Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

613 sonuç · toplam 1859 · “Şive” · 16/26

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bast

1.2.5. Kabz ve Bast Kabz ( ضبقلا) ve bast ( ط سبلا) kavramları mutasavvıfların hal yahut makam olarak değerlendirdikleri iki kavramdır. Söz gelimi Serrâc, Kuşeyrî ve Hücvîrî eserlerinde kabz ve bast kavramlarına hal olarak yer verirlerken,…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Cû‘

1.1.3. C û‘ Nefis terbiyesi ve mücâhedenin üç temel esası az yemek, az uyumak ve az konuşmaktır. Bu üç ilkeyi daha ilk dönemlerden itibaren zâhid ve sûfîlerin dile getirdikleri bilinmektedir. Söz gelimi Hasan el-Kazzâz bunu “Tasavvuf üç şey…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nefs (nefis)

1. Can. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Her nefs, ölümü tadıcıdır. (Âl-i İmrân sûresi: 185) 2. İnsanın kendisi, kişi, beden. İnsan ben deyince, nefsini göstermektedir. (İmâm-ı Rabbânî) 3. Hakîkat, cevher, asıl, öz. İnsanda…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hurmet-İ Müsâhere

Erkeğin herhangi bir kadın ile zinâ etmesi veya herhangi bir yerine unutarak ve yanılarak da olsa şehvetle (lezzet alarak) dokunması hâlinde, o kadının neseb (soy) ile ve süt ile olan anası ve kızları ile; kadının da o erkeğin oğlu ve babas…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fark-I Tam

Arapça, sûfinin, tüm dünya ilgilerinden uzaklaşıp, bütün varlığıyla Allah’a yönelmesi ve bu şekilde meydana gelen dalma (istiğrak) hâlini anlatmak için kullanılan bir tabirdir. “Fena Fillah” tâbiri ile aynı anlama geldiği de söylenir.

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fasl-I Hitâb

Kolay, açık ve anlaşılır söz söyleme. Doğru söyliyenlerin en iyisi ve kendilerine Fasl-ı hitâb ve hikmet (ilim) verilenlerin en üstünü olan sâhibimiz ve efendimiz Muhammed aleyhisselâma ve O'nun temiz Âline (akrabâsına) ve insanlar arasında…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Rıdâ' (radâ')

Süt emme çağında yâni iki buçuk yaşından küçük bir çocuğun bir kadının memesinden süt emmesi veya bir kadının sütü bir vâsıta ile çocuğun mîdesine gitmesi. Evlenmede nesebden (soydan) haram olanlar, rıdâ'dan da haram olur. (Hadîs-i şerîf-Nî…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Devr

Bir şeyi elden ele aktarma. Vefât eden bir müslümanın sağlığında kılamadığı namaz, tutamadığı oruç ve veremediği zekât gibi borçlardan kurtulması için birkaç fakirin kendilerine ölünün vasî veya velîsi tarafından verilen fidyeyi alıp, gönül…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ma'rifetullah

Allahü teâlâyı tanıma, bilme. (Bkz. Ma'rifet) İlimlerden öyleleri vardır ki, onları ancak ma'rifetullaha sâhip olanlar bilirler. Onlar bu ilimlerden haber verdikleri zaman, ma'rifetullaha sâhib olmayanlardan başkası onları inkâr etmez. (Had…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Vekâlet

Bir kimsenin, bir veya birçok işi yapmak için, başkasını kendi yerine koyması yâni başkasına iş havâlesi. Vekil edene sâhib veya müvekkil, vekâlet verilip yerine geçirilene vekîl denir. (Bkz. Vekîl) Vekâlet, îcâb ve kabûl ile olur. Yâni müv…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Rahmet Kapısı

Duâların kabûl edildiği, ihsân ve bereket kapısı. Duâların geri çevrilmediği lütuf kapısı. Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan duâ, tövbe red olmaz. Fıtr (Ramazan) bayramının ve Kurban bayramının birinci geceleri, Şâban'ın…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İttihâd

Birleşme. Allahü teâlâ hiçbir şeyle ittihâd etmez. Hiçbir şey de O'nunla ittihâd etmez. (İmâm-ı Rabbânî) Her şeyden, her mahlûktan, Allahü teâlâya giden bir yol vardır. Çünkü, her mahlûkun (yaratılmışın) kendisi ve sıfatları (özellikleri) A…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ma'nevî Fâide

Rûha, kalbe ve gönüle âit fâide. Oruç, insanlara hem maddî, hem de mânevî faydalar sağlar. Bütün bir sene çeşitli yemekleri eritmek için, yorulan insan mîdesi ve bağırsakları, senede bir ay dinlenerek sağlığını korumuş olur. Bu, orucun madd…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nâme-İ Seâdet

Peygamber efendimizin mektubu şerîfi. Peygamber efendimizin Mısır (Kıpt) hükümdârı Mukavkıs'ı İslâmiyet'e dâvet için yazdığı Nâme-i seâdet, deriden olup on iki satır yazısı ve altında mühr-i şerîfi vardır. (Osmanlı Târihi Ansiklopedisi)

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kuddise Sirruh

Daha çok Allahü teâlânın sevdiği kullar olan evliyâdan birinin ismi anılınca veya yazılınca, onun sırrı (içi) temiz ve mübârek olsun mânâsına söylenen veya yazılan duâ, hürmet ve saygı ifâdesi. İki kişi için "Kuddise Sirruhümâ" ikiden çok i…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kötü Din Adamı

İlmini dünyâ kazancına, mala, mevkîye kavuşmaya vâsıta eden, ilmi ile amel etmeyen, insanları ibâdete ve âhirete yönelmeye teşvik etmeyen din adamı. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, Kâbe'yi tavâf ediyorken; "Hangi insan daha kötüdür?…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kisve

Giyecek. Nafaka vermekle vazîfeli kimsenin bakmakla mükellef bulunduğu kimselere te'min etmekle yükümlü olduğu giyecek. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: ...Onların (annelerin) âdet olduğu şekli ile yiyeceği ve kisvesi; çocuk…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Horasan Postu

Bektaşî tabiridir. Meydanda, kıble doğrultusunda, ocağın yanıbaşında, kandilin tam altında olmak üzere, yere serilmiş siyah post. Bu post, Hacı Bektaş-i Veli makamıdır. Dede baba bile, bu posta oturamazdı.

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Muhammed Aleyhisselâm

Allahü teâlânın insanlara gönderdiği son peygamber. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem) , peygamberlerden başka (bir şey) değildir. O'ndan evvel daha nice peygamberler gelip geçmiştir. Şim…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hicâbûl-Celâl

Allah’ın zatı idrak olunamaz.O’nun zâtı, ululuk perdesi (hicâbu’l-izze) ile örtülüdür. Mal, can, vatan sevgisi ve şehvet düşkünlüğü de hicaptır.

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Muhâlefetün-Lil-Havâdis

Allahü teâlânın, zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde (işlerinde) yarattıklarına, hiçbir bakımdan benzememesi. Âkil ve bâliğ (akıllı ve ergenlik çağına gelmiş) olan kadın ve erkek her müslümanın, Allahü teâlânın zâtî ve subûtî sıfatlarını d…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Emr-İ Ma'rûf

Dinde emredilen şeyleri öğretmek, yaptırmak. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Ey mü'min kullarım! Emrettiğim işleri, ibâdetleri yapar ve emr-i ma'rûf ve nehy-i münker eder iseniz, (günahlardan, kötülüklerden alıkorsanız) b…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Emr

1. Buyruk; emredenin, emrolunandan bir işin yapılmasını istemesi veya bu sûretle yapılması istenen şey. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: O hâlde bana uyunuz. Emrime itâat ediniz. (Tâhâ sûresi: 90) İnsan her hareketinde, her işinde, Alla…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Emânât-I Mukaddese

İslâm dîni ve târihi bakımından büyük önem taşıyan, Peygamber efendimize ve diğer din büyüklerine âit bâzı mübârek şahsî eşyâ ve hâtıralar. Mukaddes emânetler. Bunlar: Hırka-i Saâdet, Seyf-i Nebevî, Nâme-i Saâdet, Mühr-i Seâdet, Dendân-ı Se…

↗