Köken ve kullanım
i. ar.
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
1, Sevinme, keyiflenme, sevinç, keyif, (setaret, şuttarlık) hafif sarhoşluk, yetişme, meydana gelme. 2. tas, Manevi hazları ve ruhi zevkleri yaşamak-
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, bitip üremek, zuhur, yetişmek, gelişmek anlamına bir kelime. Farsça’da neşve kelimesi; zevk, keyf, sarhoşluk anlamlarına gelir. Tasavvuf ehlinde, sûfînin zevki, gelişme tarzı, yetişme biçimi, huyu, meşrebi anlamında kullanılır. “Erenlerin meşrebleri bir değildir. Birisi zühd ü takva ile yürür, öbürünün neş’esine rindlik hâkimdir” gibi. Meşreb konusunda Gölpınarlı şöyle bir vak’a anlatır:“Birisi mürşid arıyormuş, ona göre, mürşidin fevkalâde sabırlı olması gerekmiş. Filân bakkal irşâd sahibidir, demişler; sınamaya gitmiş, bir okka fasulye istemiş. Adam tartıp kese kağıdını sunarken, yamldım demiş, mercimek olacaktı. Bakkal fasulyeyi boşaltmış, mercimeği tartmış, verirken, dalgınlığıma geldi börülce olacaktı, demiş. Bakkal, eyvallah deyip, bu sefer börülceyi tartmış, sunmuş. Bu, böylece devam etmiş ve adam bakkalın sabrını görünce, sonradan huzuruna varıp intisab etmiş. Bir müddet sonra bakkal, Hakk’a yürümüş (vefat etmiş). Onun makamına, mahallenin saka (sucu) sı geçti demişler. Sakaya bir dönüm su getirmesini söylemiş. Saka, suyu getirip küpe boşaltınca, yanlış oldu demiş, o küpe değil, şu küpe boşaltacaksın. Saka, adamın yüzüne bakıp ‘bana bak’ demiş, “ben bakkal değilim, adamın gözünü patlatırım”. Bu olayda, ilk şeyh cemal meşrebli, ikincisi de celâl meşreblidir.