Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

640 sonuç · toplam 903 · “Tâbi” · 19/27

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ahiretlik

Arapça, ahiret sevabı ümidiyle alınıp büyütülmüş olan kız çocukları hakkında kullanılır, bir tabirdir. Manevî evlat demektir. Lügat-ı Ebuzziya’da konu ile ilgili olarak şu bilgi vardır : Hüccet-i şer’iyye ile alınan hizmetçi kızlara ıtlak o…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

âlun

Arapça yüksek seviyede olanlar demektir. Nurdan yaratılmış melekler, Hz. Adem’e secde ile emrolunmayan melekler bunlardır. Bu tabir Şad suresi 75. ayette geçer. Muheyyemûn melekleri de aynı durumdadır.

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Anka

Halk arasında, ismi olup, cismi bulunmayan mitolojik bir kuşa verilen isimdir. Misli az bulunan şeyler hakkında da kullanılır. Mutasavvıflar bunu, vücutta taayyünü olmayan, yalnız zihinde suret bulan heyula diye tarif ederler. Eski edebiyat…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Arız (avarız)

Arapça. İlişen demektir. Tabii olmayan, sonradan gelen, kalbe ve ruha musallat olup, Hakk’a ulaşmaya engel teşkil eden nefsani arzu ve istekler, vesveseler.

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Balım Evi

Bektaşî tabiri. Hacı Bektaş Veli Tekkesi’ndeki evlerden birinin ismidir. Burası ayrı bir tekke halindeydi. Balım Evi babasının yanında, ayrıca babalar da vardı. Bunlar ayrı ayrı nasip vermezlerdi. Ancak, dışarı çıkarlarsa nasip verirlerdi.…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bâr-I Emânet

Farsça-Arapça’dan oluşan bu ifade, emânet yükü anlamınadır. “Elestü birabbiküm” (A’raf/173) hitabının yapıldığı ruhlar alemindeki toplantıda, Allah’a verilen söz ve buna bağlı olarak ortaya çıkan sorumluluk. Dağlar ve göklerin yüklenmekten…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bâ Şer’-Bî Şer’

Farsça ve Arapça’dan müteşekkil bu tabirler, şeriatlı ve şeriatsız anlamlarına gelirler. İslam’a sıkı sarılan tasavvuf sistemleri, genel olarak Hak tarikat adını alırken, İslamdan uzak olanlara da rafızî, heretik, bâtıl tarikatlar denir.İlk…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Baş Gözü-Gönül Gözü

Bu ifadedeki baş gözü ile kasetedilen, insanda fizikî ve biyolojik olarak bulunan, bildiğimiz gözdür. Ancak bu göz, sadece eşyanın şeklini görmeyi sağlar, görülen şey üzerinde, anlama, yorumlama, istidlal yapma vs. gibi değerlendirmelerde b…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bevn

Arapçada ayrılık anlamındadır. Mukabili kevn’dir. Cüneyd, bu tabiri, muvahhidlerin sanki yoklarmış gibi, eşyada olmaları, ayrı değillermiş gibi eşyadan ayrı olmalarıdır, diye tanımlar. Çünkü onların eşyada bulunmaları, kendi şahısları ile,…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bir Gömlekten Baş Göstermek

Bektaşî tabiri. Musâhib olanlar hakkında söylenir. Tarikata bereberce giren iki derviş (can) tıpkı bir gömlekten, veya bir bedenden iki baş göstermiş gibidir. Canları, imanları ve ikrarları birdir. Bu kardeşliğe (birliğe) her zaman riâyet e…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bulaşıkçı Dede

Mevlevî tâbiri. Matbah-ı Şerifte önemli bir görevdir. Bulaşıkçı dede’nin beraberinde, yardımcıları bulunurdu. Yemek kaplan mutlaka mutfakta yıkanırdı. Kaşıklar da büyük bir özenle yıkanıp kurulanırdı. Somat denen sofra bezinin temizliğine ç…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Büzürgân

Farsça büyükler demektir. Nakşibendiyye tâbiridir. Kâmil mürşidlere, sohbette gönüllere hayat veren, diliyle cevherler saçan ariflere “büzürgân” denir. Bu tâbir “ekâbir” yerine de kullanılırdı: Büzürgân-ı erbâb-ı tarikat (Tarikat erbabının…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Cin Evi

Bu, Bektaşî ve Mevlevî tâbiri olup, hamamlar için kullanılır. Muhtemelen bu tabir, hamamlar’ın şeytanın evi olmasıyla ilgili bir hadisi şerife dayanır.

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Cezbelenmek

Zikir veya sohbet sırasında, ansızın yerinden sıçrayarak “Hayy” diye bağıran için kullanılan tâbir. Dervişin kendisini tutması, bağırmaması doğru bir davranıştır. Sürekli cezbe halinde kalanlarla düşüp kalkmak, doğru değildir. Zira hallerin…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Cimar

Arapça kor, köz, küçük çakıl taşı anlamına gelen cemre kelimesinin çoğuludur. Mina’da kurban bayramı günleri üç şeytanın taşlanması ki bunlar.tasavvufta nefs, tabiat ve âdete işaret eder. Kul, yedişer taşla bu üçünü taşlayıp ilâhî yedi sıfa…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Cur’a-Dan

Cur’a Arapça’da yudum anlamına gelir, Farsça “dan” ekiyle birlikte “yudumluk” manasınadır. XIV-XVI. yüzyıllarda abdalların ve Bektaşîlerin esrara düşkün oldukları, sunulan esrar kabağından herkesin tek nefes çektiği kaydedilir. Bektaşîlerin…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Cünbüşlemek

“Çay içmek” gibi, içmek anlamında kullanılan bir tâbir. “Çay ilahisi” içilen çaydan duyulan haz ile okunur ve dinlenirdi.

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çalipâ

Farsça, haç demektir. Tabiat, maddî âlem. Çalipân: Bektaşî hilâfet ve icazetnamelerine konulan başlık.

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çerağ Gülbanki

Mevlevî tabiri olarak çerağ gülbanki, mumların (çerağlarm) yakılması sırasında okunurdu. Bu gülbank şu şekildeydi: “Çerağ-ı rûşen-i fahr-i dervişan, ziyâ-yı iman, kanûn-ı merdân, dem-i Hazret-i Mevlânâ Hû diyelim Hû”. Bu gülbanktan sonra, d…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Dört Kapı Selamı

Bektaşî tabiri olup bu selam şöyleydi. “Esselam ey nur-ı şeriat erenleri, Esselam ey pir-i hakikat erenleri, Esselam ey marifet erenleri, Esselam ey nur-ı hakikat erenleri.”

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Aykaççile

Farsça, kırk anlamına gelen çihil’den düzenlenmiş bir terim. Bir şeyh nezaretinde derviş, karanlık bir hücrede yalnız başına kırk gün süre ile az uyumak, az yemek, az içmek ve mümkün mertebe sürekli ibadetle meşgul olur ki bu olaya, çile de…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çilekeş

Farsça, çile çeken anlamında bir ifade. Hücrede çile dolduranlar için kullanılan bir tabir. Yokluk içindeki fakir ve garip için, çektikleri sıkıntılar sebebiyle, bu tabir kullanılır.

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Dal Sikke

Türkçe-Arapça. Dal düz, sade, çıplak manasına; sikke de mevlevîlerin başlarına giydikleri keçeden serpuş anlamına gelir. Sikkenin sarıksız olanına, dal sikke denir. Destâr sarılmış olan sikkelere ise, destârlı sikke tâbiri kullanılır.

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Dergâh-I âlî

Farsça-Arapça. Yüce dergâh, büyük kapı demektir. Hükümdar sarayları ile merkezî tekkelerin giriş kapılarına denir. Bu gibi binaların ana giriş kapısı, büyük ve gösterişli olduğu için, bu tabirin aslî manası da, mecazî manası da doğrudur.

↗