Ara
Menü
3 dakikalık okuma

Hz. Musa aleyhisselâm, Fira'un ve kavminin helâki için dua etmiş ve Hz. — 2. bölüm

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, Envârü’l-Kulûb, Cilt 3 · s. 100

Resûl-ü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz buyurmuşlardır ki:

— Bir çok namaz kılan kimseler vardır ki, kıldıkları namazların yorgunluğu yanlarına kâr kalır. Bir çok oruç tutanlar da vardır ki, tuttukları orucun açlığı ve susuzluğu yanlarına kâr kalır.

— Bunlar kimlerdir yâ Resûlallah! sorusuna da saadetle şu cevabı vermişlerdir:

— İşlediği suça nedamet ve günahlarına tövbe etmeden ibadet edenlerdir ki, ibadullah'ın hukukuna dikkat ve riayet etmezler. İnsanların hak ve menfaatlerine riayet etmezler, isyan ve günahlardan vazgeçemezler ve bir yandan da ibadet ederler. Bu ibadetlerinin sevabı yarın kıyamette haklarma tecavüz edilen, kendilerine zulüm ve haksızlık yapılan kimselere verilecektir. Eğer, bu ibadetlerinden hasıl olan ecir ve sevap, alacaklıların haklarına tekabül ederse ne alâ, karşılamazsa onların günahları da haklarına tecavüz edenlere yükletilir ve bu gibiler yüzüstü nâr-ı cahiyme atılırlar.

Günah ve isyanlara devam ettikleri halde ibadet edenlere böyle bir muamele tatbik olunursa, hiç ibadet ve tâ'at etmeyen ve buna rağmen insanların hak ve menfaatlerine tecavüzden.

de geri kalmayan bahtsızların çekecekleri azabı, mâruz kalacakları ızdırabı sizlerin irfanınıza terkederim.

Kendileri ibadet ve tâ'atte bulunmadıkları halde, ibadet ve tâ'at ehlini çekiştirenler neye benzerler bilir misiniz? Hani, bir dereden geçmek için sıçrarken kuyruğu kalkarak edep yeri görünen koyunlara, keçilerin kahkahalarla gülmesine benzer. Oysa, kendi kuyrukları daima dik durduğu için, edep yerleri de her zaman açıktır ama, kırk yılda bir dereden geçmek için atlarken kuyruğu kalkan koyuna gülen keçiler gibi onlar da kendi kötü ve çirkin taraflarına bakmazlarda, başkalarında ayıp ve kusur ararlar. Asıl mes'ele onların gülmesinde, çekiştirmesinde veya eğlenmesinde değil, keçi misali olan kişileri kendimize güldürmemektir.

Izninizle, burada bir gerçeği hatırlatmak isterim. Kötü ve çirkin alışkanlıklarından bir türlü vazgeçemeyen günahkârların nazarında dahi iyman ve islâm öylesine yüce ve yüksektir ki, kendi günahlarına bakmadan müslümanlara en basit bir hatayı dahi lâyık görmemekte ve bunu farkında olmadan tenkit veya tahkiri ile açıklamaktadır.

Ey günah ve isyanlardan vazgeçemediği halde ibadete özenen gafil!.. Dinine taş attırma... Atanlar bizden, attıranlar bizden değildir. Gerçek mü'min ve müslüman olan hal ve gidişiyle, tekmil davranış ve işiyle, özüyle, sözüyle, kalbi ve kalıbıyla Muhammedi olduğunu çevresine anlatabilmelidir. Mü'min, alnında secde eseri, dilinde zikir, bütün fiil ve hareketlerinde doğruluk, başında tefekkür ni'meti ve gözlerinde ibreti bulunan kimse olmalı, bütün insanlar onun elinden ve dilinden emin ve sâlim bulunmalıdır.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.