Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

640 sonuç · toplam 903 · “Tâbi” · 17/27

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Seâdet

Mutluluk, bahtiyarlık. Dünyâda ve âhirette mutluluk. Eshâbım için, fakir olmak seâdettir. Âhir zamanda gelecek olan ümmetim için, zengin olmak seâdettir. (Hadîs-i şerîf-Râmûz-ül-Ehâdîs) Sâlihlerle berâber olmak sonsuz seâdetin anahtarıdır (…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Seâdet-İ Ebediyye

Sonsuz, ebedî mutluluk, bahtiyârlık. Seâdet-i ebediyyeye kavuşmak için müslümân olmak lâzımdır. (İmâm-ı Mâverdî) Cehennem'den kurtulmak ve seâdet-i ebediyyeye kavuşmak, Peygamberlere aleyhimüsselâm tâbî olmaya bağlıdır. (İmâm-ı Rabbânî)

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sebeb

Vâsıta. Bir işte te'siri olmayan fakat o işin yapılmasını, vücûdunu, var olmasını îcâb ettiren şey. Allahü teâlâ, her şeyin yaratılması için belli şeyleri sebeb yapmıştır. Belli maddeleri, belli şeylere sebeb yaptığı gibi, insanın maddî ve…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Seciyye

Ahlâk, tabiat, huy. Bir insan İslâm âlimlerini görüp, doğru yolu öğrendikten sonra yolunu şaşırırsa, bu onun seciyyesinin bozukluğundandır. (İmâm-ı Rabbânî)

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Selâm (es-Selâm)

1. Esmâ-i hüsnâdan (Allahü teâlânın güzel isimlerinden). Zâtı ayıplardan (kusurlardan), sıfatları noksanlıklardan ve işleri kötülüklerden uzak, temiz olan. Eceli gelmeyen bir hastaya elem ve hastalıkları için yüz yirmi bir defâ Selâm (es-Se…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Selef

Önce gelenler. Eshâb-ı kirâm, Tâbiîn (Eshâb-ı kirâmı gören büyükler) ve Tebe-i tâbiîne (Tâbiîn'i gören büyüklere) verilen isim.

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Selef-İ Sâlihîn

Hicrî ilk asrın müslümanları. Eshâb-ı kirâm, Tâbiîn ve Tebe-i tâbiînin büyükleri. Zamânımız tarîkatçileri, câmilerde mevlid cemiyetleri, ilâhîler, mersiyeler okutuyorlar. Tekkelerde çalgı, tanbur dinliyorlar. Bunlar gibi nice bid'atleri, di…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hakîkat-İ Câmia

Toplayıcı hakîkat. Tasavvufta kalb. İnsan, âlem-i kebîrde yâni insan dışında bulunan her şeyi kendinde topladığı için, mahlûkların en kıymetlisi olduğu gibi, hakîkat-ı câmia olan kalb de Âlem-i sagîrdeki yâni insanda bulunan her şeyi kendin…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Semâvî Kitab

Hak dinlerin kitapları. Semâvî kitapların bize bildirileni yüz dörttür. Bunlardan on suhuf Şist (Şit) aleyhisselâma otuz suhuf İdris aleyhisselâma, on suhuf İbrâhim aleyhisselâma indirildi. Mushaflar; Tevrât Mûsâ aleyhisselâma, Zebur kitabı…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Halef-İmüttekîn (bkz. Halef-İ Sâdıkîn) Halef-İsâdıkîn:

Selef-i sâlihînden yâni Eshâb-ı kirâm, Tâbiîn ve Tebe-i tâbiînden sonra gelen Ehl-i sünnet âlimleri. Halef-i sâdıkîn, îmân (inanç) ve amel bilgilerinde ve kalb bilgilerinde, hep Selef-i sâlihîne (Hicrî ilk iki asırda yaşayan müslümanlara) t…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sihr (sihir)

Tabiat kuvvetleri, fizik, kimyâ ve biyoloji kânunları dışında gizli sebebler kullanarak, garip şeyleri yapmayı sağlayan iş, büyü. (Bkz. Büyü) Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: ( Mûsâ aleyhisselâma inanan sihirbâzlar Fir'avn'a…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sünen

1. Sünnetler. (Bkz. Sünnet) 2. Hüküm bildiren hadîs-i şerîfleri toplayan hadîs kitablarına verilen isim. Sünen kelimesi yalnız olarak söylenince, dört âlimin kitablarından biri anlaşılır. Bunlar; Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî ve İbn-i Mâce'dir.…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sünnet

Yol, kânun, âdet. 1. Peygamber efendimizin mübârek sözleri, işleri ve görüp de mâni olmadığı şeyler. Unutulmuş bir sünnetimi meydana çıkarana yüz şehîd sevâbı vardır. (Hadîs-i şerîf-Hadîka) On şey sünnettir: Bıyığı kısaltmak, sakalı uzatmak…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sünnet-İ Seniyye

Övülen, medh edilen sünnet; İslâm dîni. Resûlullah'ın yolu. Seâdete (kurtuluşa) ermek için; sünnet-i seniyyeye yapışmak ve bid'atlerden (dinde sonradan çıkan yeniliklerden, reformlardan) kaçınmak lâzımdır. (İmâm-ı Rabbânî) Mest üzerine mesh…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sünnet-İ Zevâid

Peygamber efendimizin, ibâdet olarak değil de, âdet olarak devâmlı yaptığı işler. Bunlara edeb de denir. Resûlullah efendimizin elbiseleri, oturması, kalkması, iyi şeyleri yapmağa sağdan başlaması sünnet-i zevâiddendir. (İbn-i Âbidîn) Sünne…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sünnî

Peygamber efendimizin ve Eshâbının inandığı gibi inanan ve Ehl-i sünnet âlimlerine tâbi olan müslüman. Ehl-i sünnet vel-cemâat îtikâdında olan kimse. (Bkz. Ehl-i Sünnet vel-Cemâat) Sünnî olanlar, amelde dört mezhebe ayrılmışlardır. Bu dört…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hamdele

Elhamdülillah veya bu mânâdaki sözler. Elhamdülillah sözünün mânâsı, Allahü teâlâya hamd olsun, ben her hâlimde O'ndan memnûnum demektir. (Bkz. Hamd) Dînî bir kitabı yazarken, va'z u nasîhate veya ders okutmaya başlarken, Besmele, hamdele v…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şân

1. Hâl, durum. Eshâbımın ismini işitince, susunuz. Şânlarına yakışmayan sözleri söylemeyiniz. (Hadîs-i şerîf-Savâik-ül-Muhrika) Allahü teâlâdan râzı olandan, Allahü teâlâ da râzıdır. Kazâya rızâ, evliyânın şânındandır. (Fakîrullah) Haramlar…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şa'yâ Aleyhisselâm

İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden. Mûsâ aleyhisselâmın dînini yayıp, Tevrât-ı şerîfin hükümlerini bildirdi. Mûsâ aleyhisselâmdan sonra hak yoldan ayrılıp, bozuk yollara sapan İsrâiloğulları kendilerine gönderilen peygamberlere ya…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hârûn Aleyhisselâm

Kur'ân-ı kerîm'de adı geçen peygamberlerden. Allahü teâlâ kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Selâm, Mûsâ ve Hârûn üzerine olsun. (Saffât sûresi: 120) (Mûsâ aleyhisselâma peygamberliği bildirilince) dedi ki: "Ve kardeşim Hârûn ise, lisânen…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şemâil-İ Şerîfe

Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellemin mübârek ahlâk ve âdetleri. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellemin şemâil-i şerîfelerini Eshâb-ı kirâmdan Ebû Saîd-i Hudrî şöyle anlatmıştır: "Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, hayvana ot veri…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Haslet

İnsanın yaratılışındaki huy, mîzâc, tabîat, karakter. Şu dört haslet kimde varsa o hâlis münâfıktır. Bunlardan bir tânesi kendisinde bulunan kimse, onu terk etmedikçe, kendisinde münâfıklıktan bir haslet bulunur. Birincisi emânete hıyânet e…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Haşşâşiyye

Otçular. İnsanın ot gibi olduğunu ve öldükten sonra yok olacağını iddiâ edenler. İnsan ölünce, cesed çürüyünce rûh yok olmaz. Ölmek, rûhun bedenden ayrılması demektir. Rûh bedenden ayrılınca, maddî olmayan âleme karışır. Kıyâmete kadar yok…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Allah Diyen Mahrum Kalmaz

Bu atasözünde, dil ile Allah diyen değil, can ve gönülle (tefekkürle) kendi varlığını unutacak derecede Allah’ı ananın, mahrum kalmayacağı bildirilmiştir. Burada mahrum kalmazdan kasıt, Allah’ı anan kişinin, sonunda O’na kavuşmasıdır. Şüphe…

↗