Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

383 sonuç · toplam 527 · “Dua” · 15/16

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kahriyye

Arapça, kahretmeye mensûb anlamında kelime. Birisini kahretmek, öldürmek, yok etmek manasına gelir. “Kahriyye okumak” diye bilinen ve Allah’ın Kahhâr ismini kullanmakla ilgili bir uygulama vardır. Bu uygulamada, kalabalık bir grup, Allah’ın…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Namaz Okumak

Namaz kılmak demektir. Bu tâbirin orijinal kullanımı Bektaşîlere dayandırılır. Diğer tasavvuf okulları da, onlardan almıştır. Arapça’daki salât, dua manasına geldiği için, Türkçesi olan kılmak yerine, okumak fiili eklenmiştir. Batınîlerin s…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Naz-Niyaz

Naz aşıklara, niyaz ariflere mahsustur. Niyaz Farsça, yalvarmak, dilemek, gönül alçaklığında, bulunmak, dua etmek, selam etmek, hürmet etmek anlamlarına gelen bir kelimedir. Naz ehlinin Allah’a nâzı geçer. Bunlardan sık sık şatah ifâdeler (…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nefesi Keskin

Duası ve okuması tesirli kişiler için kullanılır.

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nefesi Sinmek

Okunan duanın tesirinin görülmesi anlamında bir ifâde.

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ocak-Ocakzâde

Türkçe-Farsça. Ocak oğlu demektir. Ocak; içinde odun, kömür yakılan, dumanı üstteki bacadan çıkan özel ateş yakma yerine denir. Mecazi olarak, kuruluş boy-soy, kök, dirlik, düzenlik manalarına gelir. Bu, aynı zamanda bir Bektaşî tabiridir.…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Onsekiz Bin âlem

Çeşitli boyutlarıyla birlikte, bütün bir kainata onsekizbin âlem denmiştir. Âlemin onsekizbin sayısına ulaştırılması şu şekilde açıklanır : “Bu, dokuz felekle beraber kürre-i hava, kürre-i mâ, küre-i türâb, küre-i nâr, yani anasır-ı erbaa,…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Rahmet Okumak

Vefat eden mü’minlerin ardından, yapılan bir dua. Bu, övgü yerinde de kullanılır.Edenler hâlimi idrâk, okurlar rıfk ile rahmet, Olanlar zâir-i kabrim, dönerler müşfik u mahzun.Abdülhak Hâmid

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Salât-Salavât

Arapça, dua demektir. Hz. Peygamber (s)’e dua olmak üzere hazırlanmış olan ve bir kısmı bestelenen ibarelere salât denir. Delâil-i Hayrât’da, Süleyman Cezûlî’nin terkip ettiği salavat sayısı yüz yirmiden fazladır. Hz. Peygamber (s)’e dua et…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Salât-I İstihare

İstihare namazı. Hakkında, hayır mı, şer mi diye şüpheye düşülen bir hususta, hayırlı olup olmadığını anlamak üzere, kılınan iki rek’at namazdır. Birinci rek’atta Fatihadan sonra “Kâfirun”, ikinci rek’atta da “İhlâs” suresini okumak sünnett…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sala Vermek

Cuma günleri, namazdan önce minarelerde makamla okunan dua. Bir de, ölen kimseler için minarelerden sala vermek âdeti vardır ki, Anadolu’da oldukça yaygındır.

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sefer Gülbangi

Mevlevî tâbiridir. Dedeler ve muhiblerden birinin, Konya’ya veya Hac amacıyla, Mekke’ye gitmesi sırasında okunan gülbanktir. Derviş, yola çıkarken, dede ve diğer dervişler (canlar) kendisiyle musafaha yapar, daha sonra Dede Efendi dua ederd…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sikke Tekbiri

Mevlevî tâbiri. Tarikate yeni giren nevniyâzın başına sikke giydirilirken yapılan duaya “sikke tekbiri” denir.

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şey’en Li’llah

Arapça, Allah rızası için bir şey anlamındadır. Tasavvuf tarihinde çok az bir kısım tasavvuf erbabı, nefs terbiyesi için, müridlerini, geçici bir süre bir şeyler toplamaya yollarlardı. Onlar da “şey’en lillah” diyerek keşkülleriyle dolaşır,…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şürûd

Arapça, ürküp kaçmayı ifade eden bir kelime. Hakikat menzillerinden uzaklaştıran sıfatlardan kaçmak, hukuka yapışmak. Tusî, Şürûd’u anlatırken şöyle der: Salik’in hayatı boyunca sığınma durumunda olması ve ayıklığını, sıdk üzere bulundurmas…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Taküd

Gerdanlık takmak, taklid etmek anlamında Arapça bir kelime, insanın yapmasında, etmesinde ve konuşmasında başkasına uyması. Başkasının sözünü delilsiz, hüccetsiz kabulden ibarettir. Başkasını taklid edene “mukallid” (taklidçi) denir. Bunun…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tasliye

Arapça, birinin ardından gelmek, dua etmek gibi anlamları olan bir kelime. Bu, zikreden hakkında kullanılan bir tâbir olup, ehl-i zahir, ehl-i bâtın, evliya, enbiyâ ve ehl-i huzur kişiler için rahmetin var oluşunu ifade eder.

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Temcîd

Birini büyüklemek, ululamak anlamında Arapça bir kelime. Öğmeyi içeren ve sahur vakti minarelerde makamla okunan duaya, temcîd adı verilir. Sahurda okunduğu için bu vakte temcîd vakti de, denir.

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tur

Dağ demektir. Hz. Musa (a)’nın Allah’la konuştuğu dağ. Hak, Hz. Musa ile nefs yönünden konuşmuştur. Dağ konuşmada sarsılıp un ufak olduğu gibi, onun Allah ile konuşmasında da ilâhî tecelli sebebiyle nefsi toz olmuş, yani helak olmuştu. “Tur…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Üçler

Evliya hiyerarşisi içinde yer alan bir grub da, “üçler”dir. Bunlar ricâl-i gaybden üç büyük velîlerdir. Bunlar, celâl değil, cemâl ile muamele ederler. Bunlar, Allah’a, darda kalan kulları için yardım etmesi duasında bulunurlar. Ancak bu du…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Vakfiye

Vakfedenin, vakfa dair ifâdelerini ve hâkimin (kâdî) kaydını (tescilini) içermek üzere, düzenlenen “hüccet” hakkında kullanılan bir tâbirdir. Vakfiyeler, eskiden, noter defteri mâhiyetinde olan, Kadılık yanî Şer’î Mahkeme siciline geçmek su…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Vefk

Arapça, muvafakat, uygunluk, başarı vs. gibi anlamları olan bir kelime. Bir kişinin isteğine uygun olarak hazırlanan dua, harf, muska ve hamail için vefk tabiri kullanılır.Eylemez Hikmet tenezzül yoksa kim erbâb-ı aşk Celb-i teshir-i visali…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Lokman Hakîm

Allahü teâlâ tarafından kendisine ilim ve hikmet; akıl, anlayış, idrâk verilen peygamber veya velî. Kur'ân-ı kerîmde ismi zikr edildi. Dâvûd aleyhisselâm zamânında Arabistan Yarımadası'nın Umman taraflarında yaşadı. Uzun bir ömür yaşadıktan…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mahmûd

1. Övülmüş, övülen. Kalbin mahmûd hâlleri; sabır (Allah'tan gelenlere tahammül etmek), şükür (her nîmeti Allahü teâlâdan bilmek), havf (Allah'ın azâbından korkmak), recâ (Allah'ın rahmetini ümîd etmek), rızâ (Allah'tan gelenlere boyun eğmek…

↗