Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

640 sonuç · toplam 903 · “Tâbi” · 11/27

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ma'rifet (mârifet)

Bilme, tanıma, gönülle bilme. Allahü teâlânın sıfatlarını ve isimlerini hakkıyla bilme, tanıma. Ma'rifetullah. Mârifetin hakîkati, Allahü teâlâyı kalb ile sevmek, dil ile anmak, O'ndan başka her şeyden ümidini kesmektir. (Ahmed bin Hadrevey…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ma'nevî Mîrâs

Âlem-i emrdeki (gözle görülmeyen âlemdeki) şeyler yâni îmân, mârifet (tanıma, bilme), rüşd (doğru yolda olmak) gibi nîmetler (güzellikler, iyilikler). Âlem-i halktan (gözle görülen âlemden) olup, görünen nîmetlere şükr etmek, mânevî mîrâsa…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Danyal Aleyhisselâm

İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden. Mûsâ aleyhisselâmın dîninin hükümlerini insanlara tebliğ etti (duyurdu). İsrâiloğulları, Mûsâ aleyhisselâmdan sonra kendilerine gönderilen peygamberleri dinlemeyip isyân edince, Allahü teâlâ onla…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kitabsız Kâfirler

Ehl-i kitâbın dışındaki kâfirler, dinsizler. Müslümanlar, âhirete inanıyor. Kitabsız kâfirler inkâr ediyor. Tekrar dirilmek olmasaydı, inanmayanlar bir şey kazanmaz, müslümanlar da zarar etmezdi. Fakat kâfirlerin dediği olmayınca, sonsuz az…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kitâb Ve Sünnet

Kur'ân-ı kerîm ve Peygamber efendimizin hadîs-i şerîfleri (söz, iş ve görüp de bir şey demedikleri hususlar) mânâsına olan bir terim. Sünnet kelimesinin dînimizde üç mânâsı vardır: "Kitâb ve sünnet" birlikte söylenince; Kitâb, Kur'ân-ı kerî…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kıyemî

Çarşıda benzeri bulunmayan, bulunsa da fiyatları farklı olan mal. Uzunluk ile ölçülenlerden tarla, elde dokunan kumaş, halı ve elbise, ev, dükkân, el yazması kitab, irili ufaklı olan karpuz kıyemîdirler. (İbn-i Âbidîn)

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Horasan Postu

Bektaşî tabiridir. Meydanda, kıble doğrultusunda, ocağın yanıbaşında, kandilin tam altında olmak üzere, yere serilmiş siyah post. Bu post, Hacı Bektaş-i Veli makamıdır. Dede baba bile, bu posta oturamazdı.

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mukâyada Satışı

Altın ve gümüşten başka, ayn (belli) olan bir malı yine ayn olan mal karşılığında satmak. İki kile buğdayı, yüz yumurta karşılığında satmak mukâyada satışıdır. Böyle satışta, birbirine karşılıklı satılan malları söz kesilirken tâyin etmek (…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kötü Arkadaş

İnsanın dînini, îmânını, edebini, hayâsını ahlâkını bozan, dünyâ ve âhiret seâdetini kaybettiren arkadaş. İşin temeli iyi insanlarla konuşmak, kötü arkadaştan sakınmaktır. (İmâm-ı Rabbânî) Îmânın düşmanı dörttür: Sağda kötü arkadaş, solda n…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kırât

Değerli metallerin ölçülmesinde kullanılan ağırlık birimi. Eshâb-ı kirâmın zamânında, eski Arab meskûkâtı (basılmış paraları) kullanıldığı gibi, basılmamış altın ve gümüş parçalar da, tartılarak kullanılırdı. O zaman ağırlıkları başka başka…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Horasan Çerağı

Bektaşî tabiri. Cem Ayinlerinde bir kandil veya mum yakılırdı. Ocakta yakılan bu kandil veya muma, Horasan Çerağı adı verilirdi. Diğer mum ve kandiller, Horasan Çerağı’ndan alınan ateş ile yakılırdı. Çerağcının mumları yakmak için kullandığ…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hızır Gibi Yetişmek

ihtiyaç sahibine tam zamanında yetişip, yardım eden için bu söz kullanılır. “Kul bunalmayınca Hızır yetişmez” tabiri de, Hızır’ın genellikle darda kalanlara yardıma koştuğunu ifâde eder.

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kırâet İlmi

Kur'ân-ı kerîmin kelimelerinin okunuş şekillerini râvileriyle berâber bildiren ilim. Kırâet ilminin faydası; Kur'ân-ı kerîmin kelimelerini hatâlı, yanlış okumaktan korumaktır. (Taşköprüzâde) Eshâb-ı kirâm, Tâbiîn ve ondan sonra gelen Tebe-i…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hızır Uğramış

Tükenmek bilmeyen yiyecek, içecek, para vs. gibi nesneler için “Hızır uğramış” tabiri kullanılır.

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tekâsür Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin yüz ikinci sûresi. Mekke'de nâzil oldu (indi). Sekiz âyettir. Tekâsür, çokluk ve çoklukla övünmek demektir. Sûrede, insanların âhiret günü Cehennem'i görecekleri ve suâle tâbi olacakları bildirilmektedir. (Râzî, Kurtubî) Te…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mürevvic-Üş-Şerîa

İnsanları dînin emirlerine uymaya teşvîk eden mânâsında Muhammed Ma'sûm-i Fârûkî hazretlerinin üçüncü oğlu Muhammed Ubeydullah Serhendî'nin lakabı. Mürevvic-üş-Şerîa Muhammed Ubeydullah Serhendî kaddesallahü sirreh, Hazînet-ül-meârif kitabı…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kesb

1. İnsandaki seçme hareketi, istek, ihtiyâr. İsteğin uygulama safhasına sokularak ortaya konulması. İnsanın işinde, kendine düşen pay, kendi kesbidir. Yâni o iş kendi kudreti ve irâdesiyle olmuştur. Fakat o işi yaratan, yapan, Allahü teâlâd…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Niyaz Taşı

Bektaşî tâbiri. Meydanda, Pîr Postu’nun yanında bulunan bir makamdı. Buraya “Kızıl Eşik” veya “Mürüvvet Taşı” da denirdi. Niyaz edildiği için, buraya, “Niyaz Taşı” denmiştir.

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Harabatîliğe Vurmak

Kendini kapıp koyvermek, yeis ve fütur getirmek anlamında kullanılan bir tabirdir. Böylelerine derbeder, harabâtî, bedmest, bekrî, sefil ve perişan da denir.HARAK ve

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Han Bağı

Bektaşî tâbiridir. Hacı Bektaş Dergâhı’ndaki bağlardan birinin adı. Burası başlı başına bir tekke idi. Han Bağı ile Dede Bağında hizmet eden derviş, mihman (misafir) evine gider ve orada destârsız tâc giyerdi. Han bağının son babası, Necati…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bahrî Bilâ Şâti’

2.2.1. Bahrî Bilâ Şâti’ Bahrî bilâ şâti’ (ئ طاش الب يرحب) Serrâc’ın esirinin tasavvuf ıstılâhlarına cesinde ‘Sır’ Kavramı ve Marmaravî’nin ‘Keşfü’l-Esrâr’ İsimli Risâlesi”, Yüzüncü Yıl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 3, 2000, ss. 2…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hamûşan Kapısı

Mevlevî tâbiridir. Bir önce zikredilen maddedeki kabristanın kapısına, bu ad verilir.

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Meşk Tahtası

Mevlevi tabiri, “semâ tahtası” da denir. Sema’a yeni başlayanlar, bunun üzerinde alışma çalışmaları yapar. Derviş, Semazen Dede’nin kontrolü altında, ayağının baş parmağını geçirmeye mahsus bir çivi bulunan bu cilâlı tahta üzerinde, uzun sü…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ham Üş An

Farsça, uyuyanlar demektir. Mevlevî tâbiridir. Mevlânâ türbesinin dışında, kıble tarafındaki büyük kabristana verilen ad.

↗