ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
707 sonuç · toplam 3917 · “sa'd” · 19/30
01Benî Hâşim (hâşimoğulları)
Peygamber efendimizin dedesi Hâşim bin Abdi Menâf'ın soyundan gelenler. Allahü teâlâ, İsmâil (aleyhisselâm) evlâdından Kinâne ismindeki kimseyi ve onun sülâlesinden, Kureyş adlı zâtı beğenip, seçti. Kureyş evlâdından da, Benî Hâşim'i seçti.…
Bey'-İ Fâsid
Aslı İslâmiyet'e uygun, fakat sıfatı uygun olmayan satış. Bir kimse satın aldığı bir malın bedeli olan paranın yarısını peşin verip, yarısını da yolcum gelince vereyim dese, bu alış-veriş Bey'-i fâsid olur. Çünkü yolcunun geleceği târih yân…
Müd
Sekiz yüz yetmiş beş gram ağırlığında bir ağırlık birimi. Ümmetimden herhangi biri Uhud dağı kadar altın sadaka verse, Eshâbımın bir müd arpa sadakasına verilen sevâba kavuşamaz. (Hadîs-i şerîf-Savâik-ül-Muhrika) Peygamber efendimiz Muhamme…
Sizler Bakî
Vefat etmiş biri konuşulurken, “Allah rahmet eylesin”, “ruhu şad olsun” gibi ifadeler kullanıldığı gibi “sizler bakî” sözü de kullanılır.
Sabah Vakti
Fecr-i sâdık denilen beyazlığın doğuda görünen ufkun bir noktası üzerinde doğması ile başlayan vakit. İmsâk vakti.
Mülk-İ Yemîn
Bir kimsenin emrindeki köleler ve câriyeler. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Allah'a ibâdet edin, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ananıza, babanıza (güzel söz ve fiil ile) , akrabânıza (ziyâret etmekle), yetimlere (gönül…
Sâbiûn-I Evvelûn
Dinlerini muhâfaza için yurtlarından ayrılan, Resûlullah sallallahü aleyhi ve selleme son derece bağlılık gösteren muhâcirlerden, iki kıbleye karşı namaz kılmış olanlar veya Bedr gazvesinde (harbinde) bulunanlar veya Hudeybiye'de Bîat-ür-Rı…
Müftî (müftü)
Fetvâ veren. 1. Vilâyet ve kazâlarda din işlerine bakan, İslâm âlimlerinin dînî bir konuda vermiş oldukları hükümleri yâni fetvâyı, insanlara bildiren kimse; nakleden me'mur. Birçok işlerde âdet, nass (Kur'ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîflerin h…
Tabî'iyyeciler (tabî'iyyûn)
Canlılarda ve cansızlardaki, akıllara hayret veren intizâmı (düzeni) ve incelikleri görerek, bir yaratanın varlığını söylemekle berâber; öldükten sonra tekrar dirilmeği, âhireti, Cennet'i ve Cehennem'i inkâr edenler (red edip, kabûl etmeyen…
Tâlib
Taleb eden, isteyen. Yetişmiş ve yetiştirebilen bir rehberden ders alan talebe, öğrenci. Tâlib sâdık olunca, zikr ve teveccüh olmasa dahi yalnız ihlâsı ve muhabbeti ile ilerler. (Muhammed Ma'sûm) Tâlib, niyyeti ve işleri, ne kadar hâlis ve…
Ta'rîz
Üstü kapalı ve dokunaklı söz; kapalı îtirâz etmek; bir tarafı gösterip diğer tarafı kasd etmek. Gıybet, açıkça söylemek sûretiyle olduğu gibi fiille, ta'rîzle, yazıyla, hareketle ve işâretle de olur. Göz kırpmakla, elle işâret etmekle de ol…
Tasvîr
Kâğıda, kumaşa, duvara ve başka yerlere canlı ve cansız resimleri yapmak veya bu şekilde yapılan resimler. Hazret-i Âişe rivâyet ediyor (naklediyor): Odama, üzerinde tasvirler bulunan ince bir perde takmıştım. Resûlullah sallallahü aleyhi v…
Tazmîn
Sebeb olunan zarar ve ziyânı ödeme. Çeşitli kimselerden aldığı haram malları birbirleri ile veya kendi helâl malı ile yâhut kendinde emânet bulunan mallar ile karıştırırsa ve bunları birbirlerinden kolayca ayıramazsa, bu karışımlar kendi mü…
Tecellî-İ Zât
İsim ve sıfatlar araya girmeden sâdece zât-ı ilâhînin tecellî etmesi. Tecellî-i zât,Peygamberlerin sonuncusuna (Muhammed aleyhisselâma) mahsûstur. O'nun yanısıra başka peygamberlere ve O'na çok uyan bu ümmetin evliyâsında da hâsıl olur. Baş…
Tekebbür
Kibir sâhibi olma, büyüklenme, kibirlenme, kendini büyük gösterme. Allahü teâlâ tevâdu' üzere olmağı bana emr eyledi. Hiçbiriniz, hiçbir kimseye tekebbür etmeyiniz. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Tevâdu' (alçak gönüllülük) gösteren azîz olur, yükse…
Tekmîl Makâmı
Olgunlaştırmak, tamamlamak, kemâle erdirmek makâmı. Tasavvufta başkalarını yetiştirebilmek derecesine ulaşma. Tasavvuf yolunda nihâyete kavuştuktan sonra geriye dönenler, irşâd (öğretme, yetiştirme) ve tekmîl makâmına kavuşur. Allahü teâlân…
Tetavvu' (tetavvû)
Farz ve vâcib olmayıp, sırf Allah rızâsı için yapılan nâfile ibâdet. Tetavvu' namazlarının kendilerine mahsus sevâbları ve fazîletleri vardır. Tetavvu' namazlarından bâzıları şunlardır:Tahıyyet-ül-Mescîd:Mescide girildiğinde kılınan namaz.…
Tevbe (tövbe)
Haram, günah işledikten sonra, pişman olup, Allahü teâlâdan korkmak, bir daha yapmamaya karar vermek. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Ey mü'minler! Hepiniz Allah'a tövbe ediniz ki felâh ( kurtuluş ) bulasınız. (Nûr sûresi: 31) Allahü t…
Tevbe-İ Nasûh
Sâdık tövbe, işlediği günâhı bir daha yapmamak üzere tövbe etmek ve bu tövbesinde tam kararlı olmak. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Ey îmân edenler! Günâhlarınızdan Allahü teâlâya tevbe-i nasûh ile tövbe ediniz. (Tahrîm sûresi: 8) Tev…
Tevhîd-İ Şuhûdî
Mâsivâyı (Allahü teâlâdan başka her şeyi) görmemek ve düşünmemek. Tasavvuf yolunda yürümekten, nefsin istemediği zor gelen şeyleri yapmaktan ve sıkıntı çekmekten maksad, Allahü teâlâdan başka, her şeyin sevgisinden kurtulmaktır. Bu da tevhî…
Tevkîl
1. Vekîl tâyin etme. Kadına, kendini boşamak için seni vekil ettim demek. (Bkz. Vekîl) İslâmiyet'te erkeğin talak (boşama) hakkını başkasına bırakması üç türlü olur: 1) Tefvîd: Erkeğin zevcesine (hanımına); "Kendini sen boşa" diyerek talağı…
Tevvâb (et-Tevvâb)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Kullarına tövbe etme sebeblerini kolaylaştıran, şartlarına uygun tövbe edenlerin tövbesini kabûl eden. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Ve o zaman İbrâhim ve İsmâil (…
Vakf (vakıf)
1. Mükellef (akıllı, müslüman ve ergenlik çağına erişmiş)kimsenin kendi mülkü olan mütekavvim (belli, kıymetli ve dayanıklı)malının menfaatini (faydasını) hiçbir şarta bağlamadan, müslüman veya zımmî (gayr-i müslim vatandaş), bütün veya bel…
Vâridât-I İlâhiyye
Allahü teâlâdan gelen feyzler ve ilhamlar. Vâridât-ı ilâhiyyenin hepsi âdet-i ilâhiyye içinde yâni bir sebeb altında meydana gelmektedir. (Abdülhakîm bin Mustafa) Abdullah-ı Dehlevî hazretlerinin çok kerâmetleri görüldü. En büyük kerâmeti,…