ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
2382 sonuç · toplam 3232 · “Kül” · 2/100
01Ma'kûl İlimler
His organları ile duyularak, akıl ile incelenerek, tecrübe (deney, gözlem) ile ve hesâb edilerek elde edilen ilimler, fen bilgileri. Ma'kûl ilimler, matematik, mantık, fizik ve kimyâ gibi tecrübî ilimlerdir. İslâmiyet bunları men etmez, emr…
Seyfî Külah
Arapça-Farsça, kılıçlı külah demektir. Yukarı yassılaşarak yükselen ve bu şekliyle kılıcı andıran Mevlevi külahı. Bu şekildeki külahı, XVI. Yüzyılda Mevlana soyundan (İnâs Çelebi) Divâne Mehmed Çelebi bazen giyerdi. Bu şekildeki sikke, Bekt…
Tevekkül
Güvenme, bel bağlama, vekil tayin etme, havale etme. a Allah'ın katında olana güvenip halkın elinde ve avucunda olan şeye göz dikmemek (cr). b Vaat edilene güvenme. c Her halükârda yalnızca Allah’a sığınma. d Kalbin Hakk’a itimadı. e Vesves…
hukûkullah
“Allah hakları. ” anlamında kullanılan bu terim, kulun Allah’a karşı sorumluluklarını ve yükümlülüklerini ifade etmektedir. Bunlar, Allah’a iman ve ibadet, namaz, oruç, hac olarak gösterilirlerken, yasaklar olarak da zina, içki, kumar, nank…
ukûl-i müfârika
ukûl-i müfârika a. Maddenin dışında ruhlar, ruhânî varlıklar ya da maddî olmayan, ancak kendilerinde maddeyi meydana getirme iktidarı olan ruhânî güçler.
menkûl
Url fik- İslâm hukukunda, “Bir yerden başka bir yere taşınabilen şey (para hayvan, elbise, kitap, mobilya v.b.) ” olarak tanımlanan terim
Fukara Keşkülü
Bazı tasavvuf okulları, eskiden nefis terbiyesi için, manevî eğitimin başlangıcında, halktan birşeyler istemeye çıkarlardı. Ellerinde, keşkül denen çukur bir kap ile dolaşırlar. İçini doldururlar, sonra da getirip şeyhe teslim ederlerdi. Şe…
Teakkul
Aklı kullanarak, lüzumlu şeyleri öğrenirken, her şeyin haddini, sınırını aşmamak, yâni lüzumlu olanı terk etmemek, lüzûmsuz olanla meşgûl olmamak, bunlarla vakit öldürmemek. Hikmetten (ilimden) yedi şey meydana gelir: 1)Zekâ, 2)Sür'ât-ı sel…
Hârikulâde
Olağanüstü. İnsan gücünün üzerinde, insanı hayrette bırakan âdet dışı şaşılacak iş. İnsanların bütün hareketleri, işleri, Allahü teâlânın âdet-i ilâhiyyesi içinde (bir sebeple) meydana gelmektedir. Allahü teâlâ sevdiği kullarına ikrâm ve en…
Taşsın Dökülmesin
Bektaşî ve Mevlevî tarikatı terimlerindendir. Mevlevîlerin ayinde, Bektaşîlerin ise yemekte yaptıkları dualardandır.
Farku’l-cem
فرق | لجبع) Belli mertebelerde tecelli eden Bir'in çokluk haline gelmesi. Bu mertebelerdeki zuhura zat-ı ahadiyetin şuunu adı verilir. Gerçekte bu şuun salt itibari bir şey olup gerçekleşmesi söz konusu değildir. Yalnızca Bir'in, suretiyle…
Mâlikü’l-Mülk
“Mülkün sahibi.” anlamında bu söz, “esmâ’ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan olup Kur’ân-ı Kerîm’de Allah’a izafe edümektedir. “Âl-i İmrân suresi” nin 26. ayetinde mealen “De ki, Allahım, ey mülkün sahibi, sen dilediğine mülkü verirsin,…
hukûku’l-ibâd
GUI j^.) Günümüzde, “Temel insan hakları.” kavramı karşılığında kullanılmış olan terim. Bu konuya giren haklarm başlıcalarmı şöyle sıralayabiliriz: Yaşama hakkı, kanun önünde eşitlik ve savunma hakkı, vatandaşlık hakkı, mülk edinme hakkı, ç…
hakku'l-hakk
Gerçek olan varlığm daim olması anlamında kullanılan terim
hâlikü'l-berâyâ
(UijJl jlü Yaratılmış olanların yaratıcı sı. n
dis şakku’l-kamer
G>öll ja) bk. bir inşikâku’l-kamer en
felekü’l-eflâk
Dokuzuncu kat gök
bu turûku’l-hadîs
Ctu^l jj>) [Ar.] “Hadisin senedleri.” anlamındaki bu terim, herhangi bir hadisin k. rivayet edildiği değişik isnatları sı sıralayan hadis kitaplan veya mecmuaları için kullanılmıştır. e
Halku’l-Cedîd
Arapça, yeni yaratılış manasınadır. Kaşanî’ye göre bu tabir, Nefesü’r-Rahmân’dan olan varlığın, kendi zâtı ile varolmayan mümkine ulaşmasıdır. Yine Rahman’ın nefesinden olan, varlığın, sürekli biçimde mümkînler üzerine, her ân yeni bir yara…
Hakku’llah
Arapça, Allah hakkı demektir. Bektaşî tâbiridir. Hasat zamanı, baba veya dede vekillerinin, köylülerden topladığı belli miktardaki bir tür vergiye verilen ad. Ayrıca bir baba veya mürid, yolculuğa çıkacağı zaman, kendisine yapılan yardıma d…
Hakâiku’l-Esmâ
Arapça, isimlerin gerçekleri demektir. Zatın ta’ayyünâtıyla, o ta’ayyünât arasındakinisbetler yerinde kullanılan bir tâbirdir. Nisbetler denilen şeyler, bir takım sıfatlardır ki, insanlar o sıfatlarla birbirinden ayrılır.
Hakk-Ul-Yakîn
Bir şeyin hakîkatine kavuşma, mâhiyetine erişme, bulma, tatma. Allahü teâlânın beğendiği ahlâk ile ahlâklanıp, kalb gözünün açılması ve mânevî perdelerin kaldırılması neticesinde elde edilen kesin ilim, bilgi. Evliyânın çoğu, ancak öldükten…
Melek-Ül-Mevt
Ölüm meleği, Azrâil aleyhisselâm. (Bkz. Azrâil Aleyhisselâm) Allahü teâlâ Kur'ân-kerîmde meâlen buyurdu ki: (Ey Resûlüm onlara) de ki: Sizin canınızı almaya vekil kılınan Melek-ül-mevt canınızı alacak; sonra döndürülüp Rabbinize götürülecek…
Melek-Ül-Mukarreb
Huzûru ilâhide bulunan melekler. ... Kıyâmet, Cumâ günü kopar. Melek-ül-mukarreb, yer ve gökler, o günün dehşetinden korkarak feryâd ederler. (Hadîs-i şerîf-Müsned-i Ahmed ibni Hanbel)