûn aleyhisselâmın neslindendir. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: İlyâs da, şüphe yok ki gönderilmiş peygamberlerden idi. O vakit kavmine ( şöyle ) demişti; "Siz Allahü teâ…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İrâde (irâdet)

1. Allahü teâlânın sübûtî sıfatlarından. Allahü teâlânın dilemesi. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerimde meâlen buyurdu ki: (Muhakkak ki senin Rabbin) her neyi irâde ederse irâde ettiği gibi yapar. (O'nun irâdesi hiç şaşmaz. Helâk etmek irâde ettik…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İtâb

Azarlama. Mekrûh (Resûlullah efendimizin beğenmediği ve ibâdetlerin sevâbını gideren şeyleri) işleyen veya müekked sünneti (Resûlullah efendimizin devamlı yaptıkları, pek az terk ettikleri kuuvvetli sünneti) özürsüz terk etmeyi âdet edinen…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abdu’l-âhir

Her şeyin sonunda Allah’ın varlığının devam etmesi, bulunması, O’nun el-Âhir ismini tanımlar. Yaratılanların fânî olmasından sonra, Allahü Ta’âlâ’nm bekâsını ve âhiriyyetini görüp, “Onun üzerine bulunan her şey fânîdir. Celâl ve ikram sahib…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abdu’l-Hâdî

el-Hâdî, yol gösteren, murada erdiren demektir. el-Hâdî isminin tecellî ettiği kişi. Allah, sıdk ile Hak’dan konuşarak emrettiklerini halka onun vasıtası ile tebliğ edip, onlara hidâyet edici kılar. Ona, Nebi’ye asaletle, tabi olanlarına ve…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abdu’l-Hâfıd

el-Hâfıd, alçaltan, zillet veren demektir. Her konuda, Allah’a karşı tezellül hâlinde bulunan kuldur. Her şeyde Hakk’ı gördüğü için, nefsini alçaltın Kur’an’da bir yerde geçer.ABDU’L-HAFîZ: el-Hafîz, koruyup gözeten ve dengede tutan demekti…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abdu’l-Hakem

el-Hakem, son hükmü veren anlamındadır. Abdu’l-Hakem, kullara, Allah’ın hükmüyle hükmeder. Kur’an’da on üç yerde geçer.ABDU’L-HAKîM: el-Hakîm, bütün emirleri ve işleri yerli yerinde olan demektir. Allah’ın, eşyadaki hikmet noktalarını göste…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abdu’l-Kahhâr

el-Kahhâr, yenilmeyen yegane gâlib, demektir. Nefsinin güçlerini kahretmek üzere, te’yidi ile, Allah’ın başarıya erdirdiği kuldur. Böylece, ona el-Kahhâr ismiyle tecellî eder. O, kendisinden yüz çevireni kahreder. Kendisiyle savaşan ve düşm…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abdu’l-Mübdi

el-Mübdi, ilkin yaratan demektir. Allah’ın, ibdâına (ilk yaratıcılığına) muttali kıldığı (ibda sırrına erdirdiği) kuldur. Halk ve emrin başlangıcını görür, ilk yapılan hayırları, Allah’ın izniyle başlatır.ABDU’L-MUCîB: el-Mücîb, dualara kar…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abdu’l-Muheymin

el-Müheymin, kâinatın bütün işlerini gözetip, yöneten anlamınadır. Hakk’ın, her şeyi görüp gözeten olduğunu müşahede eden kişi. el-Müheymin ismi kendisinde görüldüğü için o, üzerinde her hakkı bulunanın hakkını vererek, kendisini ve başkası…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abdu’l-Mu’izz

el-Mu’izz, yücelten, izzet ve şeref veren demektir. Allah’ın el-Mu’izz ismiyle tecellî ettiği kul, Bu kul, velilerden Allah’ın izzetiyle şereflendirdiğini aziz kılar. Kur’an’da doksandokuz yerde geçer.

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abdu’l-Mukît

el-Mukît, bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratıp veren demektir. Bu ismin tecellî ettiği kul, ihtiyaç içindeki kulların ihtiyacını giderir. Kur’an’da bir yerde geçer.

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abdu’l-Musavvir

el-Musavvir, şekil ve özellik veren anlamına gelir. Bu ismin mazharı olan kul, tasvirine Allah’ın muvafakat ve mutabakat ettiğinden başkasıyla tasvirde bulunmaz. Zira onun tasvir fiili, Allah’ın tasvir ediciliğinden kaynaklanmaktadır. Kur’a…

↗