Ara
Menü
ذ

Müşârata

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-8689
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Şartlaşma, sözleşme. Nefs muhâsebesinin (nefsi hesâba çekmenin) ilk basamağı olup, Allahü teâlânın beğendiği işleri yapma, beğenmediklerinden sakınma ve âhirete hazırlanma husûsunda nefsle sözleşme.</p><p>Din büyükleri, dünyânın bir pazar yeri gibi olduğunu ve burada, nefs ile alış-verişte olduklarını anlamışlardır. Bu ticâretin kazancı Cennet'tir. Ziyânı (zarârı) da Cehennem'dir. Yâni kârı, ebedî seâdet (kurtuluş), ziyânı da sonsuz felâkettir. Din büyükleri, nefslerini, ticâretteki ortak yerine koymuşlardır. Ortak ile önce müşârata yapılır. Sonra, işlerine, sözünde durup durmadığına dikkat edilir. Nihâyet hesâblaşılıp, hıyânet yapmışsa (sözünde durmamışsa) mahkemeye verilir. Din büyükleri de, nefsleri ile müşârata edip şirket kurmuşlar, onu murâkabe edip gözetmişler, hesâba çekmişler, cezâlandırmışlar, onunla uğraşmışlar ve onu azarlamışlardır. (İmâm-ı Gazâlî)</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-9426
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Şartlaşma, sözleşme. Nefs muhâsebesinin (nefsi hesâba çekmenin) ilk basamağı olup, Allahü teâlânın beğendiği işleri yapma, beğenmediklerinden sakınma ve âhirete hazırlanma husûsunda nefsle sözleşme.</p><p>Din büyükleri, dünyânın bir pazar yeri gibi olduğunu ve burada, nefs ile alış-verişte olduklarını anlamışlardır. Bu ticâretin kazancı Cennet'tir. Ziyânı (zarârı) da Cehennem'dir. Yâni kârı, ebedî seâdet (kurtuluş), ziyânı da sonsuz felâkettir. Din büyükleri, nefslerini, ticâretteki ortak yerine koymuşlardır. Ortak ile önce müşârata yapılır. Sonra, işlerine, sözünde durup durmadığına dikkat edilir. Nihâyet hesâblaşılıp, hıyânet yapmışsa (sözünde durmamışsa) mahkemeye verilir. Din büyükleri de, nefsleri ile müşârata edip şirket kurmuşlar, onu murâkabe edip gözetmişler, hesâba çekmişler, cezâlandırmışlar, onunla uğraşmışlar ve onu azarlamışlardır. (İmâm-ı Gazâlî)</p>

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Şartlaşma, sözleşme. Nefs muhâsebesinin (nefsi hesâba çekmenin) ilk basamağı olup, Allahü teâlânın beğendiği işleri yapma, beğenmediklerinden sakınma ve âhirete hazırlanma husûsunda nefsle sözleşme.

Din büyükleri, dünyânın bir pazar yeri gibi olduğunu ve burada, nefs ile alış-verişte olduklarını anlamışlardır. Bu ticâretin kazancı Cennet'tir. Ziyânı (zarârı) da Cehennem'dir. Yâni kârı, ebedî seâdet (kurtuluş), ziyânı da sonsuz felâkettir. Din büyükleri, nefslerini, ticâretteki ortak yerine koymuşlardır. Ortak ile önce müşârata yapılır. Sonra, işlerine, sözünde durup durmadığına dikkat edilir. Nihâyet hesâblaşılıp, hıyânet yapmışsa (sözünde durmamışsa) mahkemeye verilir. Din büyükleri de, nefsleri ile müşârata edip şirket kurmuşlar, onu murâkabe edip gözetmişler, hesâba çekmişler, cezâlandırmışlar, onunla uğraşmışlar ve onu azarlamışlardır. (İmâm-ı Gazâlî)

Sözlüğe dön ←