Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-728- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 244
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>ه) +S) Derviş başlığı, serpuş, sikke. Dedi o derviş: Ey şeh-i ali-tebâr Hırka kabrimdir, küleh seng-i mezâr Divâne M. Çelebi Ka'betu'l-ussak oluptur hankah-1 Mevlevi Tâc-ı izzet ser-firazdır küllâh-ı Mevlevi Şâhidi Külahi Derviş. Külbe-i ahzan</p><ol><li>Hüzünler kulübesi.</li><li>tas. Üzüntü vakti. Hz. |</li></ol><p>Yakub'un, oğlu Yüsuf'u Kenan diyarında kaybettikten sonra içinde ağladığı ve hüzünlendiği kulübe, dert küpü. Kılma her saat beni rüsva-yi halk ey berk-i âh Eyleme rüşen şeb-i gam hülbe-i ahzânımı | Vâız bize dün duzahı vasfetti Fuzalt | Ol vasf senin külbe-i ahzânın içindir | tee Yâr ki rahmetti meğer nâle vu efgânımıza Kadem bastı bugün külbe-i ahzânımıza | Fuzüli |</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6364- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 248
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>ه) +S) Derviş başlığı, serpuş, sikke. Dedi o derviş: Ey şeh-i ali-tebâr Hırka kabrimdir, küleh seng-i mezâr Divâne M. Çelebi Ka'betu'l-ussak oluptur hankah-1 Mevlevi Tâc-ı izzet ser-firazdır küllâh-ı Mevlevi Şâhidi Külahi Derviş. Külbe-i ahzan</p><ol><li>Hüzünler kulübesi.</li><li>tas. Üzüntü vakti. Hz. |</li></ol><p>Yakub'un, oğlu Yüsuf'u Kenan diyarında kaybettikten sonra içinde ağladığı ve hüzünlendiği kulübe, dert küpü. Kılma her saat beni rüsva-yi halk ey berk-i âh Eyleme rüşen şeb-i gam hülbe-i ahzânımı | Vâız bize dün duzahı vasfetti Fuzalt | Ol vasf senin külbe-i ahzânın içindir | tee Yâr ki rahmetti meğer nâle vu efgânımıza Kadem bastı bugün külbe-i ahzânımıza | Fuzüli |</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6367- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 250
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>ه) +S) Derviş başlığı, serpuş, sikke. Dedi o derviş: Ey şeh-i ali-tebâr Hırka kabrimdir, küleh seng-i mezâr Divâne M. Çelebi Ka'betu'l-ussak oluptur hankah-1 Mevlevi Tâc-ı izzet ser-firazdır küllâh-ı Mevlevi Şâhidi Külahi Derviş. Külbe-i ahzan</p><ol><li>Hüzünler kulübesi.</li><li>tas. Üzüntü vakti. Hz. |</li></ol><p>Yakub'un, oğlu Yüsuf'u Kenan diyarında kaybettikten sonra içinde ağladığı ve hüzünlendiği kulübe, dert küpü. Kılma her saat beni rüsva-yi halk ey berk-i âh Eyleme rüşen şeb-i gam hülbe-i ahzânımı | Vâız bize dün duzahı vasfetti Fuzalt | Ol vasf senin külbe-i ahzânın içindir | tee Yâr ki rahmetti meğer nâle vu efgânımıza Kadem bastı bugün külbe-i ahzânımıza | Fuzüli |</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6352- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 244
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>ه) +S) Derviş başlığı, serpuş, sikke. Dedi o derviş: Ey şeh-i ali-tebâr Hırka kabrimdir, küleh seng-i mezâr Divâne M. Çelebi Ka'betu'l-ussak oluptur hankah-1 Mevlevi Tâc-ı izzet ser-firazdır küllâh-ı Mevlevi Şâhidi Külahi Derviş. Külbe-i ahzan</p><ol><li>Hüzünler kulübesi.</li><li>tas. Üzüntü vakti. Hz. |</li></ol><p>Yakub'un, oğlu Yüsuf'u Kenan diyarında kaybettikten sonra içinde ağladığı ve hüzünlendiği kulübe, dert küpü. Kılma her saat beni rüsva-yi halk ey berk-i âh Eyleme rüşen şeb-i gam hülbe-i ahzânımı | Vâız bize dün duzahı vasfetti Fuzalt | Ol vasf senin külbe-i ahzânın içindir | tee Yâr ki rahmetti meğer nâle vu efgânımıza Kadem bastı bugün külbe-i ahzânımıza | Fuzüli |</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-12185- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Farsça, başlık demektir. Tepesi konik gibi sivri şeylere de, külah dendiği için, minarelerin en üst kısmına “minare külahı” denmiştir. Mevlevîlerin giydiği sikkeye, “Külâh-ı Mevlevi” denir. Biri, bir zor işi yapamaz veya yapmaktan usanırsa “al külahını eyvallahı içinde” der. (Bkz. Eyvallah). İçi dışına uymayan, çifte kişilik ve davranış manzarası gösteren kişilere, “gündüz külahlı, gece silahlı” denir. Anlamsız konuşanlara da “sen onu külahıma anlat” veya “sen onu kavuğuma anlat” denir. Elinden bir işi, şeyi veya imkanı kaçıran kişi “kelle sağ olsun, cihanda bir külah eksik değil”der. İstiva, denilen, yeşil şeritten dikilmiş Mevlevi sikkesine “Külâh-ı istivâdâr” denilir. Mevlevi sikkelerinin bir çeşidine de, “Külâh-ı Seyfî” adı verilir. “Külah etmek”: Aldatmak.</p>
Köken ve kullanım
i, fars.
ه
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
ه) +S) Derviş başlığı, serpuş, sikke. Dedi o derviş: Ey şeh-i ali-tebâr Hırka kabrimdir, küleh seng-i mezâr Divâne M. Çelebi Ka'betu'l-ussak oluptur hankah-1 Mevlevi Tâc-ı izzet ser-firazdır küllâh-ı Mevlevi Şâhidi Külahi Derviş. Külbe-i ahzan
- Hüzünler kulübesi.
- tas. Üzüntü vakti. Hz. |
Yakub'un, oğlu Yüsuf'u Kenan diyarında kaybettikten sonra içinde ağladığı ve hüzünlendiği kulübe, dert küpü. Kılma her saat beni rüsva-yi halk ey berk-i âh Eyleme rüşen şeb-i gam hülbe-i ahzânımı | Vâız bize dün duzahı vasfetti Fuzalt | Ol vasf senin külbe-i ahzânın içindir | tee Yâr ki rahmetti meğer nâle vu efgânımıza Kadem bastı bugün külbe-i ahzânımıza | Fuzüli |
Tasavvuf Sözlüğü
Farsça, başlık demektir. Tepesi konik gibi sivri şeylere de, külah dendiği için, minarelerin en üst kısmına “minare külahı” denmiştir. Mevlevîlerin giydiği sikkeye, “Külâh-ı Mevlevi” denir. Biri, bir zor işi yapamaz veya yapmaktan usanırsa “al külahını eyvallahı içinde” der. (Bkz. Eyvallah). İçi dışına uymayan, çifte kişilik ve davranış manzarası gösteren kişilere, “gündüz külahlı, gece silahlı” denir. Anlamsız konuşanlara da “sen onu külahıma anlat” veya “sen onu kavuğuma anlat” denir. Elinden bir işi, şeyi veya imkanı kaçıran kişi “kelle sağ olsun, cihanda bir külah eksik değil”der. İstiva, denilen, yeşil şeritten dikilmiş Mevlevi sikkesine “Külâh-ı istivâdâr” denilir. Mevlevi sikkelerinin bir çeşidine de, “Külâh-ı Seyfî” adı verilir. “Külah etmek”: Aldatmak.