Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-2031- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 273
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>hac emîri a. Haccm kurallarma uygun ve güvenli bir biçimde yerine getirilmesini sağlamak amacıyla görevlendirilmiş kimse. Bu görev, Mekke’nin fethinden sonra oluşturulmuştu.</p><p>Hz. Peygamber ilk görevi, Mekke valisi Attâb b Esîd’e vermiş, ikinci yıl ise Hz. Ebubekir’i görevlendirmişti.</p><p>Sonraki dönemlerde özellikle Emevîler ve Abbasîler dönemlerinde bu göreve bir kişinin tayini gelenek hâlini almıştı. OsmanlIlar döneminde ise bu görev daha ciddî ve esaslı uygulamaya konuldu. İki hac emiri tayin edilmeye, biri Şam’da, öteki Mısır’da görevlendirildi.</p><p>Amaç, hem kutsal emanetlerin ve makamların korunması hem de hacılarm güvenliğinin sağlanması idi. Bu görev, Osmanh devletinin sona ermesinden sonra bir süre Mısır ve Suriye devletleri tarafından yürütülmeye çalışılmış, 1924 tarihinde Hicaz’m Suud ailesinin yönetime geçmesiyle bu uygulama ortadan kaldırılmıştır.</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-882- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 273
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>hac emîri a. Haccm kurallarma uygun ve güvenli bir biçimde yerine getirilmesini sağlamak amacıyla görevlendirilmiş kimse. Bu görev, Mekke’nin fethinden sonra oluşturulmuştu.</p><p>Hz. Peygamber ilk görevi, Mekke valisi Attâb b Esîd’e vermiş, ikinci yıl ise Hz. Ebubekir’i görevlendirmişti.</p><p>Sonraki dönemlerde özellikle Emevîler ve Abbasîler dönemlerinde bu göreve bir kişinin tayini gelenek hâlini almıştı. OsmanlIlar döneminde ise bu görev daha ciddî ve esaslı uygulamaya konuldu. İki hac emiri tayin edilmeye, biri Şam’da, öteki Mısır’da görevlendirildi.</p><p>Amaç, hem kutsal emanetlerin ve makamların korunması hem de hacılarm güvenliğinin sağlanması idi. Bu görev, Osmanh devletinin sona ermesinden sonra bir süre Mısır ve Suriye devletleri tarafından yürütülmeye çalışılmış, 1924 tarihinde Hicaz’m Suud ailesinin yönetime geçmesiyle bu uygulama ortadan kaldırılmıştır.</p>
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
hac emîri a. Haccm kurallarma uygun ve güvenli bir biçimde yerine getirilmesini sağlamak amacıyla görevlendirilmiş kimse. Bu görev, Mekke’nin fethinden sonra oluşturulmuştu.
Hz. Peygamber ilk görevi, Mekke valisi Attâb b Esîd’e vermiş, ikinci yıl ise Hz. Ebubekir’i görevlendirmişti.
Sonraki dönemlerde özellikle Emevîler ve Abbasîler dönemlerinde bu göreve bir kişinin tayini gelenek hâlini almıştı. OsmanlIlar döneminde ise bu görev daha ciddî ve esaslı uygulamaya konuldu. İki hac emiri tayin edilmeye, biri Şam’da, öteki Mısır’da görevlendirildi.
Amaç, hem kutsal emanetlerin ve makamların korunması hem de hacılarm güvenliğinin sağlanması idi. Bu görev, Osmanh devletinin sona ermesinden sonra bir süre Mısır ve Suriye devletleri tarafından yürütülmeye çalışılmış, 1924 tarihinde Hicaz’m Suud ailesinin yönetime geçmesiyle bu uygulama ortadan kaldırılmıştır.