ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
314 sonuç · toplam 572 · “Kazâ” · 10/14
01Velî (el-Veliyyü)
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Mü'minleri seven, onlara yardım eden, işlerini bitiren, sevdiklerini sevmediklerine gâlib, üstün kılan, kâfirleri sevmeyen. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Allahü teâlâ mü'min…
Veyl
Vay hâline, yazıklar olsun. 1. Bir kimse veya topluluğun işledikleri kötülükler sebebiyle karşılaşacakları azâbı, kötü hâlleri ve acınacak bir hâlde bulunduklarını ifâde eden bir söz. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Ölçüde…
Vilâyet (velâyet)
Evliyâlık, velîlik makâmı, Allahü teâlâya yakın olma, gafletten uzak bulunma. Vilâyetin hâsıl olması için, hârikaların, kerâmetlerin meydana gelmesi lâzım değildir. Din âlimlerinin hârikalar göstermesi lâzım olmadığı gibi, evliyânın da hâri…
Vitr Namazı
Yatsı namazından sonra kılınan üç rek'atlik vâcib namaz. Vitr namazının vâcib olduğu şu hadîs-i şerîf ile bildirildi: Rabbim bana farz kıldığı namazlara bir namaz daha ekledi; bu vitr namazıdır. (Hadîs-i şerîf-Müsned-i Ahmed) İmâm-ı a'zam v…
Zemherir
Cehennem'deki soğuk yer, soğuk cehennem. Zemheririn soğukluğu pek şiddetlidir. Bir an dayanılmaz. Kâfirlere, bir soğuk, bir sıcak, sonra soğuk sonra sıcak Cehennem'e atılarak azâb yapılacaktır. Cinler ateşten etkilenmezler. Cehennemlik olan…
Zengin
İhtiyaç eşyâsının ve borçlarının dışında nisâb miktârı malı, parası olan kimse. (Bkz. Nisâb) Eshâbım için fakirlik seâdettir. Âhir zamandaki ümmetim için zengin olmak seâdettir. (Hadîs-i şerîf-Râmûz-ül-Ehâdîs) Beş şey gelmeden evvel beş şey…
Fukarâ-Yı Sâbirîn
Dilenmeyip sabreden ve şerî'ate (İslâmiyet'e) uyan fakirler. Fukarâ-yı sâbirîn ve agniyâ-yı şâkirîn (şükreden zenginler)den hangisinin efdal (daha üstün) olduğu ihtilâflıdır. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, fakirliği ihtiyâr (tercih…
Garaz
1. Kin, içinden düşmanlık yapmak. 2. Gâye, maksad, arzu, dilek, istek. Hâsılım yok ser-i kûyunda belâdan gayrı Garazım yok, reh-i ışkında fenâdan gayrı (Fuzûlî) (Ey sevgili! senin bulunduğun yerde, benim belâdan başka bir kazancım yoktur. A…
Garer
Tehlike, zarar. Sonu belli olmayan şüphe ihtimâli olan satış. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem garer bulunan satışı, yasak etmiştir. Bu sebeble yakalanmadan önce, balığı, havadaki kuşu, kaçıp, kayıp olan hayvanı satmak bâtıldır. Hattâ…
Sâlih
İyi insan. Dünyâya kıymet vermeyen, îtikâdı doğru olup, Allahü teâlânın rızâsını, sevgisini kazanmak için çalışan müslüman. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Sizden biriniz ölüm (alâmetleri) gelip de: "Ey Rabbim! Beni yakın…
Mürted
Müslüman iken dinden çıkan, kâfir olan kimse. (Bkz. İrtidâd) Allahü teâlâya Cebrâil aleyhisselâm gibi ibâdet etseniz, mü'minleri, Allah için sevmedikçe, kâfirlere ve mürtedlere, Allah için düşmanlık etmedikçe, hiçbiri kabûl olmaz. (Hadîs-i…
Müsevvif
Hayırlı işleri sonraya bırakan, sonra yaparım diyen, iyi işleri geciktiren, bugünün işini yarına bırakan kimse. Uygunsuz işlerin hepsinden Allahü teâlâya tövbe etmeli, O'na yalvarmalıdır. Belki tövbe etmek için başka zaman ele geçmez. Hadîs…
Müşârata
Şartlaşma, sözleşme. Nefs muhâsebesinin (nefsi hesâba çekmenin) ilk basamağı olup, Allahü teâlânın beğendiği işleri yapma, beğenmediklerinden sakınma ve âhirete hazırlanma husûsunda nefsle sözleşme. Din büyükleri, dünyânın bir pazar yeri gi…
Mütekebbir (el-Mütekebbir)
1.Allahü teâlânın ism-i şerîflerinden. Yaratılanların sıfatlarından uzak, vehim ve aklın anlamasından yüksek, azamet ve kibriyâ (büyüklük) sıfatıyla her şeyden ayrılmış olup, her şeyden yüce ve yüksek olan. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâ…
Nafaka
İnsanın yaşayabilmesi için, yiyecek, giyecek ve ev gibi lâzım olan şeyler. Herhangi bir müslüman kendi ehline (âilesine) , Allahü teâlânın rızâsını umarak infâk (zarûrî ihtiyâçlarını te'mîn) ederse, bu nafaka onun için sadaka olur. (Hadîs-i…
Nağme
Sesi mûsikî perdelerine uydurmak. Tegannî. Hadîs-i şerîfte buyruldu ki: "Kur'ân-ı kerîmi Arab şîvesi ile onların sesi ile okuyunuz. Fâsıklar şarkıcılar gibi okumayınız." Şarkı okur gibi okuyan kimsenin imâm olması haramdır. Onun arkasında k…
Nâib
1. Hac ibâdetinde birine vekâlet eden. Vekil. Allahü teâlâ bir hac ibâdeti ile üç kişiyi Cennet'e koyar: 1) Haccı vasiyet edeni, 2)Vasiyeti infâz edeni (yerine getireni), 3)Nâib olarak hacca gideni. (Hadîs-i şerîf-Beyhekî) Nâib olarak hacca…
Oruç
İslâm'ın beş şartından biri. Fecrin (tan yerinin) ağarmasından yâni imsaktan güneş batıncaya kadar yimeği, içmeği ve cimâ'ı terk etmek. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Ey mü'minler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı…
Ölüm
Rûhun bedene olan bağlılığının sona ermesi, rûhun bedenden ayrılması, mevt. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Her nefs (canlı) ölümü tadacaktır. (Âl-i İmrân sûresi: 185) İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar. (Hadîs-i şerîf-İhyâu Ulûmiddî…
Ömr (ömür)
Hayat, yaşama, yaşayış. İnsanın doğumundan ölümüne kadar geçen zaman. Kur'ân-ı kerîmde Allahü teâlâ meâlen buyuruyor ki: Herkesin ömrü ve ömürlerin kısalması hep yazılıdır. (Fâtır sûresi: 11) Allahü teâlâ ezelde insanları yaratırken; ecelle…
Özr (özür)
1.Abdesti bozan bir şeyin bir namaz vakti durdurulamayıp, devâm etmesi. İdrârını tutamama, iç sürmesi, yel kaçırmak, burun kanaması, yaradan kan, sarı su akması, ağrı ile göz yaşı akması birer özür olup, özürlü erkeğe mâzûr, kadına ma'zûre…
Hadîd Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin elli yedinci sûresi. Hadîd sûresi Medîne-i münevverede nâzil olmuştur (inmiştir). Yirmi beşinci âyet-i kerîmede demir mânâsına olan hadîdin ehemmiyetinden (öneminden) ve fâidelerinden bahsedildiği için, sûreye Hadîd ismi ve…
Neml Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yirmi yedinci sûresi. Neml sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Doksan üç âyet-i kerîmedir. On sekizinci âyetinde Süleymân aleyhisselâmın ordusuna yol veren karıncalardan bahs (söz) edildiği için sûreye, Neml denilmiştir. Ne…
San'at
Ustalıkla, hünerle yapılan iş. En iyi ticâret bezzâzlıktır, yâni kumaş satmaktır. En iyi san'at, terziliktir. (Hadîs-i şerîf-Kimyây-ı Seâdet) Allahü teâlâ, fende ilerleyen, san'at sâhibi olan kulunu elbette sever. (Hadîs-i şerîf-İbn-i Adî v…