Biz, hikâyemize devam edelim:
Mekke-i mükerreme ileri gelenleri, o aziz şehidlerin mübarek başlarını Şam'a götürürken muhafızlık görevinde bulunduğunu söyleyen ve bu suretle zâlimlere hizmet eden adama sordular:
— Yüzünü neden örtüyor ve hiç açmıyorsun?
O bedbaht, bu soruyu da şöyle cevaplandırdı:
— Konakladığımız yerde şâhidi olduğum vak'adan sonra rengim ve şeklim değişti, onun için yüzümü kimseye göstermek istemiyorum, dedi:
Hazır bulunanlar, yüzünden zorla örtüyü çekip aldılar ve gayet korkunç ve iğrenç bir manzara ile karşılaştılar. O bedbahtın yüzü insan şeklinden çıkmış, bambaşka bir şekle dönüşmüştü. Halk, dikkat ve ibretle onun korkunç ve iğrenç yüzüne baktılar ve derhal kendisini Kâ'be-i Muazzamayı tavaftan men'ettiler.
O zâlim uşağı bedbaht, derin bir hüsran ve ıztırap içinde Mekke-i mükerreme'yi terkederek giderken ansızın tepesine
bir yıldırım indi ve o habisin habis vücudunu dünyasına doyamadan tepeden tırnağa yakarak canını hemen oracıkta cehenneme yolladı.
Ey ehl-i iyman!..
Dikkat ve ibretinize sunmak istediğim bir kıssa da şudur, ârif olan hissesini alır:
Peygamber-i zişân aleyhi ve âlihi salâvatullah-il-Mennân efendimizin mübarek dişini kıran bedbahtın oğlu, Kerbelâ faci'asında Hz. Imam-ı Hüseyin radıyallahu anh'ın safında zâlimlerle mertçe döğüşerek şehid olmuştur. Uhud cerginde, Resûl-ü Kibriyâ'nın en mahir okçularından olan ve iki cihan serverinin:
— At yâ Sa'ad at!.. Anam, babam sana feda olsun, diyerek teşvik ve teşçi buyurdukları Sa'ad ibn-i Vakkas radıyallahu anh'ın kara bahtlı oğlu Omer ibn-i Sa'ad ise -Maalesefzâlimler safında bir birlik kumandanı idi.
Düşününüz müslümanlar, muhterem babası Resûl-ü Kibriyâ'nın yanı başında kâfirlere karşı savaşıyor. Oğlu da, fâni ve alçak dünya ni'met ve menfaatleri uğurunda zâlimlerle birlik olup Habib-i edib-i Hüdâ'nın sevgili torununa, ehl-i beytine karşı işlenen vahşiyane ve rezilâne bir cinayete ortak oluyor.
(Fe-sübhanallah!..)
Dünya ni'met ve menfaatleri, bir çok insanları çok âdi ve bayağı alçaklıklara, zulümlere, vahşetlere sürüklemiştir, sü’ rüklemektedir ve görünüşe göre kıyamete kadar da sürükleyecektir. Dünya bir ciyfedir (Kokuşmuş-leş) ve ciyfeye talip olanlar da elbette köpeklerdir.