ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
48 sonuç · toplam 91 · “sahâbe” · 2/2
01ferd-i mutlak
Hadis biliminde, bir râvînin rivayetinin tek kaldığı kısımda sağlam delilin ash, kaynağı veya devamı sahabe tarafinda bulunan hadis
ifrâd (II)
Hadis bi minde, bir râvînin bir hadisi t başına rivayet etmesi işi. § tam. ifrâdü’l-hadîs Hadis bilimind sahabe ve tabiûnun sözleri le karışık bulunan hadisler ayıklanma ve düzenlenm işi
ilmü'l-ahbâr
(jLkifl Hz. Peygamber’in, sahabenin ve tâbiûnun söz ve davranışlarını inceleyen bilim dalı
muhâcirîn
) Mekke’ Medine’ye göç eden saha Kur’ân-ı Kerîm’de “muhâc lerden iki ayette, “Âl-i İmr suresi” (3 / 195) ile “Tevbe resi” (9 / 20) nde söz edil olup onlardan hayırla yad e mektedir. 2. Mekke’den Habe tan’a göç eden sahabe için k lanılan ter…
fukahâ'u’s-seb'a
“Tâbi'ûn” (bk. bu madde) tarafindan yedi büyük fıkıh âlimi için kullanılan terim. Bu yedi bilim adamı şunlardır: Saîd ibnü Museyyeb (öl. 105), Kasım b. Muhammed b. Ebî Bekr es- Sıddık (öl. 107), Urve ibn Zübeyr (öl. 94), Hârice b. Zeyd b. S…
sadru’l-evvel
Hadis büimi tarihinde, hayırla anılan ilk üç nesü. Bunlar: sahabeler, tâbiîler, tebe-i tâbiîn
ma'rifet-i nefs
O^ü p ci>u>) İnsanm kendini bilmeu, si anlamında tasavvuf terimi. al ma'rifetü’s-sahâbe a. F. İslâmiyet’in a” yayılması ile birlikte sahabek nin hayatı ile hadis bilimine zî ilişkin eserlerin yayılması er üzerine bu konularda kaleme alınan…
münkatı
Hadis b minde, bir hadisin senedin sahabeden sonra gelen bö münde birkaç ravînin atlana rivayet edilen hadis anlamm terim
Enesiyye
Çok sonraları zuhur etmesine rağmen Sahabe-i Kiram’dan Enes İbn Mâlik (r.a)’e izafe edilen bir tasavvuf okulu.
Sadr-I Evvel
Peygamber efendimiz ve arkadaşlarının (sahâbe-i kirâmın) ve onları gören müslümanların (Tâbiînin) yaşadığı asır. Sadr-ı evvelden sonra, minâre, mekteb, kitab gibi sonradan yapılmış şeyler bid'at yâni dinde reform değildir. Bunlar dîne yardı…
Eshâb (ashâb)
Arkadaşlar. Sâhib kelimesinin çoğuludur. 1. Peygamber efendimizi görüp îmân eden ve mü'min olarak vefât eden mübârek kimseler. (Bkz. Sahâbe) Allahü teâlâ bütün insanlar arasından beni seçti, ayırdı. İnsanların en iyisini bana Eshâb olarak s…
Etbautebe-İ Tâbiîn
Sahâbe ve Tâbiînden sonra Peygamber efendimizin övdüğü nesillerden üçüncüsü olan Tebe-i tâbiîni görenler. Tebe-i tâbiînin asrı hicrî 220 (m.835)'de son bulur. Hanbelî mezhebinin imâmı Ahmed binHanbel, İmâm-ı Buhârî, İmâm-ı Müslim ve İmâm-ı…
âsâr
Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellemden veya O'nun huzûrunda bulunmakla şereflenen arkadaşlarından (Sahâbe) ve onları görmekle şereflenen müslümanlardan (Tâbiînden) bildirilen haberler. (Bkz. Eser)
Sırât Köprüsü
Cennet'e geçilmek üzere, Cehennem üzerine kurulmuş, mâhiyeti kesin bilinmeyen köprü. Buna, yalnız sırât da denir. Herkesten önce ben ve benim ümmetim Sırat köprüsünden geçeriz. Sırat üzerinden geçerken peygamberlerden başkası birşey söyliye…
Sırât-I Müstekîm
İslâmiyet'in gösterdiği doğru yol. Allahü teâlâ âyet-i kerimelerde meâlen buyuruyor ki: Ey âdemoğulları! Şeytana itâat etmeyin; o size apaçık bir düşmandır, diye size öğüd vermedim mi? Bir de bana ibâdet edin; sırât-ı müstekîm budur ( diye…
İctihâd
İnsan gücünün yettiği kadar zahmet çekerek, çalışma. Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmemiş olan işlerin hükümlerini açıkça bildirilenlere benzeterek meydana çıkarma. (Bkz. Müctehid) Resûlullah sallallahü aleyhi ve sell…
Hırka-İ Huzeyfe
Arapça, Huzeyfe’nin hırkası demektir. Hasan-i Basrî yoluyla tanınan ve silsilesi, sahabeden Huzeyfe’de sonuçlanan tarikatlarda, müride, bağlandığı mürşidlerce giydirilen taç ile hırkaya veya hırkaya denir.
Hırka-İ Sufiyye
Arapça, sûfiyye hırkası demektir. Müridin, iradesine girdiği şeyhin elinden giydiği şey (şeyler) için kullanılan bir tabirdir. Bu, hırka veya taç gibi bir alâmet olurdu. Hırka giymek, tarikata girişi, mürşidle irtibatı sağlamayı ifade eder.…
Kümeyliyye
Sahabe-i Kiram’dan Kümeyi b. Ziyad (ö. 82/701 )’a dayandırılan bir tasavvuf okulu.
Lihye-İ Şerif
Arapça, şerefli, değerli sakal demektir ki, tâbir Hz. Peygamber Efendimiz’in (s) sakalı için kullanılır. Peygamber Efendimiz (s) traş edilirken, sahabe-i kiram teburrüken bir hâtıra olarak kıllarını toplardı. Bunlar zamanla nesilden nesile,…
Selman
Sahabe-i Kiram’dan Hz. Selmân-ı Farisî ibn İslâm (r) için kısaca “Selmân” da denilir. Bazı sûfiyye tarikatlarında, dervişler, nefsi aşağılamak üzere, ellerinde keşkül (bir çeşit tabağı andırır kâse) ile halktan bir şeyler toplamaya giderler…
Para
Alış-veriş aracı olarak kullanılan, biriktirme ve tasarruf etmeye yarayan, çeşitli mâdenlerden veya kağıttan îmâl edilmiş değer ölçüsü. Belli ağırlıkta basılmış olan altın ve gümüş paralara sikke veya meskûkât, altın paralara dînâr, gümüş p…
Medîne-İ Münevvere
Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem Mekke-i mükerremeden hicret ettikten sonra, yerleştiği, ilk İslâm devletini kurduğu ve kabr-i şerîfinin bulunduğu şehir. Hicretten önceki adı Yesrib olup, hicretten sonra Medînet-ür-Resûl (P…
Meşâyıh-I Müstakîm-Ül-Ahvâl
Hâlleri İslâmiyet'in emirlerine uygun olan zâtlar. Evliyâya hâsıl olan hâller, keşfler, eğer Peygamberimize sallallahü aleyhi ve sellem tâbi olmakla berâber ise, nûr üstüne nûr olur ve şerîatin (İslâmiyet'in) incelikleri onda hâsıl olmağa b…