Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
ç ^^-) [Ar. ] Sözlük anlamı “Bir araya getirilmiş ve bağlanmış yazılı sayfalar tomarı. ” olan bu terim, Kur’ân-ı Kerîm ayetlerinin iki sert kapak arasına yerleştirilmiş biçimi için kullanılmıştır.
Bu terimin ortaya çıkışı şöyle olmuştur: Kur’ân ayetlerinin Hz. Peygamber hayatta iken bir araya getirilerek m kitap biçiminde düzenlendiğine dair kaynaklarda kesin bir bilgi yoktur. Ancak O’nun ölümünden sonra özellikle Yemame Savaşı sırasında Kur’ânh ezber bilen sahabî hafızların şehit düşmeleri Hz.
Ömer’i karamsarlığa itmiş, kutsal kitabm unutulabileceği düşüncesine kapılmıştır. Bu düşüncesini Hz. Ebubekir’e açan Ömer, Kur’ân’ın toplanarak kitap hâline getirilmesi konusun m da fikir birliğine varmışlardır.
Bu görev, o dönemde Kur’ân’ı ezber olarak en iyi bilen sahabeden Zeyd b. Sabit’e verilmiştir. Zeyd b.
Sabit başkanlığında ve iki şahit eşliğinde başlatılan çalışmalar ile surelerin ve ayetlerin tespiti ve de yazımı işine girişilmiştir. Yapılan bu çalışmalar neticesinde tespit edilen metin, Hz. Ebubekir’e teslim edilmiştir.
İki kapak arasmda yazılmış bu metne “mushaf’ adı verilmiştir. Hz. Osman’m halifeliği sırasında da bu metin kitap olarak çoğaltılmış; Mekke, Küfe, Basra, Şam, Yemen ve Bahreyn emirliklerine gönderilerek kıra'atin bu metne göre yapılması buyurulmuş; bunların dışmdaki metinlerin imha edilmesi istenmiştir.
Nitekim o dönemde tespit edilen ve kitap hâline getirilen Kur’ân, günümüze kadar tek harfi bile değişmeden korunarak ulaşabilmiş tek İlâhî kitaptır. musî a. 1^^) [Ar.
] “Genişleten, alabildiğine yayan. ” anlamında Allah’ın sıfatı olarak kullanılan bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de hem teklik biçimiyle hem de çokluk biçimiyle iki yerde geçmektedir. “Zârfyât suresi” nin 47.
ayetinde, Allah’ın gücü ve kudreti, “gökleri sürekli genişletme. ” ifadesi ile anlatılmaktadır.
Dinî Terimler Sözlüğü
Kur'ân-ı kerîmin tamâmının yazılı olduğu kitap. Mıshaf da denir.
Ümmetimin yaptığı ibâdetlerin en kıymetlisi Kur'ân-ı kerîmi mushafa bakarak okumaktır. (Hadîs-i şerîf-Şir'at-ül-İslâm)
Üç şey var ki, onlar dünyâda bir yabancı gibidir. Zâlimin yanında Kur'ân-ı kerîm, kötü insanlar arasında iyi bir kimse, bir evde durup okunmayan mushaf. (Hadîs-i şerîf-Hilyet-ül-Evliyâ)
Muhammed aleyhisselâm, âhireti teşrîf ettiği sene, halîfe hazret-i Ebû Bekr ezber bilenleri toplayıp ve yazılı olanları getirtip bir hey'ete bütün Kur'ân-ı kerîmi kâğıd üzerine yazdırdı. Böylece mushaf meydana geldi. Otuz üç bin Sahâbî, bu mushafın her harfinin, tam yerinde olduğuna söz birliği ile karar verdi. (İbn-i Hacer)
Mushafı hiç okumayıp, hayır ve bereket için evde saklamak câizdir. (Fetâvâ-yı Hindiyye)
Mushaf yazmak ve hediyye etmek çok sevâbdır. (Seyyid Abdülhakîm)