ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
712 sonuç · toplam 1128 · “ilâh” · 2/30
01Kâtı-I Tarîk-I İlâhî
İnsanların Allahü teâlânın emirlerine ve yasaklarına uymalarına ve rızâsına kavuşmasına mâni olan, hidâyet ve saâdetlerini engelleyen, saptırıcı, yol kesici. İnsanların îmân etmesine, İslâmiyet'i öğrenmelerine ve İslâmiyet'e uymalarına mâni…
Kânûn-I İlâhî
1. Allahü teâlânın kullarının dünyâ ve âhirette huzûr ve seâdete (mutluluğa) kavuşmaları için Peygamberleri (aleyhimüsselâm) vâsıtasıyla insanlara bildirdiği emirleri ve yasakları, İslâmiyet. 2. Allahü teâlânın kâinâtta (varlık âleminde) ko…
âdet-İ İlâhiyye
Sünnet-i ilâhî; Allahü teâlânın kânûnu. Allahü teâlânın bir şeyi yaratmak için arada bulundurduğu sebebler. Bu sebebler tecrübe ile anlaşılır. Allahü teâlânın âdet-i ilâhiyyesi şöyledir ki, her şeyi bir sebeble yaratmaktadır. Fakat sebebler…
Ef'âl-İ İlâhiyye
Allahü teâlânın işleri. Rızk; maâşa, mala, çalışmaya bağlı değildir. Böyle olmakla berâber, çalışmak lâzımdır. Çünkü ef'âl-i ilâhiyye, sebebler ile meydana gelir. Âdet-i ilâhiyye (Allahü teâlânın kânunu) böyledir. Fakat bâzan bir işin meyda…
Kurb-İ İlâhî
Allahü teâlâya yakın olmak. Allahü teâlâ kurb-i ilâhîyi, fenâdan (Allahü teâlâdan başka her şeyi unuttuktan) sonra evliyâsına ihsân eder. (Abdullah-ı Ensârî)
Aşk-I İlâhî
Allahü teâlâyı çok sevme hâli. Aşk-ı ilâhînin alâmeti, Allahü teâlânın emirlerine çok uymaktır. (İmâm-ı Rabbânî)
Vâridât-I İlâhiyye
Allahü teâlâdan gelen feyzler ve ilhamlar. Vâridât-ı ilâhiyyenin hepsi âdet-i ilâhiyye içinde yâni bir sebeb altında meydana gelmektedir. (Abdülhakîm bin Mustafa) Abdullah-ı Dehlevî hazretlerinin çok kerâmetleri görüldü. En büyük kerâmeti,…
Nazargâh-İ İlâhî
Allahü teâlânın nazar ettiği (baktığı) yer. Allah adamlarının kalbleri, Hakk'ın nazargâhıdır. O kalblere girmiş olanlara da, o nazardan nasîb erişir. (Ali Râmitenî) Sakın terk-i edebden kûy-i mahbûb-i Hüdâ'dır bu, Nazargâh-ı İlâhîdir Makâm-…
Nazm-I İlâhî
Allahü taâlâ tarafından yanyana dizilen mübârek sözler, Kur'ân-ı kerîm. Kur'ân-ı kerîm nazm-ı ilâhîdir, Arabçadır. Bu arabî kelimeler, Allahü teâlâ tarafından nazmedilmiş olarak âyetler hâlinde gelmiştir. (Zerkânî)
Huzûr-I İlâhî
Allahü teâlânın nezdi. Huzûr-ı ilâhîde bulunan meleklere Mukarrebîn denir. (Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî)
Sıfat-I İlâhiyye
Allahü teâlânın zâtî ve subûtî sıfatlarının hepsi. Perdeler tamâmen kalkıp, hakîkat bütün açıklığıyla bildirilince anladım ki, âlemler, mahlûklar (yaratılmışlar) sıfat-ı ilâhiyyenin aynaları ve esmâ-i ilâhiyyenin (Allahü teâlânın isimlerini…
Şühûd-İ İlâhî
Bu âlem (mahlûklar âlemi) ile hiçbir münâsebeti olmadan Allahü teâlâyı müşâhede, görme. Sülûkun (tasavvuf yolunun) sonuna varmadıkça ve orada fenâ-i mutlak (her bakımdan Allahü teâlâ ile olma, onda yok olma) hâsıl olmadıkça şühûd-i ilâhî mü…
Mertebe-İ İlâhiyye
İlâhî mertebe anlamında Arapça bir tamlama. Varlığın hakikatında, küllî ve cüz’î olan eşyanın nazar-ı itibâre alınması. Cem’ makamı.
Zıll-I İlâh
Arapça, İlâhın gölgesi demektir. Va-hidiyet hazretini gerçekleştiren kâmil insan.
Mekr-İ İlâhî
Allahü teâlânın mekr (hîle) yapanların mekrini kendilerine çevirmesi, kötülüklerini, kurdukları tuzaklarını bozması, mekrlerine karşılık onları cezâlandırması.
Murâd-I İlâhî
Allahü teâlânın murâdı; irâde buyurduğu, emrettiği. Bütün insanlara önce lâzım olan şey, Ehl-i sünnet (Resûlullah ve Eshâbının yolunda olan) âlimlerinin kitablarında bildirdikleri gibi bir îmân ve îtikâd edinmektir. Peygamberimiz Muhammed a…
insilâh
Sözlük ana lamı, “Hayvanın derisini yüzüp çıkarma.” anlamındaki bu söz, Bâtmî inancına göre, “İslâm di K ninden sıyrılıp çıkma ve uzaklamşma.” anlamında bir te, rim. e r inşâ a. [Ar.] Evrendeki nesi neleri önce yaratma anlamında kelâm terim…
ıstılâh
Bir sözü kendi öz anlamından farklı öz bir anlamda kullanılması ve rimleşmiş olması durumu
Celîs-İilâhî
Allahü teâlâya yakın kimse, velî. Celîs-i ilâhî olanlarla birlikte bulunanlar, şakî (Cehennemlik) olmaz. (Hadîs-i şerîf-Buhârî, Müslim)
Sırr-ı lâhûtî
İlâhî âleme ilişkin derin ve gizli hakikat. Tasavvufî metinlerde insanın ruhânî özü veya ilâhî tecellinin bâtınî yönü için kullanılabilir.
Âlem-i lâhût
İlâhîlik ve mutlaklık mertebesi. Tasavvufî kozmolojide nâsût, melekût ve ceberût gibi mertebelerin ötesindeki ilâhî hakikati anlatır.
Zikr-i dâimî
Belirli sayıdaki günlük zikrin ötesinde, kişinin gece gündüz ilâhî huzur farkındalığını korumaya çalışması.
Nefy ü isbât virdi
Lâ ilâhe illallah kelime-i tevhidiyle yapılan; olumsuzlama ve yalnız Allah'ı tasdik anlamlarını birleştiren zikir uygulaması.
Etvâr-ı Seb‘a
Sözlük anlamı: “Yedi tavır” veya “yedi evre”. Tasavvuf terimi: Nefsin kötü sıfatlardan arındırılması ve mânevî olgunluğa yönelmesi sürecini yedi ana mertebede açıklayan seyrüsülûk tasnifi. Yaygın sıralama nefs-i emmâre, levvâme, mülhime, mu…