Ara
Menü
2 dakikalık okuma

Büyük Hak velilerinden Şeyh Şibli (Kuddise sırruh) bir kervanla bir yerden bir yere… — 2. bölüm

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, Envârü’l-Kulûb, Cilt 3 · s. 35

Ve zâliküm zannükûmüllezi zanentüm bi-rabbiküm erdakûm fe-asbahtüm min-el-hâsiriyn...

Fussilet: 23

(İşte, Rabbiniz celle şâne hakkındaki bu fena zannınızdır ki, sizi helâke sürükledi, bu sebeple hüsrana düşenlerden oldunuz.)

Mu'az ibn-i Cebel radıyallahu anh, rivayet etmişlerdir:

(Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem, bir gün ashabına şöyle hitap buyurdular:

— Ey ashabım!.. Kıyamet günü Allahu tealâ'nm mü'minlere ilk hitabını haber vereyim mi?

- Lûtfet yâ Resûlallah!..

— Allahu tealâ, kıyamet günü mü'minlere şöyle buyuracaktır: (Ey mü'minler! sizler beni sevdiniz miydi?) Mü'minler cevap verecekler: (Evet yâ Rabbi!.. Kalplerimizi biliyorsun, bizler zât-ı ülühiyyetini sevmiş ve iyman etmiştlk.) Allah celle, tekrar hitap buyuracak: (Neden ve ne sebeple beni sevmiştiniz?) diye soracaktır. Mü'minler: (Yâ Rab! affi ve mağfiretini rica ettiğimizden seni sevmiş ve sana iyman etmiştik...) diye cevap verince, hitab-ı izzet şeref-sadir olacak: (Öyle ise şimdi mağfiretim size vacip oldu...) buyurularak bütün ehl-i iyman af ve mağfiret olunacak ve cennet ile mlikâfatlandınılacaktır.)

Mü'minlerin, Allahu tealâ ve tekaddes hazretlerine hüsn-ü zannetmeleri lâzımdır. Zira, bir Hadis-i kudsi'de: (BEN, KU- LUMUN BANA OLAN ZANNI GİBİYIM...) buyurulmuştur. Allahu talâ'nın CELAL'i ve CEMAL'i vardır. Fakat: (SEBAKAT RAHMETİ ALÂ GADABI) buyurulmuştur. Yani, Allahu sübhanehu ve tealâ biz âciz ve günahkâr kullarına karşı, rahmetinin gazabını geçtiğini beyan ve ilân buyurmuşlardır.

Bir başka gerçeği daha arzedeyim:

Allahu talâ'nın rahmetini yüz cüz olarak kabul etsek, dünyada gördüğümüz bunca ni'metler, rahmetinin yüzde bir cüz'üdür. Doksan dokuz cüz'ünü ise, âhirette mü'min kullarına vâ'd buyurmuştur ki, ebedi âlemde ehl-i iymanı doksan dokuz cüz rahmeti ile şad-ü handân edecektir.

Allahu tealâ'yı sev aziz kardeşim ve onun rahmet ve mağfiretinden sakın ümidini kesme!.. Ona tevekkül et, teslim ol, tevhid eyle ve tasdik etmekten geri durraa... Rabbine, daima

hüsn-ü zanda bulun ve onun affına ve mağfiretine sığın ki, günahkâr bile olsan rahmet ve mağfiretine mazhar olabilesin. ' Allahu tealâ'ya hüsn-ü zannetmeyenler ancak kâfirler ve münkirlerdir. Allahu tealâ ve tekaddes hazretleri, kulunun zannına göre tecelli buyurur. Cemalini, affını, keremini, rahmet ve merhametini, lûtuf ve inayetini uman kuluna öyle tecelli buyurur.

Celâlini azabını, ikabını uman kuluna da öyle tecelli buyurur.

Yani, hüsn-ü zan edene cemaliyle, sû-i zan edene de celâliyle tecelli buyurur.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.